Serotonin sendromu yönetiminde en kritik, hayat kurtarıcı ve yapılması gereken ilk yaklaşım, tablodan sorumlu olan tüm serotonerjik ilaçların derhal kesilmesi ve agresif destekleyici tedavinin (destek tedavisi) başlanmasıdır. Çoğu vakada sadece ilaçların kesilmesi ve destek tedavisi ilk 24 saat içinde klinik tablonun tamamen düzelmesini sağlar. Eğer destek tedavisine ve benzodiazepinlere yanıt alınamazsa, ikinci basamakta başvurulan spesifik serotonin (5-HT2A) reseptör antagonisti (Siproheptadin) tedavisi uygulanır.

Serotonin sendromunda ilk yaklaşım hangisidir? A) Serotonerjik ajanları kesmek ve destek tedavisiB) FlumazenilC) Sodyum bikarbonatD) FizostigminE) Beta bloker yükleme Doğru cevap A) Serotonerjik ajanları kesmek ve destek tedavisi seçeneğidir. Serotonin sendromu yönetiminde en kritik, hayat kurtarıcı ve yapılması gereken ilk yaklaşım, tablodan sorumlu olan tüm serotonerjik ilaçların derhal kesilmesi ve agresif destekleyici tedavinin (destek tedavisi) … Devamını oku

1-Serotonin Sendromu (SS): Aşırı serotonerjik aktiviteye bağlı olarak nöromüsküler uyarılabilirlik artmıştır. Bu tabloya spesifik olarak **** klonus (ritmik kas kasılmaları), ***** hiperrefleksi (canlı derin tendon refleksleri) ve **** tremor eşlik eder. Belirtiler genellikle ani (saatler içinde) başlar. 2-Nöroleptik Malign Sendrom (NMS): Antipsikotik ilaçların dopamin (D2) blokajına bağlı gelişir. SS’deki *** hiperkinezi ve canlı reflekslerin aksine, NMS’de **** “kurşun boru” (lead-pipe) tarzında şiddetli kas rijiditesi (*** katılık) ve *** bradikinezi ön plandadır; refleksler genellikle azalmıştır veya normaldir. Belirtiler günlere yayılarak yavaş gelişir.

Serotonin Sendromu (SS) ve Nöroleptik Malign Sendrom (NMS), acil tıp ve psikiyatri sınavlarında (TUS) en sık sorgulanan, klinik olarak birbirine çok benzeyen ancak tamamen farklı mekanizmalara sahip iki hayati tablodur. Bu iki sendromu birbirinden ayıran en kritik parametreler nöromüsküler bulgular, semptomların ortaya çıkış hızı ve ilaç öyküsüdür. Klinik Parametrelere Göre Kesin Ayrım Tablosu Klinik Özellik … Devamını oku

Organofosfat ve Karbamat grubu tarım ilaçları (insektisitler), klinikte asetilkolinesteraz enzimini inhibe ederek Kolinerjik Toksidrom tablosuna yol açarlar. Pralidoksim (2-PAM): Enzim reaktivatörüdür. Hem muskarinik hem de nikotinik semptomları (kas güçsüzlüğü, solunum kasları felci) düzeltir. Organofosfat bağının kalıcı hale gelmesini (enzim yaşlanması / aging) önlemek için ilk 24-48 saat içinde mutlaka başlanmalıdır.

Kolinerjik Toksidrom Klinik Bulguları (Şifre: SLUDGE / DUMBELS) Vücutta asetilkolin miktarının aşırı artması sonucu parasempatik sistem aşırı uyarılır: Örnek Soru Tarım ilacı maruziyeti sonrası acil servise getirilen hastanın muayenesinde bilateral miyozis, yaygın bronkore, hırıltılı solunum, bradikardi ve ekstremitelerde fasikülasyonlar saptanıyor. Bu hastada asetilkolinesteraz enzimini kalıcı (yaşlanma/aging) bağlamadan önce reaktive etmek amacıyla kullanılması gereken spesifik ajan … Devamını oku

