Oküler herpes simpleks virüsü (HSV) enfeksiyonları, temel olarak HSV-1 (nadiren HSV-2) etkeniyle gelişen, trigeminal sinir ganglionunda latent (uyku) halde kalan ve gözün tüm yapılarını (özellikle korneayı) etkileyebilen tekrarlayıcı bir tablodur.
Klinik Formlar
1-Blefarokonjonktivit (Primer Enfeksiyon): Genellikle çocuklarda ilk karşılaşmada görülür. Tek taraflı, veziküler deri lezyonları ile birlikte akut foliküler konjonktivit ve preauriküler lenfadenopati yapar. [1]
2-Epiteliyal Keratit (En Sık): Aktif viral replikasyon vardır. Kornea yüzeyinde patognomonik dendritik (ağaç dalı şeklinde) ülserler izlenir. Boyama için florosein veya rose bengal kullanılır. Semptomlar; ağrı, fotofobi, bulanık görme ve kızarıklıktır.
3-Stromal Keratit (İmmünolojik / Diskiform): Virüsün doğrudan etkisinden ziyade immün aracılı (antijen-antikor reaksiyonu) bir tablodur. Korneada stromal ödem, infiltrasyon, skarlar (bulanıklık) ve neovaskülarizasyon görülür. Kalıcı görme kaybı riski yüksektir.
4-Endotelit (Korneal Endotelit): Diskiform veya yaygın ödem, keratik presipitasyonlar ve göz içi basınç artışı ile karakterizedir.
6-Üveit ve Glokom: Tekrarlayan ataklar sekonder olarak trabekülit yapıp göz içi basıncını yükseltebilir (üveitik glokom). İriste bölgesel atrofi (iskeletleşme/bölgesel doku kaybı) tipiktir.

Tedavi Yaklaşımı
a-Epiteliyal Keratitte: Canlı virüs çoğalması olduğu için topikal veya oral antiviral ilaçlar (asiklovir, gansiklovir) kullanılır. Kesinlikle topikal steroid verilmez, çünkü ülseri derinleştirir ve tabakayı eritir (kornea perforasyonu riski).
b-Stromal Keratitte: Temel sorun immün reaksiyon (enflamasyon) olduğu için tedaviye topikal kortikosteroid eklenir. Ancak sekonder viral çoğalmayı ve nüksü önlemek amacıyla mutlaka yanına profilaktik oral antiviral eklenmelidir (Asla sadece topikal steroid kullanılmaz).
Oküler herpes (göz uçuğu), genellikle Herpes Simplex Virüsü Tip 1 (HSV-1) nedeniyle meydana gelen, gözün saydam tabakası (kornea) başta olmak üzere çeşitli katmanlarını etkileyen ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir viral enfeksiyondur. Virüs vücuda bir kez girdikten sonra sinir köklerine (trigeminal ganglion) yerleşir ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde tekrar aktive olarak gözde ataklara yol açar.

