A vitamini yani retinoik asit epitel hücre differansiyasyonu ve proliferasyonunu düzenleyerek bu hücrelerde kanser gelişimini azaltır

A vitamininin aktif metaboliti olan retinoik asit, epitel hücrelerinin diferansiyasyonunu (farklılaşmasını) ve proliferasyonunu (çoğalmasını) gen düzeyinde düzenleyerek tümör oluşumunu ve kanser gelişimini engeller. Bu koruyucu etki, hücrelerin kontrolsüz büyümesini önleyen moleküler mekanizmalara dayanır. Moleküler ve Hücresel Etki Mekanizması Klinik ve Terapötik Kullanım Alanları Retinoik asidin epitel dokular üzerindeki bu düzenleyici gücü, modern tıpta hem kanserden … Devamını oku

A vitamini eksikliğinde rodopsin düzeyi azalır ve karanlık adaptasyonu bozulur.

A vitamini eksikliğinde rodopsin düzeyi azalır ve karanlık adaptasyonu bozularak halk arasında “gece körlüğü” olarak bilinen durum ortaya çıkar. Bu durum, biyolojik olarak gözün ışığı algılama mekanizmasının doğrudan zarar görmesinden kaynaklanır. Mekanizma Nasıl Çalışır? İleri Derece Eksiklikte Karşılaşılan Diğer Göz Problemleri Eksiklik zamanında tedavi edilmezse süreç sadece gece körlüğüyle sınırlı kalmaz ve şu aşamalarla ilerler: … Devamını oku

B12 vitamini eksikliği yapan ilaçlar

Metformin başta olmak üzere mide koruyucular ve bazı antibiyotikler uzun süreli kullanımda B12 vitamini eksikliğine yol açabilir. Bu ilaçlar genellikle B12 vitamininin besinlerden ayrılmasını veya bağırsaklardan emilmesini zorlaştırarak vücuttaki depoları zamanla tüketir. B12 vitamini emilimini en çok etkileyen temel ilaç grupları şunlardır: 1. Diyabet İlaçları (Metformin) 2. Mide Koruyucular ve Antiasitler 3. Diğer Önemli İlaç … Devamını oku

Pernisiyöz anemi tedavisi

Pernisiyöz anemi, B12 vitamininin kas içi enjeksiyonlarıyla kolayca tedavi edilebilir . Başlangıçta yüksek günlük dozlarda, daha sonra durum iyileştikçe daha seyrek düşük dozlarda uygulanır. Erken tedavi edilmezse, nörolojik sorunların bazıları veya tamamı kalıcı hale gelebilir. Aneminin daha ciddi vakalarında, hematolojik etkileri gidermek için kan transfüzyonu gerekebilir.Tedavi ömür boyudur. Hapların semptomları iyileştirme veya ortadan kaldırmada kas … Devamını oku

Glisin reseptörleri, Hiperekpleksi (Gafil Avlanma Hastalığı)

A-GLYR’NİN LİGAND BAĞLAYICI Α-ALT BİRİMİNİN (Α 1-4 ) DÖRT BİLİNEN İZOFORMU 1-Glisin reseptör alt birimi alfa-1, insanlarda GLRA1 geni tarafından kodlanan bir proteindir . İnhibitör glisin reseptörü, omurilikte ve merkezi sinir sisteminin diğer bölgelerinde postsinaptik inhibisyona aracılık eder . Sadece alfa alt birimlerinden oluşan pentamerik bir reseptördür. GLRB geni, reseptörün alfa alt birimini kodlar. Gendeki … Devamını oku

Edrofonyum; Eliminasyon yarı ömrü en kısa olan reversible kolinesteraz inhibitörüdür.

Kolinerjik tedavi almakta olan bir miyastenia graves hastası acil servise verilen kolinerjik ilacın yetersiz gelmesi ile myastenik krizile, kolinerjik ilacın dozunun fazla gelmesi ile de kolinerjik kriz ile gelebilir. Edrofonyum;işte bu kolinerjik– myastenik kriz ayrımında kullanılır (Tensilon Testi). Edrofonyumu verdiğimiz zaman tablo düzeliyorsa hasta myastenik krizdedir, yani verdiğimiz kolinerjik ilaç dozu yetersiz gelmiştir. Edrofonyumu verdiğimiz zaman tablo daha … Devamını oku

N–asetiltransferaz–2 enziminin parçaladığı en önemli dört ilaç;

1.Hidralazin 2.INH 3.Prokainamid 4.Sülfonamidler Bu dört ilaç aynı zamanda farmakolojideki lupus benzeri tabloya yol açan en önemli ilaçlardır. N–asetiltransferaz enzimi aktivitesi genetik polimorfizm nedeniyle bireyler arasında değişkenlik gösterir. Bazı kişilerde bu enzim yavaş çalışır. Bu kişilere ‘Yavaş Asetilleyiciler’denir. Bu kişilerde yukarıdaki ilaçların etki süreleri uzar. Örneğin izoniazidin etki süresi uzar ve ilaç yeterince metabolize edilemediğinden pridoksin … Devamını oku

Bulantı–Kusmayı Uyaran Önemli Reseptörler

Mnemonik: D₂ – 5-HT₃ – H₁ – NK₁ – M₁ – O Reseptör Başlıca ligand/uyarı Kusmadaki önemli yer Antiemetik örnek D₂ Dopamin CTZ / area postrema Metoklopramid, domperidon, proklorperazin 5-HT₃ Serotonin GİS vagal afferentleri + CTZ Ondansetron, granisetron, palonosetron NK₁ Substance P NTS / kusma ağı Aprepitant, fosaprepitant H₁ Histamin Vestibüler sistem + NTS Dimenhidrinat, … Devamını oku

Travmalı hastalarda 10. günde oluşan metabolik reaksiyonlar

TRAVMALI HASTALARDA 10. GÜNÜNDE MEYDANA GELEN METABOLİK REAKSİYONLAR Travmalı hastada enerji için en çok kullanılan metabolit glukoz iken, travmalı hastada enerjinin büyük kısmı (%80-85) trigliseridlerden elde edilir. Artan glukagon seviyesi karaciğerden glukoneogenezi aktive eder. Glukoneogenez primer olarak karaciğerde olurken sekonder glukoneogenetik organ böbreklerdir. Travmada artan kortizol düzeyleri proteolizi tetikler, plazmada alanin ve glutamin başta olmak üzere amino asitlerin artmasına neden olur. Travma esnasında artan katekolaminler plazma insülin seviyesinin … Devamını oku