Kolesterol emboli sendromu (KES), aterosklerotik plaktan kolesterol kristalleri veya diğer plak içeriklerinin büyük proksimal bir damardan daha küçük distal arteri tıkaması sonucu gelişen iskemik hasar olarak ortaya çıkar. Klinik bulgular böbrek yetmezliği, mavi ayak sendromu, diffüz nörolojik bozuklukları ve çeşitli gastrointestinal, göz ile ilgili ve yapısal belirti ve bulguları içerir. KES spontan veya arteriyel girişim sonrası ortaya çıkabilir.
KES için spesifik bir laboratuvar testi yoktur

Anjiyografi sonrası rastlanılan akut böbrek yetmezliğinin ayırıcı tanısında öncelikle radyokontrast
nefropatisi düşünülse de, kolesterol embolisinin ayırıcı tanıda bulunması gerektiği unutulmamalıdır.
Kolesterol embolisi, yaygın aterosklerozu olan yaşlı, erkek populasyonda sık görülen, multisistemik
bir hastalıktır.
Koroner anjiyografi sonrası renal fonksiyonlarında bozukluk tespit edilen ve tedrici olarak böbrek
yetmezliği ilerleyen olgularda kolesterol embolisi sendromuna (KES) akla gelmelidir.

Ayırıcı tanıda bazen gözden kaçsa da ilerleyici böbrek yetmezliğine yol açabilen bu durum
unutulmamalıdır.
KES, yaygın aterosklerozu olan yaşlı, erkek populasyonda sık görülen, mortalitesi %81’e ulaşabilen multisistemik bir hastalıktır
Hipertansiyon, sigara kullanımı, diabetes mellitus, aterosklerotik damar hastalığı, erkek cinsiyet, 60 yaş üstünde olmak KES için bilinen risk faktörleridir

KES, kardiak kateterizasyon, koroner anjiyografi, aortografi, kardiovasküler cerrahi gibi her türlü kardiovasküler invaziv girişim ve kardiyopulmoner ressüsitasyon sonrası, trombolitik ve antikoagülan tedavide iyatrojenik olarak görülebilir. Spontan gelişebileceği de bildirilmiştir
En sık femoral yolla yapılan anjiyografi sonrası gelişmektedir
KES genellikle yaygın ateroskleroz varlığında gelişmektedir. Dolayısıyla aterosklerozda rol oynayan risk faktörleri KES için de geçerlidir
Aterom plakları başlıca fibrin, trombosit, nekrotik selüler debris ve kolesterol kristalleri içermektedir
Spontan ve iyatrojenik nedenlerle oluşan hemodinamik stres, inflamasyon, hemoraji plağın stabilizasyonunu bozarak erozyonuna ve rüptürüne sebep olmaktadır. Açığa çıkan kolesterol kristalleri arteryal dolaşıma katılarak 100-200 mikrometre çapındaki arteriyolleri tıkar. Tıkanma sonucunda eozinofilik infiltrasyon ve dev hücre formasyonu içeren inflamasyon iskemiye neden olur. Lokal vazospastik mediatörler doku iskemisini ve organ hasarını daha da arttırır
KES’de en sık tutulan organlar böbrek, dalak, pankreas, barsaklar, adrenal bezler ve karaciğerdir. Subakut böbrek yetersizliği renal tutulumun en sık prezentasyonudur
En sık ekstrarenal bulgu kütanöz lezyonlardır

Livedo retikülaris, akrosiyanoz, bacak ülserleri ve dijital gangrenler, nodül, palpabl purpura görülebilmektedir. Genellikle periferik nabızlar palpe edilebilirler. Gastrointestinal sistem tutulumu sıklıkla iskemi ve kanama şekindedir. Retinada tipik Hollenhorst plakları görülebilir Laboratuvar incelemelerinde lökositoz, eozinofili, anemi, trombositopeni, sedimentasyon artışı, azotemi, hipokomplementemi, hiperlipidemi ve diğer organ tutulumlarına bağlı anormal bulgular görülebilir. Kolesterol kristallerinin antijenik stimülasyonuna neden olarak antinükleer antikor ve romatoid faktör pozitif saptanabilir
Literatürde ANCA pozitifliği ile beraber olan KES bildirilmiştir
İdrar analizinde nefrotik düzeye ulaşılabilen proteinüri, hematüri, piyüri, silendirüri gibi nonspesifik bulgular saptanabilir
Tanıda böbrek, cilt ya da kas biyopsisi ile kolestrol kristallerinin varlığı kullanılabilir
Literatürde sadece klinik ile tanı konulmuş vakalar da mevcuttur

Hastalığın spesifik tedavisi halen bulunmamaktadır. Gelişen uç organ hasarına yönelik destek tedavisi ve KES den korunmak için sekonder profilaksi, tedavinin iki ana amacını oluşturmaktadır. Sekonder profilakside aterosklerotik risk faktörlerini ortadan kaldırmak hedeflenir
Steroid tedavisinin KES’de yeri tartışmalıdır. Hipokomplementemi ve eozinofilinin olduğu olgularda yararı olabileceği bildirilmişken mortaliteyi arttırdığına dair yayınlar da mevcuttur
Statin tedavisi plak stabilizasyonunu sağladığı için yaygın olarak kullanılmaktadır, ancak kesin yararı gösterilmemiştir. Diyaliz gerektiren hastalarda antikoagülan kullanılmadan yapılabildiği için periton diyalizi önerilmektedir
LDL aferezinin cilt ve beyin hasarı üzerine faydalı etkileri bildirilmiştir. İloprostun vazodilatör ve antiagregan etkisinden yararlanılarak tedavide uygulandığına ve etkin olduğuna dair yayınlar mevcuttur
Literatürde de bir süre hemodiyalize girdikten sonra hemodiyaliz ihtiyacı ortadan kalkan vakalar bildirilmiştir
KES in klinik spektrumu geniş olup, birçok sistemik hastalığı taklit edebileceği için tanıda güçlük çekilmektedir. Tanı için öncelikle klinik şüphe gereklidir. Yüksek mortalitesi, kanıtlanmış etkin tedavisinin olmaması nedeni ile KES için risk faktörü taşıyan hastalarda, kardiyovasküler her türlü invaziv girişim öncesi, kar zarar durumu değerlendirilerek endikasyon konulmalıdır. Angiografi gibi invazif kardiovasküler işlemler sonrası gelişen akut böbrek yetmezliğinin ayırıcı tanısında mutlaka akla gelmelidir.