Fibula Hemimelisinin Tedavisi

Fibula Hemimelisi, alt ekstremitenin en sık görülen uzun kemik eksikliği anomalilerinden biridir. Fibulanın kısmi veya tam yokluğu ile karakterizedir ve sıklıkla ayak, ayak bileği ve tibiadaki deformitelerle birliktedir. Klinik Özellikler Sık görülen bulgular: Tedaviyi Belirleyen Temel Faktörler Tedavi seçimi üç ana unsura bağlıdır: Sınıflama Yaygın olarak kullanılan sınıflamalardan biri: Paley Sınıflaması Bu sınıflama tedavi planlamasında … Devamını oku

Serebral Palside Ekinovarus Deformitesinin Tibialis Anterior Tendon Transferi ile Tedavisi

Serebral Palsi hastalarında görülen dinamik ekinovarus deformitesi, yürüme bozukluğunun önemli nedenlerinden biridir. Bu deformitenin cerrahi tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden biri Tibialis Anterior Tendon Transferi (TATT)’dir. Ekinovarus Deformitesi Nedir? Ekinus Varus Sonuçta hasta: Patofizyoloji Spastik serebral palside: Bu kas dengesizliği ayağı sürekli içe çeker. Tibialis Anterior Tendon Transferinin Amacı Amaç: Ayağı içe çeken kuvveti azaltıp … Devamını oku

Büyüme Yönlendirici Tedavi (Growth Guidance / Growth Modulation)

Büyüme yönlendirici tedavi, çocuklarda devam eden büyüme potansiyelinden yararlanarak kemik ve eklem deformitelerini zaman içinde düzeltmeyi amaçlayan cerrahi veya ortopedik yöntemlerin genel adıdır. Temel prensip: “Büyümeyi durdurmak değil, büyümenin yönünü değiştirmek.” Özellikle pediatrik ortopedi alanında önemli bir yer tutar. Biyolojik Temel Hueter-Volkmann Prensibi Bu prensibe göre: Büyüme yönlendirme teknikleri bu biyolojik mekanizmayı kullanır. Kullanım Alanları … Devamını oku

Glenoid labrum yırtıkları

Glenoid labrum’un (fibrokartilajinöz yapı) yırtılması, genellikle beyzbol veya futbol topu fırlatan sporcularda ve omuz instabilitesi olan kişilerde görülür. Ayrıca glenohumeral eklemde subluksasyon (kısmi çıkık) yaşayanlarda da ortaya çıkabilir. Bu yırtık çoğunlukla biceps kasının ani kasılması veya humerus başının glenoid labrum üzerinden zorlayıcı şekilde kayması (subluksasyonu) sonucu oluşur. Genellikle yırtık labrumun anterosuperior (ön-üst) kısmında meydana gelir. … Devamını oku

Ideberg sınıflaması, özellikle glenoid fossa (skapulanın eklem yüzü) kırıklarının değerlendirilmesinde kullanılan, cerrahların fiksasyon planı yaparken en çok başvurduğu, eklem içi tutuluma odaklı bir sınıflandırma sistemidir.

Ideberg sınıflaması, özellikle glenoid fossa (skapulanın eklem yüzü) kırıklarının değerlendirilmesinde kullanılan, cerrahların fiksasyon planı yaparken en çok başvurduğu, eklem içi tutuluma odaklı bir sınıflandırma sistemidir. Ada-Miller sınıflaması ile benzer bir mantığa sahip olsa da, Ideberg’in odak noktası kırık hattının glenoid yüzeyinde nereye uzandığı ve stabiliteyi nasıl etkilediğidir. Ideberg Sınıflaması (Glenoid Fossa Kırıkları) Bu sınıflama, kırık … Devamını oku

Skapula kırıklarının sınıflandırılmasında, Hardegger ve Ada-Miller sistemleri

Skapula kırıklarının sınıflandırılmasında, Hardegger ve Ada-Miller sistemleri, kırığın anatomik lokalizasyonunu ve eklem tutulumunu tanımlayarak cerrahi tedavi kararı vermede rehberlik eden en klasik yöntemlerdir. 1. Hardegger Sınıflaması Hardegger ve arkadaşları tarafından geliştirilen bu sistem, daha çok cerrahi tedavi gerekliliğine (instabilite) odaklanan, geniş kapsamlı bir anatomik sınıflandırmadır. Klinik Yönü: Bu sistemin en büyük avantajı, skapulayı anatomik alt … Devamını oku

Skapulanın izole kırıkları içinde en sık kırılan bölüm; subcutan yerleşimli acromion çıkıntısıdır (%8-16). Ama en sık kırılan bölüm Skapula korpusudur (% 50-60)

Skapula Kırıklarında Anatomik Dağılım Literatür ve klinik veriler ışığında skapula kırıklarının anatomik dağılımı şu şekildedir: Neden “En Sık” Olarak Karıştırılabilir? Akromion kırıklarının “en sık” olarak zannedilmesinin veya klinik olarak ön plana çıkmasının temel nedenleri şunlardır: Özetle Eğer skapula kırıklarını “insidans/sıklık” açısından değerlendiriyorsanız, skapula korpusu (gövde) en sık kırılan bölgedir. Ancak, eğer “klinik belirginlik, deri altı … Devamını oku

Erişkin bir hastada elde overgrowth (lokal hipertrofi/makrodaktili), nodül veya kitle benzeri lezyon ve yürüme bozukluğu (gait defect) birlikte görüldüğünde ayırıcı tanı

1. PIK3CA-Related Overgrowth Spectrum (PROS) CLOVES Syndrome Bulgular: Erişkinde tanı alabilir. 2. Proteus Syndrome Bulgular: Ayırıcı ipucu: 3. Klippel-Trenaunay Syndrome Bulgular: 4. Parkes Weber Syndrome Bulgular: 5. Neurofibromatosis Type 1 Özellikle önemlidir çünkü: Erişkin yaşta sık görülür. 6. Macrodystrophia Lipomatosa Klasik tablo: 7. Fibrolipomatous Hamartoma Özellikler: MR oldukça tipiktir. 8. Maffucci Syndrome Bulgular: 9. Ollier … Devamını oku