Amyotrofik lateral skleroz (ALS)

Altmış beş yaşında erkek hastanın yedi aydır bacaklarında ilerleyen güçsüzlük yakınmaları mevcuttur. 2 aydır kollarında da güçsüzlük gelişmiştir. Yakın zamanda yutma sorunu ile birlikte sesi kalınlaşmıştır. Yapılan kas biyopsisinde denervasyon atrofisi saptanmıştır. Hastada duyu bozukluğu yoktur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Amiyotrofik lateral skleroz **** B) Guillain-Barré sendromu C) Dar lomber … Devamını oku

MS tanısında BOS incelemesinde bakılması gereken, IgG oligoklonal bant (OKB)

Primer progressif MS tanısı için 2000 yılında Thompson ve arkadaşları tarafından çalışmalar yapılmış, tanı için en az bir yıl süreli kötüleşme süresinin olması ve BOS, uyarılmış potansiyeller ve MRG ile tanının desteklenmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu kriterler ile kesin MS tanısı koymak için BOS’ta oligoklonal bandların pozitif bulunması gereklidir. Oligoklonal band OKB: İntratekal IgG sentezi MS … Devamını oku

Vertebrobaziler yetmezlik tanısı

Vertebral arter (VA) volumlerine göre 3 gruba ayrılır. Grup 1; VA volümünde şiddetli derecede azalma (<120 ml/dk) Grup 2; orta veya hafif derecede azalma (120–200 ml/dk) Grup 3; VA volumleri (>200 ml/dk) normal olarak kabul edilir. Vertebrobaziller yetmezlik (VBY) orta ve ileri yaş vertigolu hastalarda sık karşılaşılan bir problemdir. VBY’ li hastaların tanısında hastaların semptomları … Devamını oku

Merkelsson Rosenthal sendromu

Melkersson Rosenthal sendromu (MRS) etyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte, etyopatogenezdeenfeksiyonlar, genetik yatkınlık, immün yetmezlik, besin intoleransı ve stres faktörleri gibi birçok etkensuçlanmaktadır. Diğer adı, Miescher–Melkersson–Rosenthal sendromudur. OD geçer. Melkersson-Rosenthal sendromu, tekrarlayan yüz felci , yüzün ve dudakların şişmesi (genellikle üst dudak: cheilitis granülomatoz) ve dilde kıvrımların ve olukların gelişmesi (çatlak dil) ile karakterize nadir bir … Devamını oku

Baastrup sendromu (kissing spines)

Baastrup sendromu (aynı zamanda öpüşen dikenler olarak da adlandırılır), interspinöz bursit ve lomber omurgadaki bitişik dikenli süreçlerin birbirine sürtündüğü kemikler ve yumuşak dokulardaki diğer dejeneratif değişikliklerle karakterize bel ağrısının bir nedenidir.  İlk olarak 1933 yılında Danimarkalı radyolog Christian Baastrup tarafından tanımlanmıştır Öpücük Omurgası esas olarak omurganın lomber bölgesini etkiler, L4-L5 en sık etkilenen seviyedir , … Devamını oku

Bulimia Nervoza

Bulimia Nervoza kelime anlamı ‘öküz açlığı’ dır. Bu bozuklukta sorun kontrol edilemeyen aşırı yemek yeme nöbetlerinin olmasıdır. Bu nöbetler sırasında kişi aldığı kalori miktarını üç binden yirmi bine kadar çıkarabilir. Hastalar nöbetler sırasında şuursuzca davranıp kendilerini kaybettiklerini söylüyorlar. Yeme nöbetlerinin sıklığı günde birkaç kez olabildiği gibi haftada bir kez bile olabilir. Dakikalar veya saatler sürebilir. … Devamını oku

Anoreksia nervoza

Anoreksiya nervoza veya kısaca anoreksiya, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren psikolojik bozukluk. Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir. Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim … Devamını oku

Katotonik özellikler

KATATONİ; motor, bilişsel, affektif ve otonomik belirtilerle seyreden bir nöropsikiyatrik sendromdur. Literarürde katatoniyle ilgili 40’dan fazla belirti tanımlanmıştır, stupor, postür alma, negativizm ve mutizm bunlar arasında en yaygın görülenlerdir. Katatoni potansiyel olarak hayatı tehdit edici olması, hızlı tanı ve tedaviyle dramatik bir şekilde düzelebilmesi nedeniyle önemli bir sendromdur. Geçmişte sadece şizofreniyle ilişkilendirilirken günümüzde birçok psikiyatrik … Devamını oku