1-Lösin, Lizin (saf ketojenik aa); Bu iki amino asit parçalandığında doğrudan Asetil-KoA veya Asetoasetil-KoA‘ya dönüşür. Asetil-KoA, Krebs döngüsüne girer ancak pirüvata geri dönemez (Prüvat dehidrogenaz reaksiyonu tek yönlüdür). Bu nedenle glikoz sentezine net karbon katkısı sağlayamazlar.
2-Keton cisimleri; Keton cisimleri (asetoasetat, beta-hidroksibütirat) yıkıldığında yine Asetil-KoA oluşur. Asetil-KoA ise glikoz sentezi için bir hammadde değildir.
3-Asetil KoAO; İnsan vücudunda Asetil-KoA’dan pirüvat sentezleyen bir enzim yoktur. * Mantık: Krebs döngüsünde Asetil-KoA’dan gelen iki karbon atomu, döngü sırasında iki molekül CO2 olarak kaybedilir. Dolayısıyla net bir glikoz kazancı sağlamaz.
4-Çift C sayılı yağ asitleri; Beta-oksidasyon sonucunda sadece Asetil-KoA birimleri açığa çıkarırlar. Yukarıdaki maddeyle aynı sebepten glikoz sentezinde kullanılamazlar. İstisna (Tek Sayılılar): Tek karbon sayılı yağ asitlerinin sonunda oluşan Propiyonil-KoA, Süksinil-KoA üzerinden glukoneogeneze girebilir.
5-Ürik asit; Pürin metabolizmasının son ürünüdür. İnsanlarda daha fazla parçalanamayan bir “atık” maddedir; metabolik bir yakıt olarak kullanılıp glikoza çevrilemez.
6-Kolesterol; Kolesterolün halka yapısı insan vücudunda parçalanıp enerjiye veya glikoza dönüştürülemez. Kolesterol sadece safra asitlerine, steroid hormonlara veya D vitaminine dönüşebilir ya da dışkıyla atılır.
Aşağıdakilerden hangisi glukoneogenezde kullanılmaz?
A)Gliserol
B)Pirüvat
C)Laktat
D)Asetil KoA***
E)Okzaloasetat