Torasik endometriozis sendromu (TES) na bağlı Katamenial pnömotoraks “pnömotoraks, hemotoraks, hemoptizi”

Torasik endometriozis sendromu (TES), solunum sistemi içinde endometriotik odakların varlığıdır ve menstrual siklusta başlayan semptomları içerir. Bu semptomlar pnömotoraks, hemotoraks, hemoptizi, olarak tanımlanır. Katamenial pnömotoraks (KP), adetin ilk 72 saati içinde akciğer ve göğüs duvarı arasında tekrarlayan anormal hava toplanması olarak tanımlanır ve TES’in en sık görülen prezentasyonudur.

Endometriozis, endometrial glandüler doku ve stromanın uterus dışında yerleşimi olarak tanımlanır. En sık, pelvik organlar ve peritonda görülmekle birlikte farklı doku ve organlarda da gözlenebilir. Pulmoner endometriozis, menstruasyon sırasında asemptomatik nodül, pnömotoraks, hemotoraks veya hemoptizi bulguları ile karşımıza çıkabilir.

KP sekonder spontan pnömotoraksın (SSP) nadir görülen nedenlerinden biridir. KP tipik göğüs ağrısı dispne ile kendini gösterir. Pnömotoraks genellikle sağ tarafta olup periyodik olarak tekrarlar. Nüks riskini en aza indirmek için SSP’li hastalarda kliniği uygun ise ilk pnömotoraks atağında torakoskopik cerrahi yöntemler veya açık cerrahi girişim önerilmektedir. Bu tedavilere ek olarak ovulasyonu baskılamak veya androjen hakimiyetini sağlamak için oral kontraseptif kullanımı, kimyasal plöredez, histerektomi ya da bilateral ooforektomi, intratorasik endometriyozis dokusunun rezeksiyonu ve diyafragma defektinin tamiri yapılabilir.

Bu hastalarda peroperatif anestezi yönetiminde tek akciğer ventilasyonu, akciğer korucu ventilasyon ve aşırı sıvı yükünden kaçınarak hedefe yönelik sıvı tedavisi önem arz etmektedir. Tek akciğer ventilasyonunda yüksek tidal volüm ve inspiratuvar basınçlarla oluşan akciğer hasarını önlemek amacıyla akciğer koruyucu ventilasyon stratejisi önerilmektedir. Peroperatif sıvı yönetiminde ise her hasta için gerekli fizyolojik ölçütlerin değerlendirilerek sıvı gereksinimi belirlenmelidir. Bireye özgü hedefe yönelik sıvı tedavisinde noninvaziv ya da minimal invaziv monitörizasyon yöntemleri kullanılmaktadır.

Kadınlardaki sekonder spontan pnömotoraksların %20-30’u katameniyal pnömotorakstır. Özellikle adet dönemlerinde kendiliğinden düzelen pnömotoraks epizodları yaygındır. Çoğu lezyon sağ akciğeri içerir; ancak bazı durumlarda sol tarafta veya iki taraflı olabilirler. Hastamız sağ tarafta tekrarlayan pnömtoraks şikayetiyle başvurdu ve VATS ile eksplorasyonda çok sayıda küçük endometriotik lezyonlar mevcuttu.

Torasik endometriozis sendromlu hastaların çoğunda göğüs ağrısı vardır ve bu durum preoperatif değerlendirmede tanı ve tedavi sürecini zorlaştırabilir. Dikkatli bir sorgulama özenli fizik muayene ile plöretik ağrı ayırt edilebilir. KP tedavisi esasen cerrahidir. VATS prosedürü çoğunlukla plevradaki herhangi bir endometriotik lezyonu ve diyaframdaki herhangi bir kusuru görselleştirmek için önerilir .

Laohathai ve ark.  KP endikasyonu ile VATS olan hastada intravenöz sedasyon ve intercostal blok ile operasyonu tamamlamalarına rağmen bizim olgumuzda hem cerrahi pozisyon hem de gerekli laparoskopik teknik nedeniyle çift lümenli tüple entübe edilip tek akciğer ventilasyonu sağlanmıştır.

Barotravmayı en aza indirmek için, tepe inspiratuvar basıncı≤ 25 cm H2O civarında korumaya çalışılmalıdır ve düşük tidal volüm ve akciğer koruyucu ventilatör ayarları sağlanarak komplikasyonsuz olarak tamamlanması planlanır. .

Torasik endometriozis sendromuna bağlı katamenial pnöomotorax birlikteliği hem anestezi yönetimini hem de cerrahi yönetimi kompleks hala getirmektedir. Bu iki cerrahi yönetimin tek seansta uygulanması anestezi yönetiminde önem arz etmektedir. Pozitif basınçlı ventilasyon gerekliyse, hastayı optimize etme gibi stratejiler geliştirilmeli hastanın tek akciğer ventilasyonu, akciğer koruyucu ventilasyon, sıvı dengesi yakından takip edilmelidir.