Spondilopatiler ve Spondylosis, Spondylolysis ile Spondylolisthesis ayırımı

SPONDYLOPATHY          I-İnflammatory                Spondylitis “Ankylosing spondylitis” Sacroiliitis Discitis Spondylodiscitis Pott disease II-Non inflammatory     Spondylosis Spondylolysis Spondylolisthesis “Retrolisthesis” Spinal stenosis Facet syndrome ————- Spondiloliz ve Spondiloz Bu iki koşul size çok benziyor olabilir ancak farklılıklarını anlamak önemlidir Spondiloz (Kireçlenme), Spondilolistezis (Bel Kayması) dır. Spondiloliz ise; Spondilolistezis; bir vertebranın diğeri üzerinde öne veya arkaya (retrolistezis) kayması … Devamını oku

Vertebrada siyah nokta görünümü; stres kırığı (spondilolizis)

Genellikle çok hareketli olan bel bölgesinin alt omurlarındaki aşırı yüklenmeye bağlı oluşan “stres kırıklarıdır”. Bu kırıklara omurga stres kırığı (spondilolizis) denir. Bu bölgenin çok hareketli olması nedeniyle de oluşan omurga stres kırığı çoğu zaman iyileşmeyebilir Spondilolistezi, bir omurun altında bulunan diğer bir omur üzerinden ileriye doğru kaymasıdır. Bu kaymayı mümkün kılan, normalde omurun ön ve arka … Devamını oku

Müllerian agenezi yada Mayer Rokitansky Hauser sendromu ve MURCS asosiyasyonu

MURCS birlikteliği Müller kanal aplazisi, renal aplazi ve servikotorasik displazinin beraberliği olarak bildirilmiştir. Müllerian, Renal, and Cervical Spine (MURCS) birlikteliği ilk olarak 1979 yılında Duncan ve arkadaşları tarafından 30 hastada rastlantı dışı Müller kanal aplazisi, renal aplazi ve servikotorasik displazinin birarada olması olarak bildirilmiştir Etiyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Genellikle sporadik geçişlidir ve eşlik eden anomaliler; … Devamını oku

Fox-Fordyce hastalığı, Apocrine miliaria

Fox-Fordyce hastalığı nadir görülen, sporadik, apokrin ter bezi retansiyonu sonucu oluan, kalıntılı, foliküler papüllerle karakterize bir dermatozdur. Patogenezindeki en önemli basamak apokrin ter bezi duktuslarının tıkanması ve rüptürüdür. Fox-Fordyce hastalıı her ırkta görülebilen, kadınlarda erkeklere göre dokuz kat daha sık rastlanan, genellikle ergenlikten sonra 13-35 yalar arasında balayan bir dermatozdur Çocuklukta veya menapoz sonrası başlayan … Devamını oku

Myom dejenerasyon tipleri

Uterin miyomlar reprodüktif çağdaki kadınlarda en sık görülen benign jinekolojik neoplazilerdir. Etiyolojisi bilinmemekle beraber birçok faktör suçlanmaktadır. Klinik olarak hastalar menoraji, dismenore, menstrüel bozukluklar, pelvik basınç ve ağrı, şişkinlik hissi, sık idrara çıkma ve artmış intestinal rahatsızlık hissi gibi çok çeşitli klinik bulgularla karşımıza çıkmaktadırlar. Tanıda ultrasonografi sık kullanılmasına rağmen kesin tanı patolojik değerlendirme sonrası … Devamını oku

FIGO Myoma Uteri subklasifikasyonu

Myom sınıflaması ile ilgili tam bir görü birlii salanamamakla birlikte Wamsteker tarafından tariflenen sınıflama kullanılmaktadır. I. Submukozal Myomlar: Uterin kaviteyi anatomik olarak distorsiyona uratır. Ia- Tip O: ntramural uzanımı olmayan pedinküllü myomdur Ib- Tip 1: %50’den az intramural uzanımı olan geni tabanlı myomdur. Ic-Tip 2: %50’den çok intramural uzanımı olan myomdur. İntramural uzanımın derecesi ultrasonografik … Devamını oku

LEEP Döngü elektrocerrahi eksizyon prosedürü

SIL YÖNETİMİ I-ASC-US “Atypical Squamous Cells of Udetermined Significance”; 1. 6 ve 12 ay sonra iki kez smear tekrarı veya 2. Kolposkopi veya 3. HPV DNA tayini II-ASC-H “atypical squamous cells-cannot exclude high-grade squamous intraepithelial lesion”;Kolposkopi eşliğinde servikal biyopsi III-L-SIL “Low grade intraepithelial lesion”; Kolposkopi eşliğinde servikal biyopsi IV-H-SIL “High-grade Squamous Intraepithelial Lesion”; Kolposkopi eşliğinde … Devamını oku