Ekrin ter bezlerinde nörotransmitter asetilkolin ve reseptör muskarinik reseptördür. Dolayısıyla ekrin ter bezlerinde blokaj oluşturanlar antikolinerjiklerdir (Atropin). Apokrin lenf bezlerinde nörotransmitter noradrenalin ve reseptör α reseptörüdür. Dolayısıyla apokrin ter bezlerinde blokaj oluşturanlar α blokerlerdir (fentolamin).

Ekrin Ter Bezleri (Genel Vücut Teri): Sempatik postgangliyonik liflerden Asetilkolin (ACh) salınır ve bu molekül bezdeki Muskarinik (M3) reseptörlere bağlanır. Sempatik sistemin bu “kolinerjik” istisnası nedeniyle, Atropin gibi antikolinerjik ilaçlar ekrin terlemeyi tamamen bloke eder. Klinik sorularda bu durum kendisini Atropin zehirlenmesindeki “Kuru cilt / Kuru bir asfalt gibi sıcak” semptomu ile gösterir. Apokrin Ter … Devamını oku

Burkholderia, Proteus, Serratia, Morganella intrensek kolistin direncine sahip etkenlerdir. Pseudomonas türlerinin kolistine intrensek dirençli olmasını beklemeyiz. Kolistin direnci EUCAST’a göre sıvı mikrodilüsyon ile ölçülmelidir.

İntrensek (Doğuştan) Kolistin Dirençli Etkenler (Genişletilmiş Liste) Sınavlarda “Aşağıdakilerden hangisi kolistine intrensek dirençlidir?” sorularında çeldirici olarak genellikle Pseudomonas aeruginosa veya Acinetobacter verilir. Doğuştan dirençli olan tam liste şu şekildedir: İntrensek Direncin Moleküler Mekanizması EUCAST ve Sıvı Mikrodilüsyon Zorunluluğu Kazanılmış Direnç Tehlikesi: mcr-1 Geni Örnek TUS/YDUS Tarzı Vaka Sorusu Soru: Yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatöre bağlı … Devamını oku

Tamsulosin; Diğer ilaçlardan en önemli farkı α1A reseptörlerine selektif etki göstermesidir. Bu özelliği sayesinde prostat üzerinde etki gösterirken sistemik kan basıncında belirgin değişikliğe neden olmaz. İlk doz senkopu gibi sistemik yan etkileri oldukça azdır. Tamsulosin’ e ek olarak silodosin de alfa1a reseptörünün selektif blokeridir

Tamsulosin ve Silodosin, geleneksel alfa-blokerlerin en büyük klinik dezavantajı olan kardiyovasküler yan etkileri elimine etmek üzere geliştirilmiş üroselektif ajanlardır. Bu konuyu sınav odaklı daha da derinleştirmek ve gelebilecek soru varyasyonlarını yakalamak için şu klinik detaylar ve çeldiriciler hayati önem taşır: 🎯 Reseptör Selektivitesi ve Klinik Korelasyon ⚠️ Sınav ve Klinik İçin Kritik Yan Etki: IFIS … Devamını oku

Lepra tedavisi

Cüzam (Hansen hastalığı) tedavisi hakkında İngilizce sorduğunuz için güncel tedavi protokollerini ve detaylarını tekrar özetlemek isterim. Cüzam, çoklu ilaç tedavisi (MDT) ile tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen standart tedavi planı, bakterinin yoğunluğuna göre iki ana gruba ayrılır: Cüzam Tedavi Protokolü Hastalık Türü Kullanılan İlaçlar Tedavi Süresi Paucibacillary (PB)(Daha az bakteri/lezyon) … Devamını oku

Nöromusküler blokaj yapan antibiyotikler

Nöromusküler blokaj (sinir-kas iletiminin engellenmesi) veya kas gevşeticilerin etkisini artırma potansiyeli en yüksek olan antibiyotik grupları şunlardır: 1. Aminoglikozidler (En Güçlü Etki); Bu grup, asetilkolin salınımını hem presinaptik (sinir ucunda) hem de postsinaptik (kas lifinde) düzeyde engelleyerek nöromusküler blokaja en sık yol açan antibiyotiklerdir. Neomisin (En güçlü blokaj yapanlardan biridir), Gentamisin, Tobramisin, Amikasin, Streptomisin 2. … Devamını oku

Tiaprofenik asit, kıkırdak matrisinin bütünlüğünü koruma noktasında diğer geleneksel non-steroid antiinflamatuar ilaçlara (NSAİİ) kıyasla kıkırdak dostu (kondroprotektif) özellikleriyle ayrışan özel bir ajandır.

Birçok geleneksel NSAİİ (örneğin indometasin veya aspirin) uzun süreli kullanımda kıkırdak sentezini baskılayıp tahribatı hızlandırabilirken, tiaprofenik asit bu süreçte olumlu etkiler gösterir. Kıkırdak Metabolizması Üzerindeki Etkileri Klinik ve Farmakolojik Önemi proteoglikan sentezi üzerindeki net etkileri farmakolojik açıdan karşılaştırılmıştır: İlaç Grubu / Etken Madde Kıkırdak Metabolizması ve Proteoglikan Sentezi Üzerindeki Etkisi TUS / Klinik Özeti Kondroprotektif … Devamını oku

Kirpi balığı (Balon balığı / Fugu balığı) tüketimi, tıp literatüründeki en güçlü nörotoksinlerden biri olan Tetrodotoksin (TTX) zehirlenmesine yol açar.Toksin, uyarılan hücrelerdeki voltaj kapılı sodyum kanallarını bloke ederek aksiyon potansiyeli oluşumunu engeller. Tüketimden kısa süre sonra dudak ve ağız çevresinde (perioral) uyuşma başlar. Tablo hızla gevşek felç (paralizi), yutma güçlüğü, konuşma bozukluğu ve solunum kaslarının felç olmasına ilerler.

Kirpi balığı tüketimi sonrası perioral uyuşma, paralizi ve solunum yetmezliği gelişiyor. Temel tedavi yaklaşımı hangisidir? A) Solunum desteği ve destek tedavisiB) Metilen mavisiC) AtropinD) Sodyum bikarbonatE) Kalsiyum glukonat Doğru cevap A) Solunum desteği ve destek tedavisi seçeneğidir. Kirpi balığı (Balon balığı / Fugu balığı) tüketimi, tıp literatüründeki en güçlü nörotoksinlerden biri olan Tetrodotoksin (TTX) zehirlenmesine … Devamını oku