Organoklorlu insektisitler (DDT, lindan, aldrin, dieldrin vb.), tarım ilaçları arasında yer alan ancak günümüzde toksisiteleri ve doğada birikmeleri nedeniyle yasaklanmış/kısıtlanmış eski tip bileşiklerdir. Bu maddeler, organofosfatların aksine kolinesteraz enzimini inhibe etmezler; doğrudan merkezi sinir sistemi üzerinde akut nörotoksik etki gösterirler. Organoklorlu bileşikler, sinir hücrelerindeki sodyum kanallarının kapanmasını geciktirerek ve GABA-A reseptör antagonistleri gibi davranarak nöronal hiperaktiviteye yol açarlar. Bu durum klinik olarak şiddetli tremor, ajitasyon, hipertermi ve dirençli nöbetlere (konvülsiyon) neden olur. Organoklorlu insektisit zehirlenmelerinin spesifik bir antidotu yoktur. Tedavinin temel taşı, benzodiazepinler (diazepam, lorazepam) ile nöbetlerin ve nöromüsküler hiperaktivitenin kontrol altına alınmasıdır. Dirençli vakalarda barbitüratlar ve agresif soğutma gibi destekleyici tedaviler uygulanır.

Eski tip organoklorlu insektisit maruziyeti sonrası tremor, ajitasyon ve nöbet gelişen hastada en uygun tedavi yaklaşımı hangisidir? A) PralidoksimB) AtropinC) Benzodiazepin ve destek tedavisiD) N-asetilsisteinE) Fomepizol Doğru cevap C) Benzodiazepin ve destek tedavisi seçeneğidir. Organoklorlu insektisitler (DDT, lindan, aldrin, dieldrin vb.), tarım ilaçları arasında yer alan ancak günümüzde toksisiteleri ve doğada birikmeleri nedeniyle yasaklanmış/kısıtlanmış eski … Devamını oku

Aktif Kömürün Etkisiz Olduğu Maddeler; Potasyum, demir, kurşun, civa gibi ağır metaller, etanol, metanol, izopropanol gibi alkoller, demir, lityum ve çözücü/koroziv olan petrol türevi yada asit/alkali madde zehirlenmeleridir.

Aşağıdaki intoksikasyonlardan hangisinde aktif kömür genellikle etkisizdir? A) AmitriptilinB) BupropionC) ParasetamolD) LityumE) Karbamazepin Doğru cevap D) Lityum seçeneğidir. Aktif kömür, karbon bazlı organik molekülleri yüzeyine çok iyi bağlarken, bazı inorganik maddeleri, metalleri ve küçük iyonları bağlayamaz (adsorbe edemez). Aktif Kömürün Etkisiz Olduğu Maddeler (Şifre: PHAILS) Lityum, küçük ve yüklü bir inorganik iyon olduğu için aktif … Devamını oku

Aktif kömür, toksik maddenin alınmasından sonraki ilk 1 saat içinde uygulandığında en yüksek etkinliğe sahiptir. Zaman geçtikçe ilaç mideden ince bağırsaklara geçeceği için kömürün bağlama şansı ciddi oranda azalır. Aktif kömürün en korkulan komplikasyonu akciğerlere kaçmasıdır (aspirasyon). Bu nedenle hastanın bilincinin tamamen açık olması ve hava yolu koruyucu reflekslerinin (öğürme/yutkunma) tam olması şarttır. Bilinci kapalı hastalarda ise endotrakeal entübasyon yapılmadan kesinlikle verilmemelidir.

İntoksikasyonlarda aktif kömür için en uygun hasta profili hangisidir? A) Geç dönemde başvuran, aspirasyon riski yüksek hastaB) Erken başvuran, yüksek doz almış ve hava yolu korunmuş hastaC) Her bilinç kapalı hastaD) Koroziv madde içmiş hastaE) İzole lityum alımı olan hasta Doğru cevap B) Erken başvuran, yüksek doz almış ve hava yolu korunmuş hasta seçeneğidir. Aktif … Devamını oku

Ağır bupropion zehirlenmelerinde, “Gap Junction” hasarı ve hücresel ileti blokajı nedeniyle standart tedavilere (sıvı resüsitasyonu, vazopressörler, sodyum bikarbonat) yanıt vermeyen refrakter kardiyojenik şok veya kardiyak arrest (kalp durması) gelişebilir. Bu durumda hastayı hayatta tutacak en gelişmiş ve hayat kurtarıcı mekanik destek tedavisi Veno-Arteriyel Ekstrakorporeal Membran Oksijenizasyonu (VA-ECMO) uygulamasıdır.

