Kala-azar (Visseral leişmaniyazis) tedavisinde +5 değerlikli antimon bileşikleri (Sodyum stiboglukonat) kullanılabilmesine rağmen günümüzde önerilen güncel tedavi erişkin ve çocuklarda lipozomal amfoterisin B’dir.

Kalaazar, diğer adıyla Visseral Leishmaniasis, ciddi ve potansiyel olarak ölümcül bir paraziter hastalıktır. Etkeni genellikle Leishmania donovani veya Leishmania infantum/chagasi türleridir ve tatarcık (Phlebotomus veya Lutzomyia) cinsi sinekler tarafından taşınır.

Temel Bilgiler

  • Hastalık adı: Kalaazar (Hindistan kökenli, “siyah hastalık” anlamındadır)
  • Tıbbi adı: Visseral leishmaniasis
  • Etyolojik ajan: Leishmania donovani kompleksi
  • Vektör: Dişi tatarcık sineği (sandfly)
  • Bulaşma yolu: Vektör aracılığıyla parazitin kana geçmesi

Belirtiler

Kalaazar sinsi seyreden, sistemik bir hastalıktır. Semptomlar genellikle enfeksiyondan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkar:

  • Uzamış ateş (intermittan ya da düzensiz)
  • Hepatosplenomegali (özellikle belirgin dalak büyümesi)
  • Kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Anemi (kansızlık)
  • Lökopeni, trombositopeni (kan hücrelerinde azalma)
  • Ciltte koyulaşma (özellikle Hindistan’da “kala-azar” adını buradan alır: siyah hastalık)

Tanı Yöntemleri

  1. Kemik iliği aspirasyonu (veya dalak aspirasyonu): Parazitin mikroskobik olarak gösterilmesi
  2. Serolojik testler (rk39, ELISA, IFA)
  3. PCR: Moleküler tanı
  4. Tam kan sayımı ve biyokimya: Anemi, lökopeni, hipergamaglobulinemi

Tedavi

Tedavi, parazitin türüne, bölgesel ilaç direncine ve hastanın durumuna göre değişir.

  • Liposomal Amfoterisin B (ilk tercih – WHO önerisi)
  • Miltefosin (oral tedavi; teratojenik olabilir)
  • Sodyum stiboglukonat (gelişmekte olan ülkelerde hâlen kullanılır)
  • Paromomisin (aminoglikozid türevi)

Epidemiyoloji

  • Endemik bölgeler: Hindistan, Nepal, Bangladeş, Sudan, Brezilya
  • Özellikle immün sistemi zayıf kişilerde daha ağır seyredebilir (örneğin HIV ile birlikte enfekte olanlarda)

Korunma

  • Vektör kontrolü: Tatarcık sineklerinin yok edilmesi
  • İnsektisitli cibinlikler
  • Hayvan rezervuarlarının kontrolü (bazı bölgelerde köpekler taşıyıcıdır)
  • Aşı çalışmaları hâlen araştırma aşamasındadır.

Aşağıdaki paraziter infeksiyonlardan hangisi flebotom (tatarcık) sineğinden insanlara bulaşır ve tanısında 3N besiyeri, amastigot formunun gösterilmesi ve immunkromatografik yöntemle Rk39 antijeninin saptanması kullanılabilir?

A) Entamoeba histolytica
B) Trichomonas vaginalis
C) Giardia intestinalis
D) Leishmania donovani **********
E) Balantidium coli

Leishmania donovani tanısında, 3N besiyerinde promastigot formunun üretilmesi, kemik iliği biyopsisinde amastigot formunun grülmesi yanı sıra hızlı immunokromatografik yöntem de kullanılabilir.

İmmunokromatografik strip testte veya ELISA testinde rK 39 antijeni kullanılır ve sensitivitesi %94, spesifitesi ise %95’dir.

—————

Leishmania donovani’nin neden olduğu visseral leishmaniyazis (Kala-Azar) tedavisinde kullanılabilen antifungal ilaç aşağıdakilerdne hangisidir?

A) Lipozomal amfoterisin B *****

B) İtrakonazol

C) Nistatin

D) Flukonazol

E) Vorikonazol

Lipozomal amfoterisin B

Kala-azar (Visseral leişmaniyazis) tedavisinde +5 değerlikli antimon bileşikleri (Sodyum stiboglukonat) kullanılabilmesine rağmen günümüzde önerilen güncel tedavi erişkin ve çocuklarda lipozomal amfoterisin B’dir.

Kala-azar, diğer adıyla viseral leishmaniasis, Leishmania parazitlerinin neden olduğu ciddi bir iç organ enfeksiyonudur. Bu parazitler, enfekte dişi tatarcık sinekleri aracılığıyla insanlara bulaşır.

Etyoloji (Neden):

Kala-azar’a neden olan Leishmania türleri coğrafi bölgeye göre değişiklik gösterir. Başlıca etkenler şunlardır:

  • Leishmania donovani: Doğu Afrika, Hindistan altkıtası ve Sudan’da yaygındır.
  • Leishmania infantum: Akdeniz havzası, Orta Doğu ve Latin Amerika’da görülür. Köpekler önemli bir rezervuar konaktır.
  • Leishmania chagasi: Latin Amerika’da L. infantum‘un neden olduğu düşünülen türdür.

Bulaşma:

Enfekte dişi tatarcık sinekleri, kan emerken insanlara promastigot adı verilen parazit formunu bulaştırır. Bu promastigotlar, konakçı makrofajları tarafından fagosite edilir ve amastigot adı verilen hücre içi forma dönüşerek çoğalmaya başlarlar. Enfeksiyon, başta dalak, karaciğer ve kemik iliği olmak üzere iç organlara yayılır.

