Protein Elektroforez Dizilim Sırası; Alfa 1 (Alfa1 antitripsin, HDL, TG, transkortin ve alfa1 lipoprotein). Alfa 2; Haptoglobulin, seruloplazmin ve alfa 2 makroglobulin). Beta ; (Transferin ve Beta lipoprotein). Gama IG ler.

Albümin: En hızlı hareket eden ve en önde (anota en yakın) yer alan en yoğun fraksiyondur. Alfa-1 Globülin: Albüminden hemen sonra gelen bölgedir (başlıca alfa-1 antitripsin içerir). Alfa-2 Globülin: Alfa-1’i takip eden, haptoglobin ve alfa-2 makroglobülin barındıran fraksiyondur. Beta Globülin (Beta-1 ve Beta-2): Alfa-2’den sonra yer alır. Gama Globülin: Negatif kutba (katota) en yakın olan, … Devamını oku

Hücrelerde dinlenim zar potansiyelinin en önemli belirleyicileri; K+ sızma kanalları ve Na+/K+ ATPaz

Hücrelerde dinlenim zar potansiyelinin oluşmasında ve korunmasında Potasyum (\(K^{+}\)) sızma kanalları ile \(Na^{+}/K^{+}\) ATPaz pompası en temel iki unsurdur. Bu iki yapı hücre içi ve dışı iyon dengesini düzenler. Potasyum (\(K^{+}\)) Sızma Kanalları \(Na^{+}/K^{+}\) ATPaz Pompası (Sodyum-Potasyum Pompası) Hücrelerin dinlenim zar potansiyelinin (yaklaşık -70 mV) bu seviyede tutulmasındaki en kritik iki unsur K⁺ sızma kanalları … Devamını oku

Baroreseptör refleksin mekanoreseptörleri;biri sinüs karotikustadır ve bu reseptörden Hering siniri (IX. sinir dalı) çıkar. Diğeri arcus aortadadır ve bundan Cyons siniri (X. sinir dalı) çıkar.

Baroreseptör Refleks: Baroreseptörler mekanoreseptördür. Gerime duyarlıdırlar (Stretch). İki baroreseptör vardır. Bunlardan biri sinüs karotikustadır ve bu reseptörden Hering siniri (IX. sinir dalı) çıkar. Diğeri arcus aortadadır ve bundan Cyons siniri (X. sinir dalı) çıkar.  Baroreseptörlerden çıkan uyarılar IX ve X. sinir aracılığıyla beyin sapında bulunan kardiyovasküler merkeze yani Nükleus traktus solitariusa (NTS) gelir. Kan basıncı arttığında baroreseptörler uyarılır. Bu uyarılma … Devamını oku

Rekombinant DNA’daki aşırı duyarlı bölgelerin haritalanmasında yaygın olarak kullanılan enzime DNaz I denir. DNaz I, DNA’yı belirli bölgelerde kesen bir endonükleazdır ve aşırı duyarlı bölgeler, kromatinin enzimatik sindirime daha erişilebilir ve duyarlı olan bölgeleridir. Araştırmacılar, kromatini DNaz I ile işleyerek ve ardından ortaya çıkan DNA parçalarını analiz ederek, daha az yoğunlaşmış ve bu nedenle gen düzenlemesi veya diğer biyolojik süreçlerde yer alma olasılığı daha yüksek olan bölgeleri belirleyebilirler. Bu teknik, genellikle kromatin ve gen düzenlemesi bağlamında DNA’nın yapısını ve erişilebilirliğini incelemek için kullanılır.

Osteositler, lameller kemikte lakünalarda bulunan osteoblast kökenli matür kemik hücreleridir. Dendritik uzantıları kanaliküller içerisinde seyreder ve komşu osteositler, osteoblastlar ve kemik yüzey hücreleriyle başlıca connexin-43 içeren gap junctionlar kurar. Laküna–kanalikül sistemi osteositlerin beslenmesi, atık uzaklaştırması, hücreler arası iletişimi ve mekanik yükü algılaması için zorunludur. PTH, osteositlerde RANKL artışı ve sklerostin azalması oluşturur; sürekli PTH uyarısı osteoklastik rezorpsiyonu artırır. Osteositler ayrıca özellikle laktasyon gibi durumlarda perilaküner–kanaliküler matriksi sınırlı biçimde rezorbe edebilir.

Osteositlerin ayrıntılı yapısı ve işlevleri Osteositler, osteoblastların sentezledikleri osteoid matriks içinde hapsolup farklılaşmasıyla oluşan matür kemik hücreleridir. Ancak pasif biçimde matriks içinde kalan hücreler değildir; kemiğin mekanik yükü algılayan, yeniden şekillenmeyi yöneten ve fosfat metabolizmasını düzenleyen temel hücreleridir. Verilen açıklamadaki şu ifade düzeltilmelidir: “Kanaliküller osteositlerin beslenmesinde çok az rol alırlar” ifadesi yanlıştır. Kanaliküller, osteositlerin: için … Devamını oku

Kompakt kemik mikromimarisi ve kemik hücreleri

Görseller; Havers ve Volkmann kanalları, Howship lakünası, osteoklast, osteonektin, osteoprogenitör hücre ve Sharpey liflerini özetlemektedir. Bazı ifadeler terminolojik olarak düzeltilmelidir: I. Osteon — Havers sistemi Osteon, erişkin kompakt kemiğin temel silindirik yapısal birimidir. Merkezden çevreye: bulunur. Havers kanalı Diğer adı santral kanaldır. Özellikleri: Her Havers kanalı ve çevresindeki konsantrik lameller birlikte bir osteon/Havers sistemi oluşturur. … Devamını oku

Kemik ekstrasellüler matriksi, osteoklastlar değil osteoblastlar tarafından salgılanır. Osteoklastlar, çok sayıda monositin birleşmesi ile oluşmuş büyük sinsityal hücrelerdir. Mononükleer fagositer sistemin bir üyesi olan osteoklastlar, sitoplazmalarında çok sayıda mitokondria içerirler. Bu nedenle sitoplazmaları asidofilik görülür. Osteoklastlar asidik osteolitik bir ortam olan Howship lakünalarında yer alırlar.

Osteoklastların temel özellikleri Özellik Osteoklast Köken Hematopoetik kök hücre Hücre dizisi Monosit–makrofaj/mononükleer fagosit sistemi Oluşum Mononükleer öncülerin füzyonu Yapı Büyük, çok çekirdekli dev hücre Sitoplazma Eozinofilik/asidofilik Organel Çok sayıda mitokondri, lizozom ve vezikül Yerleşim Howship lakünaları Temel görev Kemik rezorpsiyonu Önemli belirteçler TRAP, katepsin K, karbonik anhidraz II, kalsitonin reseptörü Temel uyarıcı yol RANK–RANKL Temel … Devamını oku

Diyabetik hiperfiltrasyon ve makula densaya düşük NaCl sunumu, diyabetik nefropatinin en erken patofizyolojik olaylarından biridir. Hiperglisemi, SGLT2 ↑, Na+ geri emilimi ↑, Makula densaya NaCl ↓, Tubuloglomerüler feedback ↓ Afferent arter dilatasyonu, Renin ↑, Ang II ↑, Efferent arter konstriksiyonu, Glomerüler basınç ↑ ve HİPERFİLTRASYON

Diyabetik hiperfiltrasyon ve makula densaya düşük NaCl sunumu, diyabetik nefropatinin en erken patofizyolojik olaylarından biridir ve TUS’ta sık sorulan konulardandır. Diyabetik Hiperfiltrasyonun Mekanizması 1. Hiperglisemi gelişir 2. Proksimal tübülde glukoz geri emilimi artar 3. Distale ulaşan NaCl azalır Anahtar nokta: Makula densa “NaCl az geldi” mesajını alır. 4. Tubuloglomerüler geri bildirim (TGF) baskılanır Normalde; Ancak … Devamını oku