Penis kanseri

Penis kanserleri nadir görüldükleri için sıklıkla tanısı atlanabilen malignitelerdir. Penis kanserlerinin çok büyük bir kısmını karsinoma in situ veya invazif skuamöz hücreli karsinoma oluşturmaktadır. Penis kanserleri ile ilişkili risk faktörleri arasında; fimozis, kronik penis inflamasyonu (fimozis ilişkili balanopostit), human papilloma virus enfeksiyonu hikayesi ve yoğun cinsel yaşam hikayesi bulunmaktadır. Primer lezyonun ilk prezentasyonu göreli olarak … Devamını oku

SSS’de HIV enfeksiyonunun neden olduğu ekstranodallenfoma tipi, Diffüz büyük hücreli lenfoma

SSS’de HIV enfeksiyonunun neden olduğu ekstranodal lenfoma tipi aşağıdakilerden hangisidir?A) Foliküler lenfomaB) Burkitt lenfomaC) Diff üz büyük hücreli lenfomaD) Küçük lenfositik lenfomaE) Hodgkin Lenfoma Cevap C Yaygın HIV ile ilişkili lenfomalar, primer CNS lenfomasını (PCNSL) ve Burkitt lenfomasını (BL) içeren diffüz büyük B hücreli lenfomadır (DLBCL) , primer efüzyon lenfoması (PEL), plazmablastik lenfoma ve klasik Hodgkin lenfomasını (HL) … Devamını oku

Asemptomatik hiperparatiroidiye yaklaşım

Aşağıdakilerden hangisi asemptomatik hiper-paratiroidizmde cerrahi endikasyonlardan değildir ? A ) Serum Ca yüksekliğiB ) 55 yaş hasta **************C ) GFR <60D ) OsteoporozE ) 49 yaş hasta Cevap : B Tabi ki şıklar böyle sorulmaz maksat akılda kalsın  ASEMPTOMATİK HİPERPARATİROİDİZMDE CERRAHİ ENDİKASYON Serum Ca düzeyinin referans değerinin 1mg/dl üstüne çıkması Kemik yoğunluğunda azalma ( T değerinin -2.5′ den … Devamını oku

Yaşlı erkeklerde en sık görülen primer testis tümörü, Spermatositik seminom

Aşağıdaki germ hucreli testis tumorlerinden hangisi KIT mutasyonu gorulmesiyle diğerlerinden ayrılır? A) Embriyonel karsinom B) Endodermal sinus tumoru C) Klasik seminom D) Koryokarsinom E) Mİxt tumor Cevap C Klasik Seminom en sık testis tumorudur.(%50) 30-50 yaş civarında ağrısız kitle ile hasta gelir. Morfolojik olarak en belirgin bulgu lenfosittik infiltrasyondur. %15 sinsityotrofoblast icerir ve HCG salgılar. … Devamını oku

Kronik granülomatöz hastalık, Bridges–Good sendromu, Quie sendromu

Kronik granülomatöz hastalık (KGH) X e bağlı geçiş gösteren herediter bir immun yetersizliktir. Sorun temelolarak nötrofillerdedir. Nötrofillerin sayısı, kemotaksisi, fagazom oluşturması normal iken fagozom içerisindebakterinin öldürülmesi sorunludur, eksiktir. Nötrofillerde fagozom içerisinde bakterilerin öldürülmesi süperoksit oluşturulmasına bağlıdır. Süperoksit oluşturulması da sitokrom oksidaz enzim sistemi (NADPH) sayesinde oluşur. Yeterince H2O2 oluşturulamaz, bakteriler öldürülemez. Etken olan bakteriler sıklıkla … Devamını oku

Pepper sendromu

Pepper sendromu , günlük pratikte kolaylıkla kullanılmayan bir terimdir ve genellikle yoğun karaciğer metastazları olan primer adrenal nöroblastomayı ifade eder 1 . Özünde, evre 4S nöroblastomayı ifade eder Ayırıcı tanısında Cohen sendromu yer alır. Pepper sendromu, nöroblastomun cilt/karaciğer metastazı ve kemik iliği tutulumu gösteren Evre-IVS tümörüdür. Çoğunlukla 1 yaşından küçüklerde görülür ve erken dönemde tedavisi … Devamını oku

Nöroblastomda seyrek olarak görülen ancak nöroblastom için karakteristik olan bazı bulgular

1-Transvers miyelopati: Paraspinal yerleşimli nöroblastomlar omurilik boyunca spinal foramenlerden içeriye doğru kum saati şeklinde büyüyebilir. Hastalarda spinal kord basısına neden olarak motor veya duyu kaybına, sırt ağrısına veya sfinkter disfonskiyonuna yol açabilir. Hastalar lokalize sırt ağrısı, subakut veya akut parapleji, mesane yada anal sifinkter kusuru gibi bulgularla başvurabilir. Bu bulguların erken tanınarak nörolojik sekel gelişmeden … Devamını oku

Nöroblastom

Nöroblastomda aşağıdaki bulgulardan hangisi iyi prognoz göstergesidir? A) N.myc amplifikasyonu B) Hastanın 1 yaşından küçük olması C) 1p delesyonu D) Kemik metastazı varlığı E) Uzak lenf nodu metastazı varlığı CEVAP: B Nöroblastom semptaik sinirlerden köken alan ve en sık solid MSS dışı tümördür. Genel olarak 1 yaş altındaki çocuklarda en sık tümördür. Davranışı değişkendir. Spontan … Devamını oku

Yenidoğan hemorajik hastalığı etyolojisi

Yenidoğan döneminde eritrositlerin hemolizi sonucunda ortaya çıkan yüksek bilirubin düzeyleri veonun yol açtığı klinik tabloya ‘Yenidoğanın Hemolitik Hastalığı’ denir. Çoğunlukla ABO ve Rh D uygunsuzluğuna bağlı gelişen Yenidoğanın Hemolitik Hastalığı ayrıca eritrosit membran defektleri, enzim eksikliklikleri ve  hemoglobinopatiler  nedeniyle de gelişebilir.  Ayrıca nadiren Rh sisteminin D dışı diğer alt gruplarıyla (C, c, E, e) ilişkili … Devamını oku