“Bağışıklık Etkileyici Hücre İlişkili Nörotoksisite Sendromu”, Immune Effector Cell-Associated Neurotoxicity Syndrome (ICANS); Sitokin Salınım Sendromu (CRS) vücudun sistemik fırtınasıyken, ICANS bu fırtınanın beyindeki yansımasıdır.

Immune Effector Cell-Associated Neurotoxicity Syndrome (ICANS), son yıllarda hematoloji ve onkoloji pratiğine giren hücresel immünoterapilerin (özellikle CAR-T hücreleri ve Blinatumomab gibi bispesifik T-hücre bağlayıcıların) en spesifik, en korkulan ancak çoğunlukla geri döndürülebilir olan nörolojik komplikasyonudur. Bir önceki konumuzla bağlantılı olarak; Sitokin Salınım Sendromu (CRS) vücudun sistemik fırtınasıyken, ICANS bu fırtınanın beyindeki yansımasıdır. TUS, YDUS ve … Devamını oku

Chimeric Antigen Receptor Therapy yani CAR T hücre tedavisi “Anti-CD19 tedavileri”; Tisagenleclucel, Axicabtagene, Brexucabtagene. Beklenen önemli yan etkileri *****Cytokine Release Syndrome “Sitokin fırtınasıdır. IL-6 ↑, IFN-γ ↑, TNF ↑” ve ***ICANS (immune effector cell-associated neurotoxicity syndrome) “ensefalopati, afazi, nöbet, serebral ödem”

CAR-T Hücre Tedavileri (Anti-CD19 Grubu) Bu üç tedavinin ortak noktası, B lenfosit serisinde bulunan CD19 antijenini hedef alacak şekilde modifiye edilmiş olmalarıdır. Genellikle diğer tedavilere (kemoterapi, kök hücre nakli) dirençli veya nüks etmiş B hücreli malignitelerde (kanserlerde) kullanılırlar. İlaç (CAR-T) Ortak Hedef Temel Klinik Endikasyonları (Dirençli/Nüks Vakalar) Tisagenleclucel (Kymriah) CD19 Pediatrik ve genç erişkin ALL … Devamını oku

CFTR “Cystic fibrosis transmembrane conductance regulator” yani “Kistik Fibrozis Transmembran İletkenlik Düzenleyicisi” proteininin AC-GİS de klor sekresyonu / Ter bezlerinde klor absorbsiyonundaki rolü ve Kistik fibroz hastalığında (CI) klorun AC-GİS deki sekresyon defekti sonucu tekrarlayan ASYE-Mekonyum ileus kliniği ile ter bezlerinde klorun absorbsiyon kusuruna sekonder “tuzlu bebek tablosu”-TER Testi

Bu “iki yüzlü” kanalın (CFTR) farklı dokulardaki birbirine zıt davranışını ve mutasyon durumunda ortaya çıkan o klasik klinik tabloları 1. Solunum Sistemi (AC) ve GİS’te Durum: “Sekresyon Defekti” 2. Ter Bezlerinde Durum: “Absorbsiyon Defekti” CFTR ve Kistik Fibrozis (KF) Patofizyolojisi CFTR: Cystic Fibrosis Transmembrane Conductance Regulator olarak adlandırılan, ATP bağımlı, cAMP ile regüle edilen epitel … Devamını oku

Pacemaker potansiyel Faz 3 (Repolarizasyon) evresine etki eden temel ilaç grubu Sınıf III (Sınıf 3) Antiaritmiklerdir. Örnek; Amiodarone, Dronedarone, Sotalol, Dofetilide, Ibutilide, Vernakalant

Bu ilaçların primer etki mekanizması, hücre dışına potasyum (K⁺) çıkışından sorumlu olan gecikmiş rektifiyer potasyum kanallarını (IK) bloke etmektir. Sınıf III Antiaritmiklerin Etki Mekanizması ve Hücresel Sonuçları Faz 3’teki potasyum akımı engellendiğinde hücrenin tekrar negatif istirahat potansiyeline dönmesi gecikir. Bunun sonucunda: Faz 3’ü Bloke Eden Temel İlaçlar ve Spesifik Özellikleri İlaç Farmakolojik ve Klinik Önemli … Devamını oku

Pacemaker (SA Node) Potansiyeli Fazları

Pacemaker hücreleri SA nod, AV nod hücreleridir. Çalışma miyositlerinden farklı olarak stabil dinlenim membran potansiyelleri yoktur, spontan depolarizasyon yaparlar. Bu nedenle yalnızca Faz 4, Faz 0 ve Faz 3 vardır. (Faz 1 ve 2 yoktur.)****** Pacemaker Hücresinin Fazları Faz Olay Temel İyon Faz 4 Spontan yavaş depolarizasyon If (funny current), Na+, Ca2+ Faz 0 Depolarizasyon … Devamını oku

Erlenmeyer Flask (Erlenmeyer Şişesi) Deformitesi

Erlenmeyer flask deformitesi, özellikle metafiz bölgesinde görülen bir kemik şekil bozukluğudur. Radyolojik olarak uzun kemik metafizi genişler, normal metafizer konkavlaşma kaybolur, kemik ucu “Erlenmeyer laboratuvar şişesi” görünümü alır. En sık distal femurda tanımlanır. Radyolojik Görünüm Normalde metafiz diafizden epifize geçerken daralır. Erlenmeyer deformitesinde: Metafizer modelleme bozukluğu; Metafiz genişlemesi oluşur. Patofizyoloji Temel problem metafizer remodelling/modelleme bozukluğudur. … Devamını oku

Trogarzo markası altında satılan İbalizumab , HIV’in birincil reseptörü olan CD4’e bağlanan ve HIV’in hücrelere girmesini engelleyen immünosupresif olmayan insanlaştırılmış monoklonal bir antikordur . HIV , bir CD4 hücresinin yüzeyindeki CD4 reseptörüne bağlandıktan sonra HIV’in CCR5 ve CXCR4 ko-reseptörlerine bağlanmasını engelleyen bir bağlanma sonrası inhibitörüdür. Bağlanma sonrası inhibitörler, giriş inhibitörleri adı verilen HIV ilaçlarının bir alt sınıfıdır .