Ağır bupropion intoksikasyonunda refrakter kardiyojenik şok/kardiyak arrest gelişirse hangi destek tedavisi düşünülebilir? A) VA-ECMOB) HemodiyalizC) Hemoperfüzyon rutinD) Atropin tek başınaE) Metilen mavisi Doğru cevap A) VA-ECMO seçeneğidir. Ağır bupropion zehirlenmelerinde, “Gap Junction” hasarı ve hücresel ileti blokajı nedeniyle standart tedavilere (sıvı resüsitasyonu, vazopressörler, sodyum bikarbonat) yanıt vermeyen refrakter kardiyojenik şok veya kardiyak arrest (kalp durması) … Devamını oku

Bupropion yüksek doz alımlarında EKG’de tıpkı TCA zehirlenmesine benzer şekilde QRS genişlemesi, QT uzaması ve sağ aks sapması görülebilir. Ancak klinik pratikte bu hastalar acil serviste standart antidot olan sodyum bikarbonat (NaHCO3) tedavisine beklenenden çok az yanıt verir veya hiç yanıt vermezler. Bupropion, kardiyomiyositlerin (kalp kası hücrelerinin) birbiriyle elektriksel olarak haberleşmesini ve iletiyi yaymasını sağlayan “Gap Junction” (oluklu bağlantı / Connexin 43) kanallarını inhibe eder.

Bupropion intoksikasyonunda QRS genişlemesinin sodyum bikarbonata beklenenden az yanıt vermesinin nedeni ne olabilir? A) Saf kalsiyum kanal blokajıB) Gap junction ileti bozukluğuC) Muskarinik agonizmD) Opioid reseptör aktivasyonuE) Kolinesteraz inhibisyonu Doğru cevap B) Gap junction ileti bozukluğu seçeneğidir. Bupropion yüksek doz alımlarında EKG’de tıpkı TCA zehirlenmesine benzer şekilde QRS genişlemesi, QT uzaması ve sağ aks sapması … Devamını oku

Bupropion’un uzatılmış salınımlı (SR veya XL) formlarının yüksek dozda alımında, hasta acil servise başvurduğunda tamamen asemptomatik (belirtisiz) olsa bile en az 24 saat boyunca müşahede altında tutulmalı ve EKG/nörolojik takibi yapılmalıdır.

Bupropion SR/XL yüksek doz alımında asemptomatik hasta için en uygun izlem süresi hangisidir? A) 2 saatB) 4 saatC) 6 saatD) En az 24 saatE) İzlem gerekmez Doğru cevap D) En az 24 saat seçeneğidir. Bupropion’un uzatılmış salınımlı (SR veya XL) formlarının yüksek dozda alımında, hasta acil servise başvurduğunda tamamen asemptomatik (belirtisiz) olsa bile en az … Devamını oku

Bupropion zehirlenmesine bağlı gelişen nöbetlerin yönetiminde fenitoin kullanımı önerilmez. Fenitoinin bupropion gibi antidepresan aşırı dozuna bağlı gelişen nöbetleri sonlandırmada etkisizdir. Ayrıca Bupropion doz aşımında nadiren de olsa QRS ve QT uzaması gibi kardiyak ileti bozuklukları görülebilir. Fenitoin, sodyum kanal blokajı yapabilen bir antiepileptik olduğu için kalpteki bu ileti kusurlarını ve aritmi riskini daha da kötüleştirebilir.

Bupropion intoksikasyonunda fenitoin için en doğru ifade hangisidir?A) İlk basamak tedavidirB) Her hastaya profilaktik verilmelidirC) Genellikle önerilmezD) Antidot olarak kullanılırE) QRS genişlemesini düzeltir Doğru cevap C) Genellikle önerilmez seçeneğidir. Bupropion zehirlenmesine bağlı gelişen nöbetlerin yönetiminde fenitoin kullanımı önerilmemektedir. Bu durum, toksikoloji ve acil tıp kılavuzlarında çok önemli bir klinik kuraldır. Neden C Şıkkı? (Fenitoinin Bupropion … Devamını oku