
Opalski sendromu, lateral meduller sendrom (Wallenberg sendromu) bulgularına ek olarak ipsilateral hemiparezinin eşlik ettiği, vertebral arter tıkanıklığına bağlı olarak gelişen, piramidal çaprazdan sonra kortikospinal yolları etkileyen alt medullar lezyonun yol açtığı bir sendromdur.
İlk kez, 1946’da Opalski, alternan hipoestezi (ipsilateral fasiyal ağrı, ısı duyusu kaybı, kontrlateral ekstremite ve gövdede ağrı, ısı duyusu kaybı), ipsilateral Horner sendromu, hemiparezi ve hemiataksi bulguları olan ve lateral medullar infarkt saptanan iki hasta tanımlamıştır
Opalski sendromunun lateral medullar sendromun bir varyantı olduğu düşünülmüş ve lateral medullar sendromun semptomlarına ipsilateral hemiparezi de eşlik ediyorsa, Opalski sendromundan söz edilmiştir. Bugüne değin bildirilen olgularda, bu sendroma bağlı solunum yetmezliğinden söz edilmemiştir
Opalski sendromu, klinik özellikleriyle özel bir öneme sahip, nadir rastlanan bir beyin sapı sendromudur. Orijinal tanımlamada, motor defisitin, iskeminin lateral medülladan üst servikal korda uzanması ve kortikospinal liflerin piramidal çaprazdan sonra etkilenmesi nedeniyle ortaya çıktığı, posterior spinal arter tıkanıklığının buna yol açtığı düşünülmüştür.
Nöropatolojik olgu sunumlarında Wallenberg sendromundan daha aşağı seviyede infarkt gösterilmiş, piramidal traktusun çaprazdan sonra lezyona uğradığı ve bazı olgularda vertebral arter oklüzyonunun sendroma neden olduğu belirtilmiştir
Daha sonraki yıllarda Nöroradyoloji alanındaki gelişmelerle birlikte diffüzyon manyetik rezonans görüntüleme (DMRG) ve MR anjiografide (MRA)’da akut medullar infarkt ve vertebral arter tıkanıklığı gösterilmiştir
Ayrıca travma sonrası vertebral arter diseksiyonuna bağlı bir olgu da rapor edilmiştir
Bununla birlikte tipik Opalski sendromu bulguları olan, DMRG’de benzer lokalizasyonda infarkt saptanmış, ancak damar tıkanıklığı ya da düzensizliği gösterilememiş olgu bildirimleri de vardır
Atipik Wallenberg sendromundaki hemiparezinin lateral medullar infarktın piramidal traktusa uzanmasının bir sonucu mu olduğu, yoksa motor yolakların hipotonik disregülasyonundan mı kaynaklandığı tartışılmış, bugüne değin tanımlanmış hastaların çoğunda refleks asimetrisi ve patolojik refleks olmadan hemiparezi rapor edilmiştir. Bu olgularda hemiparezinin piramidal lezyona mı bağlı olduğu, yoksa spinoserebellar hipotonik hemisendromun bir göstergesi mi olduğu tartışmalı kalmıştır. 2009’da Herman ve arkadaşları bizim olgumuza, ilk tanımlanan orijinal olgulardan daha çok benzeyen, başağrısı, dizziness, yutma ve konuşma bozukluklarıyla başvuran ve muayenesinde sağ Horner sendromu, fasiyal hipoestezi, glossofaringeal felç, fasiyobrakio-krural hemiparezi, hiperrefleksi, Babinski bulgusu, hafif ataksi, brakiokrural hemihipoestezi saptadıkları, manyetik rezonans görüntülemesinde ventrale lateral piramidal traktusa, kaudalde üst spinal korda uzanan lateral medullar infarkt göstermişlerdir
Yazarlar, refleks asimetrisi ve patolojik reflekslerin bugüne değin tanımlanmış olguların çoğunda olmadığını, bu nedenle motor defisitin gerçek kortikospinal traktus lezyonu yansıtıp yansıtmadığının tartışmalı olduğunu belirterek, Opalski sendromunun, sadece refleks asimetrisi ve patolojik refleksi olan hastalar için kullanılmasını önermişlerdir
Literatürde sıklıkla belirtildiği şekilde ipsilateral vertebral arter tıkanıklığı bu sendromdan sorumlu tutulmuştur. Çok nadir rastlanan bu sendromun hatırlanması, nöroanatomik bilgilerin gözden geçirilmesi açısından önemlidir. Ayrıca, olgumuzda gelişen solunum yetmezliği de, bugüne değin bildirilmiş olgular arasında söz edilmeyen ciddi bir klinik semptomatolojidir. Hastamızda gelişen akciğer enfeksiyonunun bu derecede akut solunum yetmezliğine neden olması pek olası görünmemektedir. Olasılıkla nükleus traktus solitarius’un kaudal ve medial bölgesinin etkilenmesi buna neden olmuştur
Wallenberg sendromu da farklı klinik tablolarla klinik olarak karşımıza gelebilir. Wallenberg sendromuna ek olarak ipsilateral hemiparezi de olan olgularda daha aşağı seviyede, mediale doğru da uzanan bir lezyonun ortaya çıkacağını bilmek, bu hastalarda solunum fonksiyonlarının bozulabileceği konusunda öngörümüz olması bakımından önemlidir. Bu hastaların yoğun bakım şartlarına gereksinimi olacağını düşünerek izlemlerini planlamak hayat kurtarıcı olabilecektir.
Opalski sendromu, Babinski-Nageotte sendromuna benzeyen , çok nadir görülen bir beyin sapı felç sendromudur , ancak medüller lezyon, kortikospinal yolların üst servikal kord içine doğru kesilmesinin ötesine uzanır.
Opalski sendromunun, “Wallenbergian” lateral lezyonun, çaprazlamadan sonra kaudal olarak kortikospinal yollara yayılması ve ipsilateral hemiparezi/hemipleji ile lateral medüller sendromun ortaya çıkması olarak kabul edilir . Zayıflık paterni onu Babinski-Nageotte sendromundan ayırır ; burada lezyon kesilmeden önce sınırlıdır ve dolayısıyla bunun yerine kontralateral hemiparezi/hemipleji vardır .
Opalski sendromu son derece nadirdir, ancak çoğu vaka raporunda iskemik inmenin nedeni olarak ayrıntılı olarak verilmektedir .
Lezyonlar medulladadır ve altta yatan nedene bağlı olarak görüntüleme özellikleri vardır