Retroperitoneal hematomlar anatomik bölgelerine (Zone 1, Zone 2 ve Zone 3) göre sınıflandırılır ve tedavi yaklaşımları tamamen bu bölgelere göre şekillenir.

Özetinizdeki bilgileri doğrulamak ve klinik yaklaşımı pekiştirmek için bu zonların detaylarını ve istisnalarını inceleyelim: Zone 1 (Santral / Mediyan Bölge) Büyük damarları (Aorta, Vena Cava İnferior, Çölyak trunkus, Mezenterik damarlar) ve pankreas/duodenumu kapsar. Zone 2 (Sağ ve Sol Lomber / Flank Bölgesi) Böbrekleri, perirenal dokuları, adrenal bezleri ve kolonun retroperitoneal kısımlarını kapsar. Zone 3 (Pelvik … Devamını oku

Sigara icen bir hastada, akciğer hilusunda yerlesmis kaviteli kitlenin mikroskopik incelemesinde cok sayıda keratin olusturan epitelyal hücreler ve glob korneler bulunuyorsa; Skuamöz hücreli karsinom

Sigara icen bir hastada, akciğer hilusunda yerlesmis kaviteli kitlenin mikroskopik incelemesinde cok sayıda keratin olusturan epitelyal hücreler ve glob korneler bulunuyorsa, asağıdakilerden hangisi düşünülmelidir a-Adenok arsirıorn b-Büyük hücreli karsinom c-Bronkoloalveoler karsinom d-Skuamöz hücreli karsinom e-Küçük hücreli karsinom Doğru cevap D) Skuamöz hücreli karsinom seçeneğidir. Tam da bir önceki soruda düzelttiğimiz ve konuştuğumuz gibi, bu vaka … Devamını oku

Küçük hücreli akciğer karsinomu. . . Sigara ile en fazla ilişkili kanser ( diğer santral tümör özellikler i de mevcut) .Kulchit sky hücrelerinden köken alır . En kötü pr ognozlu , en fazla paraneoplastik sendrom yapan kanserdir. NSE, KG+. Kaviter kitle yapma özelliği en düşük kanserdir.

1. Küçük hücreli akciğer karsinomu kavite (içi boş, absümsü kitle) oluşturma eğilimi en düşük olan akciğer kanseridir. O kadar hızlı büyür ki, merkezinin nekroza uğrayıp boşalmasına vakit kalmadan kitle halinde yayılır. 2. Kökeni: Kulchitsky Hücreleri ve Belirteçler 3. Paraneoplastik Sendrom Şampiyonu ve Prognoz 4. Santral Yerleşim ve Sigara İlişkisi

Akciğer adenokarsinomu; Perifere yerleşir(diğer özellikler aynen mevcut), skarla bir arada bulunabilir (Skar kanseridir). En sık akciğer kanseridir . Hematolojik paraneoplastik bulgulara en sık neden olan kanserdir. Hiperplastik osteoartropati görülür. Müsin salgılayan glandüler hücrelerden gelişir. Ras protoonkogeni pozitiftir. Erken hematojen metastaz yapar.

1. Periferik Yerleşim ve “Skar kanseridir yani skar zemininden gelişir” 2. Müsin Salgısı ve Glandüler Yapı 3. Paraneoplastik ve Klinik Tablolar 4. Genetik Profil (RAS Pozitifliği)

Akciğer kanseri patogenezinde rol oynayan en kritik onkogenleri ve tümör baskılayıcı (supratör) genler

1. Onkogenler ve Klinik Korelasyonları Onkogenlerdeki mutasyonlar veya amplifikasyonlar (çoğalmalar), hücreye sürekli “büyü ve bölün” sinyali gönderir. 2. Tümör Süpresör Genler ve Klinik Korelasyonları Tümör baskılayıcı genlerin fonksiyon kaybı (inaktivasyonu), hücrenin DNA hasarını onarmasını veya apoptoza (programlı ölüme) gitmesini engelleyerek kanserleşmeye yol açar.

Kronik bronşitin bulguları

Submukozal glandüler tabakanın tüm bronş duvarına oranı artar  (Reid  indeksi)  ve 0.4’ten büyüktür. Goblet hücre sayısı artar. Skuamöz metaplazi görülür. Yoğun kronik inflamasyon görülür. Fibrozis nedeniyle bronşiol lümeni tıkanır (Bronşiolitis obliterans). 1. Reid İndeksi Artışı (>0.4) 2. Goblet Hücre Hiperplazisi ve Skuamöz Metaplazi 3. Yoğun Kronik İnflamasyon ve Bronşiyolitis Obliterans

Sarkoidoz hastalarında en sık ölüm nedeni ilerleyici pulmoner fibrozis (akciğer sertleşmesi) ve buna bağlı gelişen sağ kalp yetmezliğidir (kor pulmonale).

Sarkoidoz genellikle selim (iyi huylu) seyirli bir hastalık olsa da, hastaların yaklaşık %5-10’unda ilerleyici ve ölümcül seyredebilir. Hayatı tehdit eden en önemli iki tablonun mekanizmaları şunlardır: 1. Pulmoner Fibrozis ve Kor Pulmonale (En Sık Neden) 2. Kardiyak Sarkoidoz (İkinci En Sık Neden) Akciğer tutulumundan bağımsız olarak, doğrudan kalp kasının tutulması da çok kritiktir ve özellikle … Devamını oku

Radyasyon pnömonitinin en karakteristik ve spesifik histopatolojik bulguları belirgin epitel atipisi (radyasyona bağlı atipik tip II pnömositler) ve damar duvarlarında (intima tabakasında) biriken köpüksü makrofajlardır (köpüksü hücreler).

Bu histolojik bulguların arkasındaki patolojik süreçler şu şekilde detaylandırılabilir: 1. Epitel Atipisi (Radyasyon Atipisi) 2. Damar Duvarında Köpüksü Hücreler (Köpüksü Histiyositler) Diğer Eşlik Eden Akut/Kronik Histolojik Bulgular

Good pasture sendromunda bilinen etyolojik nedenler; Olayı başlatan viral enfeksiyon, çözücü hidrokarbonlar (kuru temizleme vs), sigara içimidir. Ayrıca HLA DRB1*1051-1502 olanlarda daha sıktır . Tedavide plazmaferez yapılabilir

Goodpasture Sendromu (Anti-Glomerüler Bazal Membran Hastalığı) etyolojisi, genetik yatkınlığı ve tedavisinde tam olarak nokta atışı bilgilerdir.  1. Çevresel Faktörlerin Mekanizması (Neden Tetikler?) Goodpasture sendromunda hedef antijen, tip IV kollajenin alfa-3 zincirinde (𝛼 3-chain of Type IV collagen) saklıdır. Bu antijen normal şartlarda akciğer alveollerinde ve böbrek glomerüllerinde gizli (kriptik) durumdadır.  2. Genetik Yatkınlık 3. Tedavi … Devamını oku

Konjenital diyafragma hernisi (KDH) ve mekonyumlu deprese bebek, doğum odasında balon-maske ile zaman kaybetmeden veya hiç maske ventilasyonu yapılmadan doğrudan (direkt) endotrakeal entübasyon gerektiren en klasik acil durumlardır.

Bu iki durumun seçilmesinin arkasında çok net anatomik ve fizyolojik gerekçeler yatar: 1. Konjenital Diyafragma Hernisi (KDH) 2. Mekonyumlu Deprese (Non-Vigorous) Bebek Yenidoğanda Doğrudan Entübasyon Gerektiren Diğer Durumlar