Cerrahi Sol Atriyal Apendiks Oklüzyonu (S-LAAO), kalp cerrahisi sırasında sol atriyal apendiksin (Left Atrial Appendage, LAA) cerrahi olarak kapatılması veya çıkarılması işlemidir. Temel amacı, özellikle Atriyal Fibrilasyon hastalarında trombüs oluşumunu önleyerek iskemik inme riskini azaltmaktır.

Sol atriyal apendiks (LAA) neden önemlidir? Sol atriyal apendiks; Non-valvüler atriyal fibrilasyonda Bu nedenle LAA’nın kapatılması embolik inmeyi azaltabilir. Endikasyonlar 1. Atriyal fibrilasyon + açık kalp cerrahisi Bir hasta; olurken eş zamanlı uygulanır. 2. Persistan veya permanent AF CHA₂DS₂-VASc skoru yüksek olan hastalarda. 3. Antikoagülan kullanamayan hastalar Örneğin; Cerrahi teknikler 1. Cerrahi eksizyon LAA tamamen … Devamını oku

Skorlama sistemleri; BISAP skoru, FIB-4 skoru, Glasgow Blatchford skoru, Maddrey Discriminant Function, Rockall skoru, SOFA skoru, qSOFA skoru, MELD skoru, BODE indeksi, NIHHS, CHA2DS2-VASc, HAS-BLED skoru

Aşağıdaki tablo, klinik pratiğin ve TUS/YDUS/başasistanlık sınavlarının en sık sorulan prognostik ve risk skorlarını karşılaştırmaktadır. Skor Kullanım Alanı Hesaplanan Parametreler Skor Aralığı Klinik Yorumu En Önemli Kullanım BISAP Akut pankreatit BUN >25, Mental durum, SIRS, Yaş >60, Plevral efüzyon 0–5 ≥3 ciddi pankreatit riski İlk 24 saatte mortalite tahmini FIB-4 Karaciğer fibrozisi Yaş, AST, ALT, … Devamını oku

Adrenopoz (Adrenopause); Endokrinolojide DHEA-S, uzun yarı ömrü ve gün içi değişkenliğinin az olması nedeniyle adrenal androjen üretiminin en güvenilir biyokimyasal göstergesidir. Yaşla birlikte belirgin düşüş göstermesi adrenopoz olarak adlandırılır ve sağlıklı yaşlanmanın önemli hormonal özelliklerinden biridir.

Adrenopoz, yaşlanma ile birlikte adrenal korteksin ********zona retikülarisinden salgılanan adrenal androjenlerin, özellikle DHEA ve DHEA-S düzeylerinin fizyolojik olarak azalmasıdır. Bu durum, gonadal fonksiyonların azalmasını ifade eden menopoz ve andropozdan farklı bir süreçtir. Yaşlanma ile DHEA ve DHEA-S Değişimi Hormon Yaşlanmayla Değişim DHEA (Dehidroepiandrosteron) Yaklaşık %60 azalır DHEA-S (Dehidroepiandrosteron sülfat) Yaklaşık %80 azalır En yüksek düzeyler: … Devamını oku

Trismus; mandibula ve zigomatikomaksiller fraktürlerinde saptanan bir bulgudur.

Trismus ve Zigomatikomaksiller Kompleks (ZMK) Kırıkları Trismus, ağız açıklığının azalması (genellikle interinsizal mesafenin <35 mm olması) ile karakterize çiğneme fonksiyon bozukluğudur. En sık nedenleri: Zigomatikomaksiller Kompleks (ZMK) Kırıkları ZMK kırıkları, yüz orta bölümünün en sık görülen kırıkları arasındadır. Klasik Klinik Bulgular 1. Trismus ***** Oldukça önemli klinik bulgulardan biridir. 2. Malar düzleşme 3. Periorbital ekimoz … Devamını oku

Nöroblastom, çocukluk çağındaki en yaygın ekstrakraniyal solid tümör olup, özellikle evre 4 hastalıkta uzak metastaz yapma eğilimi oldukça yüksektir. Orbita, nöroblastomun en sık görüldüğü metastaz bölgelerinden biridir ve klinik olarak genellikle “rakun gözü” (raccoon eyes) bulgusu olarak adlandırılan periorbital ekimoz ve proptozis ile prezente olur.

Nöroblastomun orbital metastazı ve özellikle bilateral (her iki tarafta) olması ile ilgili klinik bilgiler şu şekildedir: Bilateral Tutulumun Klinik Önemi: Nöroblastomda orbital metastazların bilateral olması, hastalığın sistemik ve ileri evre (genellikle evre 4) bir seyir izlediğinin güçlü bir göstergesidir. Patofizyolojik Mekanizma: Orbital tutulum genellikle kemik iliği metastazı ve kraniyal kemiklere (özellikle sfenoid ve frontal kemikler) … Devamını oku

Konjunktivitlerde tipik sekresyonlar

Konjuktivit tipi – görülmesi olası sekresyon eşleştirmelerinden hangisi doğru değildir? A) Chlamydial konjuktivit – MukopürülanB) Vernal konjuktivit – MuközC) Bakteriyel konjuktivit – PürülanD) Viral konjuktivit – SerözE) Toksik konjuktivit – Muköz Doğru cevap: E) Toksik konjuktivit – Muköz Konjunktivitlerde tipik sekresyonlar Konjunktivit tipi Tipik sekresyon Viral Seröz (sulu) Bakteriyel Pürülan Chlamydial Mukopürülan Vernal (alerjik) Yoğun … Devamını oku

Parotis Kanalı Taşları (Stensen Kanalı Sialolitiazisi): Etiyoloji ve Lokalizasyonda Masseter Kas Hipertrofisinin Rolü

Sialolitiazislerin yaklaşık %80–90’ı submandibular bezde %5–20’si parotis bezinde görülür. Bu nedenle parotis taşı nispeten nadirdir. Parotis taşları çoğunlukla Stensen kanalı, Hiler bölge, İntraglandüler dallar çerisinde yerleşir. Parotis Kanalı Anatomisi Stensen kanalı; Parotis bezinden çıkar, Masseter kasının dış yüzü boyunca ilerler, Masseterin ön kenarında medial döner, M. buccinator’u deler ve Üst ikinci molar karşısında ağız içine … Devamını oku

Larinks Kanserinde TIM-3 “T-cell immunoglobulin and mucin-domain containing-3” ve LAG-3 “Lymphocyte activation gene-3” ilişkisi

TIM-3 ve LAG-3, PD-1/PD-L1 dışındaki yeni nesil immün kontrol noktası molekülleridir. Larinks skuamöz hücreli karsinomunda yüksek ekspresyonları genellikle T-hücre yorgunluğu, immün kaçış, nüks ve kötü prognoz ile ilişkilendirilmektedir. Temel biyolojik anlam Molekül Tam adı Ana etkisi TIM-3 T-cell immunoglobulin and mucin-domain containing-3 T hücre yanıtını baskılar, immün tükenmişlik göstergesidir LAG-3 Lymphocyte activation gene-3 MHC-II’ye bağlanarak … Devamını oku