Klinik anatomide Onodi hücresi (sfenoetmoidal hücre), özellikle endoskopik sinüs cerrahisi (ESC) açısından “yüksek riskli” kabul edilen en önemli anatomik varyasyonlardan biridir.
Tanımladığınız gibi, en arka etmoid hücrenin (cellulae ethmoidales posteriores) süperolateral yönde, sfenoid sinüsün üzerine veya içine doğru pnömatize olmasıyla oluşur.
Onodi Hücresinin Klinik ve Cerrahi Önemi
Bu hücrenin varlığı, cerrah için iki hayati yapıyı tehlikeye açık hale getirir:
1-Optik Sinir (N. opticus): Onodi hücresi pnömatize olduğunda, optik sinir bu hücrenin lateral duvarında seyreder. Cerrah burayı sfenoid sinüs zannederek temizlemeye kalkarsa optik sinir hasarı ve kalıcı körlük riski doğar.
2-Internal Karotis Arter (A. carotis interna): Optik sinir gibi, karotis arteri de bu hücrenin duvarıyla çok yakın komşuluk gösterir.
Radyolojik Tanı (BT)
Paranasal sinüs BT’de Onodi hücresini ayırt etmek için şu kriterlere bakılır:
a-Aksiyel kesit: Optik sinirin en arka etmoid hücre ile yakın ilişkisi.
b-Koronal kesit: Sfenoid sinüsün üzerinde yer alan “çift katlı sinüs” görünümü.
c-Sagital kesit: Etmoid hücrelerin sfenoid sinüs ön duvarını aşarak arkaya uzanması.
Onodi ve Haller Hücresi ****
Karıştırılmaması gereken bir diğer önemli hücre ise Haller hücresidir. Onodi: Arka etmoidlerin sfenoid üzerine uzanmasıdır (Optik sinir riski). Haller: Etmoid hücrelerin orbita tabanı (maksiller sinüs tavanı) boyunca uzanmasıdır (İnfundibulumu daraltarak sinüzit riski yaratır).
Cerrahi İpucu
Cerrahi sırasında sfenoid sinüse girmeden önce BT üzerinden bu varyasyonun varlığı mutlaka teyit edilmelidir. Eğer Onodi hücresi varsa, sfenoid sinüs genellikle bu hücrenin inferomedialinde kalacaktır.