Epidemiyoloji (Yaygınlık):

Kala-azar, dünyanın belirli bölgelerinde endemiktir. En çok etkilenen bölgeler şunlardır:

  • Hindistan altkıtası (Hindistan, Nepal, Bangladeş)
  • Doğu Afrika (Sudan, Güney Sudan, Eritre, Etiyopya, Somali, Kenya, Uganda)
  • Akdeniz havzası (Brezilya, Latin Amerika’nın bazı bölgeleri)
  • Orta Doğu

Sosyoekonomik düzeyin düşük olduğu, yetersiz beslenme, kötü hijyen koşulları ve tatarcık sineklerinin üremesi için uygun ortamların bulunduğu bölgelerde daha sık görülür.

Klinik Belirtiler:

Kala-azarın klasik belirtileri genellikle yavaş ve sinsi bir başlangıç gösterir:

  • Uzun süren ateş: Genellikle düzensiz, aralıklı veya sürekli olabilir.
  • Splenomegali (Dalak büyümesi): Karın sol üst bölgesinde ele gelen belirgin bir büyüme.
  • Hepatomegali (Karaciğer büyümesi): Karın sağ üst bölgesinde ele gelen bir büyüme.
  • Pansitopeni: Kemik iliği tutulumu nedeniyle kan hücrelerinde azalma (anemi, lökopeni, trombositopeni). Bu durum halsizlik, solukluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve kanama eğilimine yol açar.
  • Kilo kaybı ve iştahsızlık.
  • Lenfadenopati (Lenf bezi büyümesi): Bazı vakalarda görülebilir.
  • Hiperpigmentasyon: Özellikle açık tenli kişilerde ciltte koyulaşma (kala-azar “kara hastalık” anlamına gelir).

Tedavi edilmeyen kala-azar vakaları genellikle ölümcüldür.

Tanı:

Kala-azar tanısı klinik belirtiler, fizik muayene ve laboratuvar testlerinin kombinasyonu ile konulur:

  • Parazitin gösterilmesi:
    • Kemik iliği aspirasyonu: En sık kullanılan ve duyarlı yöntemdir. Giemsa boyası ile boyanan örneklerde amastigotlar görülür.
    • Dalak aspirasyonu: Yüksek duyarlılığa sahiptir ancak kanama riski daha fazladır ve genellikle kemik iliği aspirasyonu yeterli olmadığında veya kontrendike olduğunda yapılır.
    • Lenf nodu aspirasyonu: Lenfadenopati olan vakalarda tanı için kullanılabilir.
  • Serolojik testler: Parazite özgü antikorların saptanması için yapılır.
    • rK39 antijen testi: Hızlı ve pratik bir testtir, özellikle saha çalışmalarında yaygın olarak kullanılır. Yüksek duyarlılığa ve özgüllüğe sahiptir.
    • ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay) ve IFA (Indirect Fluorescent Antibody Test): Diğer serolojik testlerdir.
  • Moleküler testler (PCR): Parazit DNA’sının saptanması için kullanılabilir, özellikle düşük parazit yükü olan veya atipik vakalarda faydalıdır.

Tedavi:

Kala-azar tedavisi, kullanılan ilacın türü ve süresi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve enfeksiyonun şiddetine göre değişir. Kullanılan başlıca ilaçlar şunlardır:

  • Sodyum stiboglükonat: Uzun yıllardır kullanılan bir ilaçtır, ancak toksisitesi ve direnç gelişimi sorunları olabilir.
  • Amfoterisin B: Lipozomal amfoterisin B, özellikle dirençli vakalarda ve immünsüpresif hastalarda tercih edilen etkili bir ilaçtır. Daha kısa tedavi süresi ve daha az toksisiteye sahiptir.
  • Miltefosin: Oral yolla kullanılan bir ilaçtır, tedavi kolaylığı sağlar ancak teratojenik etkisi nedeniyle üreme çağındaki kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır.
  • Pentamidin: Alternatif bir ilaçtır, ancak toksisitesi nedeniyle genellikle ikinci seçenek olarak kullanılır.
  • Paromomisin: Aminoglikozit antibiyotik sınıfından bir ilaçtır, bazı bölgelerde kombinasyon tedavilerinde kullanılır.

Tedavi genellikle birkaç hafta sürer ve hastaların yakından takip edilmesi önemlidir. Tedavi sonrası nüks görülebilir.

Korunma:

Kala-azardan korunma stratejileri şunları içerir:

  • Vektör kontrolü: Tatarcık sineklerinin üreme alanlarının azaltılması (örneğin, durgun su birikintilerinin kurutulması, çöplerin düzenli olarak uzaklaştırılması).
  • Bireysel korunma: Tatarcık sineklerinin aktif olduğu saatlerde (alacakaranlık ve gece) sinek kovucular kullanmak, uzun kollu ve bacaklı giysiler giymek, cibinlik kullanmak (özellikle ilaçlı cibinlikler).
  • Rezervuar kontrolü: Köpeklerdeki enfeksiyonun kontrol altına alınması (endemik bölgelerde köpeklerin taranması ve tedavi edilmesi veya itlafı).
  • Sağlık eğitimi ve farkındalık: Hastalığın bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında toplumun bilinçlendirilmesi.

Kala-azar, zamanında ve uygun tedavi ile iyileşebilen bir hastalıktır. Ancak tanı ve tedavide gecikme ciddi komplikasyonlara ve ölüme yol açabilir. Endemik bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden kişilerin belirtilere karşı dikkatli olması ve şüpheli durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir.