En kısa etkili kalsiyum kanal blokeri; klevidipin

Ultra kısa etkili L tipi kalsiyum kanal blokörüdür. Hipertansif kriz tedavisinde sadece intravenöz kullanılır. Plazma esterazları tarafından süratle parçalanır. Eliminasyonu çoklu fazlıdır. Bu yüzden başlangıç eliminasyon yarı ömrü 1 dakika iken, terminal yarı ömrü 15 dakikadır. İnfüzyon sonrası ilk bir dakika içinde plazmada bulunan klevidipinin yaklaşık % 85-90 kadarı süratle parçalanmaktadır. Hipertansif kriz tedavisinde intravenöz … Devamını oku

Hemophagocytic lymphohistiocytosis (HLH) tedavisinde kullanılan, anti-interferon-gamma (IFNγ) antibody; Emapalumab

Hemophagocytic lymphohistiocytosis (HLH) tedavisinde kullanılan, anti-interferon-gamma (IFNγ) antibody; Emapalumab Hemofagositik lenfohistiyositoz (HLH), vücutta sitokin denilen maddelerin aşırı salınması sonucu kontrolsüz hemofagositozun görüldüğü, nadir bir hematolojik (kan ve kemik iliği kaynaklı) hastalıktır. İlk kez 1952’de James Farquhar tarafından tanımlanmıştır ve 30 yıl öncesine kadar 5 yıllık sağkalım oranları % 10’larda iken, günümüzde % 70’ler civarındadır. Ailevi … Devamını oku

Dupuytren kontraktürü

Dupuytren kontraktürü, elin palmar bölgesinde anormal skar dokusu oluşumu ile karakterize, palmar ve dijital fasyanın benign fibroproliferatif bir hastalığıdır. Hastalığı ilk tarifleyen Felix Plater (1614) olup, günümüzdeki bilgilere benzer şekilde detaylı bir biçimde tarifleyen 1832 yılında Guillaume Dupuytren’dir Oluşan bu skar dokusu, immatür tip 3 kollajen/ matür tip 1 kollajen oranının fazla olmasıyla, normal skar … Devamını oku

Diyabetik nefropatinin ilk mikroskopik bulguları

Diyabetik nefropatinin ilk mikroskopik bulguları glomerüler bazal membranda kalınlaşma ve hiperfiltrasyon iken klinik olarak görülebilen ilk safha mikroalbuminüridir. Günlük 30-300 mg arasındaki albüminüri değerine mikroalbuminüri denir. Bu evreden sonra renal patoloji irreversible hale gelir ve progresyon gösterir. Mikroalbuminüri safhasında HbA 1 c kontrol altına alındıktan sonra hastanın progresyonu durabilir. Medikal olarak mikroalbüminürili olgulara ACE inhibitörleri … Devamını oku

Diyabetik nefropatideki histolojik lezyonlar

Diyabet, Kimmelstiel-Wilson Sendromu olarak bilinmektedir. Bu hastalık, 1936’da Clifford Wilson ve Paul Kimmelstiel tarafından ortaya çıkarılmıştır. Diyabet, farklı ülkelerde sayıları değişmekle beraber tüm dünyada KBH’nın başlıca nedenlerinden birisidir. Diyabetik nefropatide çeşitli histolojik lezyonlar izlenir: 1- Glomerüler lezyonlar; nodüler glomerüloskleroz (Kimmelstiel -Wilson lezyonları) karekteristik glomerüler lezyondur. En sık glomerüler lezyon diffüz glomerülosklerozdur. Diğerleri capsular drop lezyonu … Devamını oku

Diyabetik nefropatide gözlenebilen renal patolojiler

1-Diyabetik nefropatinin en sık gözlenen patolojik lezyon diffüz glomerülosklerozdur. 2-Nodüler glomerüloskleroz diffüzden daha nadir olarak gözlenir. Buna “Kimmelstiel Wilson nodülleri” denir ve bunlar patognomoniktir. 3-Diyabetik nefropatide gözlenebilen renal Patolojiler; a-Tübülointerstisyel nefrit b-Hiporeninemik hipoaldosteronizm (Tip IV- RTA) c-Papiller nekroz d-Üriner sistem enfeksiyonlarına yatkınlıktır.