Oküler Herpesin Klinik Formları
Hastalık, virüsün gözün hangi tabakasını tuttuğuna bağlı olarak farklı formlarda sınıflandırılır:
- Epiteliyal Keratit: En sık görülen tablodur. Kornea yüzeyinde tipik ağaç dalı benzeri (dendritik) ülserler oluşur.
- Stromal Keratit: Korneanın daha derin tabakası etkilenir. Korneada bulanıklık, incelme ve skar (iz) oluşma riski yüksektir.
- Endotelit: Korneanın en iç tabakasının iltihaplanmasıdır ve belirgin göz ödemine yol açar.
- Herpetik Üveit: Gözün iç kısımlarında iltihaba ve göz tansiyonunun (glokom) tehlikeli şekilde yükselmesine neden olur.
Belirtileri Nelerdir?
Enfeksiyon genellikle tek bir gözde ortaya çıkar ve şu semptomlarla kendini gösterir:
- Gözde belirgin kızarıklık ve şiddetli ağrı
- Işığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi)
- Bulanık görme veya ani görme azalması
- Gözde yabancı cisim hissi ve sulanma
- Göz kapaklarında küçük, içi sıvı dolu uçuk kabarcıkları
Tetikleyici Faktörler
Virüsün sinir hücrelerinde uyku (latent) modundan çıkıp göze saldırmasını kolaylaştıran etkenler şunlardır:
- Fiziksel veya duygusal yoğun stres
- Ateşli hastalıklar ve zayıflamış bağışıklık sistemi
- Güneş ışığına (UV) aşırı maruz kalma
- Göz travmaları veya geçirilmiş göz ameliyatları
- Kortizon içerikli göz damlalarının bilinçsiz kullanımı
Tedavi Yöntemleri
- Antiviral İlaçlar: Yüzeysel enfeksiyonlarda asiklovir veya gansiklovir içeren antiviral göz pomadları/damlaları kullanılır. Derin tutulumlarda ise ağızdan (sistemik) tablet tedavisi eklenir.
- Kortikosteroid Damlalar: Stromal (derin) tutulumlarda iltihabı baskılamak için kortizonlu damlalar gerekebilir. Ancak bu damlalar asla hekimsiz kullanılmamalıdır; aksi takdirde virüsün yayılması hızlanır.
- Göz Tansiyonu Kontrolü: Göz içi basıncı yükselen hastalara tansiyon düşürücü damlalar başlanır.
- Uzun Süreli Koruma: Yılda birden fazla atak geçiren kişilere nüks riskini azaltmak amacıyla uzun süreli, düşük doz koruyucu (profilaktik) antiviral tedavi uygulanır.

Gözünde ağrı, batma, sulanma ve görme bulanıklığı şikayetiyle başvuran 34 yaşındaki erkek hastanın yapılan biyomikroskobik muayenesinde korneada flöresein ile boyanan ağaçsı (dendritik) dallanma gösteren ülseratif lezyonlar saptanmıştır.
Bu hastanın klinik tablosu ve etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) En olası etken Herpes Simpleks Virüs Tip 1 (HSV-1)’dir.
B) Virüs, primer enfeksiyon sonrası Trigeminal ganglionda latent kalır.
C) Tanıda kornea kazıntı örneğinde çok çekirdekli dev hücrelerin (Tzanck yayması) görülmesi tanıyı destekler.
D) Tedavide lokal (topikal) veya sistemik kortikosteroid damlalar ilk basamakta tek başına başlanmalıdır.
E) Hastalığın tekrarlaması (reaktivasyon), ultraviyole ışık, stres veya immünsupresyon gibi faktörlerle tetiklenebilir.
Doğru Cevap: D
Soru Açıklaması
Tipik Lezyon (Dendritik Ülser): Oküler HSV enfeksiyonlarının (özellikle Herpes Keratiti) en spesifik ve TUS’ta en çok sorgulanan klinik bulgusu korneadaki dendritik (ağaçsı dallanma gösteren) ülserlerdir.
Etken ve Latentlik: Göz tutulumundan sorumlu ana etken HSV-1‘dir. Virüs, primer enfeksiyonun ardından Trigeminal ganglionda (Gasser ganglionu) latent (uyur halde) kalır. Reaktivasyon durumunda sinir lifleri boyunca göz yüzeyine göç eder.
Laboratuvar Tanısı: Hücresel düzeyde epitelyal lezyonlardan yapılan kazıntılarda Tzanck yayması ile çok çekirdekli dev hücreler (multinükleer dev hücreler) ve Cowdry A inklüzyon cisimcikleri görülür. Günümüzde en güvenilir doğrulama yöntemi ise PCR testidir.
Tedavi Prensipleri (Neden D Yanlış?): Aktif dendritik keratiti olan (canlı virüs replikasyonunun devam ettiği) bir hastada tek başına veya ilk basamakta kortikosteroid kullanımı kesinlikle kontrendikedir (yasaktır). Steroidler virüsün çoğalmasını artırarak dendritik ülseri genişletir ve tedavisi çok daha zor olan “coğrafik (harita benzeri) ülsere” ya da kornea perforasyonuna (delinmesine) yol açar. İlk basamak tedavide topikal veya sistemik antiviral ajanlar (Asiklovir, Gansiklovir) tercih edilir. Steroidler ancak antiviral koruma altında, viral replikasyon bittikten sonra oluşan derin (stromal) inflamasyonu baskılamak amacıyla uzman kontrolünde kullanılabilir.