Bissinozis (Byssinosis) yada “Pazartesi hastalığı”

Bissinozis (Byssinosis) – “Pazartesi hastalığı” Bissinozis, pamuk, keten, kenevir gibi organik tekstil tozlarına maruziyet sonucu gelişen mesleki obstrüktif akciğer hastalığıdır. Patogenez; Toz içindeki endotoksinler (Gram (-) bakterilerden) → bronkokonstriksiyon + inflamasyon → küçük hava yolları etkilenir. Klinik “Monday chest tightness” (Pazartesi göğüs sıkışması); Hafta sonu maruziyet yoktur, semptom azalır. Pazartesi tekrar maruziyet → nefes darlığı … Devamını oku

Spirometrik değerlendirmede Obstrüktif ile Restriktif AC Hastalığı ayırımı. FEF25–75; Küçük hava yollarını gösterir. Obstrüksiyonda İlk bozulan parametredir ve Astımın erken tanısında önemlidir. PEF (Peak Expiratory Flow); Büyük hava yollarını gösterir. Obstrüksiyonda ↓, Astım takibinde kullanılır.

FEF25–75 (Forced Expiratory Flow); Zorlu ekspirasyonun orta yarısındaki akım hızını ifade eder. Çapı 2 mm’den küçük olan havayolları (bronşiyoller), akciğerin toplam direncinin az bir kısmını oluşturur. Bu nedenle $FEV_1$ veya $FVC$ henüz etkilenmeden, bu bölgedeki daralmalar ilk olarak FEF25–75 değerinde düşüşle kendini gösterir. Semptomları henüz tam oturmamış veya rutin testleri normal sınırlarda olan “erken evre” … Devamını oku

Homogentisik asit oksidaz defektine bağlı oluşan alkaptonüride homogentisik asit birikimine bağlı olarak oluşan tablo, okronotik artrittir

Alkaptonüri ve buna bağlı gelişen okronotik artrit süreci, tıp literatüründe biyokimyasal bir aksaklığın fiziksel dejenerasyona dönüşmesinin en tipik örneklerinden biridir. Fenilalanin ve tirozin metabolizması yolundaki homogentisik asit 1,2-dioksigenaz enziminin eksikliği, sistemik bir birikim tablosuna yol açar. Normal şartlarda parçalanması gereken homogentisik asit (HGA), enzim yokluğunda kanda birikir ve idrarla atılır. Ancak dolaşımdaki HGA’nın bir kısmı … Devamını oku

Bakteriyosin, bakterilerin kendi türlerine veya yakın akraba bakterilere karşı ürettiği protein yapısında antibakteriyel toksinlerdir. Escherichia coli, Colicin (Kolizin) üretir. Kolizin ise Hücre membranında por açar ve DNA/RNA sentezini inhibe eder.

Bakteriyosin, bakterilerin kendi türlerine veya yakın akraba bakterilere karşı ürettiği protein yapısında antibakteriyel toksinlerdir. Temel Özellikleri; Protein yapılıdır (enzimatik olarak parçalanabilir), Dar spektrumlu (genelde aynı tür bakterilere etkili) dur. Amaç rekabeti ortadan kaldırmak (mikrobiyal savaş) dır. En önemli örnek; Colicin (Kolizin)dir. Colizini üreten bakteri Escherichia coli olup, bu sayede E.Coli, Hücre membranında por açar ve … Devamını oku

Kromozoma bütünleşmiş F plazmidinin kromozomdan parça kopararak ayrılması durumu; F’ (F prime) dır.

F+ hücre → F plazmidi bağımsızdır Hfr hücre → F plazmidi kromozoma entegre olur Eğer bu entegre F faktörü yanlış (imprecise) eksizyon ile ayrılırsa, yanında bakteriyel kromozomdan gen parçaları da alır. Bu yeni yapıya F’ (F prime) plazmidi ismi verilir. Klinik önemi; F’ hücre merozigot (kısmi diploid) oluşturur. Bu, bakterilerde parsiyel diploidi ve genetik analiz … Devamını oku

Faget sign ve Klinik olarak Relatif Bradikardi Görülen Hastalıklar

Relatif bradikardi, ateş (yüksek vücut ısısı) ile beklenen taşikardi artışının olmaması durumudur. Normalde Ateş ↑ ca Kalp hızı ↑ (her 1°C için ~10 atım artar). Relatif bradikardi de ise Ateş var ama buna mukabil kalp hızı beklenenden düşük Klinik olarak Relatif Bradikardi (Faget sign) Görülen Hastalıklar Karşılaştırma Durum Kalp Hızı Açıklama Normal ateş ↑ Her … Devamını oku

Relatif bradikardi; sistolik kan basıncı 90 mmHg’nin altındayken aynı anda kalp hızının 60-100 atım arasında olmasıdır

Normal fizyolojik yanıtta, sistolik kan basıncı 90 mmHg’nin altına düştüğünde (hipotansiyon/şok tablosu), baroreseptörlerin uyarılmasıyla kalp hızının kompansatör olarak artması (taşikardi) beklenir. Kalp hızının bu kritik eşikte “normal” sınırlarda (60-100 vuru/dk) kalması, aslında o klinik tablo için patolojik bir yavaşlıktır. Bu tablo tam olarak yada klasik tanımıyla Relatif bradikardi değildir. Daha çok hipotansiyona rağmen yeterli taşikardik … Devamını oku

Amfizem

Amfizem, terminal bronşiyolün distalindeki hava boşluklarının geri dönüşümsüz genişlemesi ve duvarlarının tahribatı ile tanımlanır. Kronik bronşitten farklı olarak, ince ancak fonksiyonel olarak önemli küçük hava yolu fibrozisi de mevcuttur ve hava akışı tıkanıklığına önemli bir katkıda bulunur. Amfizem, lobül içindeki anatomik dağılımına göre sınıflandırılır. Hatırlayın ki, lobül, terminal solunum üniteleri olan asini kümesidir. İlgili solunum … Devamını oku

Sturge-Weber’de görülen vasküler anomaliler “yüksek akımlı” (A-V malformasyon) değil, “düşük akımlı” kapiller-venöz malformasyonlardır. Bu nedenle anevrizmal kanama riski düşüktür; ancak venöz drenaj bozukluğu nedeniyle gelişen kronik hipoperfüzyon ve staz, beyin dokusundaki harabiyetin asıl sorumlusudur.

Sturge-Weber Sendromu (Ensefalotrigeminal Anjiyomatozis), nörokutanöz hastalıklar (fakomatozlar) grubuna giren, nadir görülen konjenital bir vasküler bozukluktur. Kalıtsal değildir; embriyonik gelişim sırasında GNAQ geninde meydana gelen somatik bir mutasyon sonucu oluşur.. Klasik Klinik Triad Sturge-Weber sendromu tipik olarak üç ana sistemde belirti verir: 1. Cilt Bulgusu: Port-Wine Stain (Şarap Lekesi) 2. Nörolojik Bulgular: Leptomeningeal Anjiyom*** 3. Oküler … Devamını oku

Port-Wine Stain (PWS) Sendromları

Port-wine stain (PWS) = kapiller malformasyon (nevus flammeus).Tek başına olabilir; ancak bazı sendromların parçası olarak görüldüğünde tanısal değeri çok yüksektir. Başlıca PWS Sendromları 1. Sturge-Weber sendromu Triad: Ek: High-yield: Alın + üst göz kapağı tutulumu = riskli 2. Klippel-Trenaunay sendromu Triad: AV şant yok (önemli ayırıcı) 3. Parkes Weber sendromu Kalp yetmezliği riski (yüksek akım) … Devamını oku