Akustik nörinom

Akustik nörinom tanısında altın standart; Godolinyumlu MRI Genellikle VIII. kranyal sinirin süperior vestibüler dalından kaynaklanan akustik nörinomlar erişkinlerde en sık görülen intrakranyal schwannomlardır. Çocukluk çağında nadir görülürken, büyük çoğunluğu örofibromatozis Tip-2 (NF2) ile ilişkilidir ve bilateraldir. İlk belirtisi genellikle işitme kaybıdır. Yıllık büyüme oranları oldukça düşük olsa da geç dönemde fasiyal paralizi ile birlikte diğer … Devamını oku

Baastrup sendromu (kissing spines)

Baastrup sendromu (aynı zamanda öpüşen dikenler olarak da adlandırılır), interspinöz bursit ve lomber omurgadaki bitişik dikenli süreçlerin birbirine sürtündüğü kemikler ve yumuşak dokulardaki diğer dejeneratif değişikliklerle karakterize bel ağrısının bir nedenidir.  İlk olarak 1933 yılında Danimarkalı radyolog Christian Baastrup tarafından tanımlanmıştır Öpücük Omurgası esas olarak omurganın lomber bölgesini etkiler, L4-L5 en sık etkilenen seviyedir , … Devamını oku

Diyafragma tümörleri

Diyafram tümörleri çok nadir görülen tümörlerdir. En sık rastlanan selim tümörü lipom, malign tümörü ise fibrosarkomdur. Kadın/erkek görülme oranı eşit olup, 40-50 yaş aralığında daha sık rastlanır. Diyaframın bir çok organa komşu olmasına bağlı tümörlerinin karakteristik bir kliniği yoktur. Bu yüzden radyolojik tespit edilen kitlenin hangi organa ait olduğu da çoğunlukla karışır. Tanı koymak zor … Devamını oku

Göğüs duvarı tümörleri & Fibröz Displazi (FD)

Göğüs duvarı tümörleri deriden, kaslardan, yağ dokusundan, sinir ve damarlardan, kemik ve kıkırdak dokudan köken alabilir. Göğüs duvarının primer malign tümörleri nadirdir. Birlikte ele alındığı zaman yumuşak doku, primer toraks duvarı tümörlerinin majör kaynağı olmaktadır. Primer göğüs duvarı tümörlerinin yaklaşık % 60’ı malign olarak saptanır. Malign neoplazmlar kemik tümörlerden daha çok yumuşak doku tümörlerinden oluşur. … Devamını oku

Bulimia Nervoza

Bulimia Nervoza kelime anlamı ‘öküz açlığı’ dır. Bu bozuklukta sorun kontrol edilemeyen aşırı yemek yeme nöbetlerinin olmasıdır. Bu nöbetler sırasında kişi aldığı kalori miktarını üç binden yirmi bine kadar çıkarabilir. Hastalar nöbetler sırasında şuursuzca davranıp kendilerini kaybettiklerini söylüyorlar. Yeme nöbetlerinin sıklığı günde birkaç kez olabildiği gibi haftada bir kez bile olabilir. Dakikalar veya saatler sürebilir. … Devamını oku

Anoreksia nervoza

Anoreksiya nervoza veya kısaca anoreksiya, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren psikolojik bozukluk. Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir. Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim … Devamını oku

Katotonik özellikler

KATATONİ; motor, bilişsel, affektif ve otonomik belirtilerle seyreden bir nöropsikiyatrik sendromdur. Literarürde katatoniyle ilgili 40’dan fazla belirti tanımlanmıştır, stupor, postür alma, negativizm ve mutizm bunlar arasında en yaygın görülenlerdir. Katatoni potansiyel olarak hayatı tehdit edici olması, hızlı tanı ve tedaviyle dramatik bir şekilde düzelebilmesi nedeniyle önemli bir sendromdur. Geçmişte sadece şizofreniyle ilişkilendirilirken günümüzde birçok psikiyatrik … Devamını oku

Refeeding sendromu (rFs)

Refeeding (yeniden beslenme) sendromu, uzun süren açlık veya yetersiz beslenmenin ardından başlayan yeniden beslenme sonucunda, elektrolit ve metabolik bozuklukların eşlik ettiği, hayatı tehdit eden, ciddi bir sendromdur. Patofizyolojisi iyi biliniyor olmasına rağmen hangi koşullarda oluştuğu, kliniğe yansıma biçimleri ve her hastaya yaklaşım farklılık göstermektedir. Refeeding sendromu, ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında, savaş esirlerinin beslenmeye … Devamını oku

DAMP “Damage-associated molecular pattern” molekülleri

Hasarla ilişkili moleküler paternler (DAMP): Ölmüş insan hücrelerinden ve nekrotik dokulardan ortama salınan maddelerdir. I-EXTRACELLULAR MATRİX Biglycan Decorin Versican LMW hyaluronan Heparan sulfate Fibronectin (EDA domain) Fibrinogen Tenascin C II-INTRACELLULAR COMPARTMENTS 1-Cytosol Uric Acid S100 proteins Heat-shock proteins ATP F-actin Cyclophilin A Aβ 2-Nuclear Histones HMGB1 HMGN1 IL-1α IL-33 SAP130 DNA RNA 3-Mitochondria mtDNA TFAM Formyl … Devamını oku

Hem (-) hematüri

Aşağıdakilerden hangisi hem (-) hematüri nedeni değildir?A) PorfirinB) Kırmızı pancarC) MethemoglobinD) Crush sendromu ***E) Üratlar Crush sendromu rabdomiyoliz yoluyla miyoglobinüriye ve Hem (+) hematüriye neden olur. Diğer seçenekler hem (-) hematüriye neden olur