Uveal melanoma tedavisinde, Plak brakiterapisi

En yaygın radyasyon tedavisi, radyoaktif tohumları (çoğunlukla iyot-125 , ancak rutenyum-106 ve paladyum-103 de kullanılır) içeren küçük disk şeklinde bir kalkanın (plak) gözün dış yüzeyine, tümörün üzerine yapıştırıldığı plak brakiterapisidir.

Plak birkaç gün yerinde bırakılır ve sonra çıkarılır. Plak radyoterapisinden sonra metastaz riski , enükleasyon ile aynıdır; bu da mikrometatastatik yayılımın birincil tümörün tedavisinden önce meydana geldiğini düşündürmektedir .

Uveal melanomda plak brakiterapisi ve proton tedavisi

Her iki yöntem de gözü korumayı amaçlayan lokal radyoterapi seçenekleridir. Temel fark:

  • Plak brakiterapisi: Radyasyon kaynağı geçici olarak göz yüzeyine yerleştirilir.
  • Proton tedavisi: Radyasyon dışarıdaki bir cihazdan, hassas biçimde tümöre yönlendirilir.

Plak brakiterapisi

Uygulama tekniği

Tümörün yeri fundus muayenesi ve ultrasonografiyle belirlenir. Ardından:

  1. Radyoaktif kaynak taşıyan küçük disk biçimli plak hazırlanır.
  2. Konjonktiva açılır.
  3. Plak, tümör tabanını güvenlik payıyla örtecek şekilde sklera üzerine sütüre edilir.
  4. Radyasyon birkaç gün boyunca sürekli uygulanır.
  5. Hedef doza ulaşıldığında ikinci kısa operasyonla plak çıkarılır.

Plak, tümörün kendisine veya göz içine yerleştirilmez; gözün dış duvarına—episkleral yüzeye bağlanır.

Kullanılan izotoplar

İzotopRadyasyon türüTemel özellik
İyot-125Düşük enerjili gama/X ışınıEn yaygın; orta kalınlıktaki tümörlerde etkili
Paladyum-103Düşük enerjili fotonDoz daha yüzeysel yoğunlaşabilir
Rutenyum-106Beta parçacığıPenetrasyonu sınırlı; daha ince tümörlerde
Kobalt-60/İridyum-192Daha yüksek enerjiliGünümüzde daha seyrek

Teknik olarak I-125 ve Pd-103 plakları radyoaktif “tohumlar” içerir. Ru-106 ise çoğunlukla plak yüzeyine yerleştirilmiş beta yayıcı tabaka biçimindedir; klasik tohum dizilimi şeklinde olmayabilir.

En uygun tümörler

Plak brakiterapisi özellikle:

  • Küçük–orta boy koroidal melanom
  • Siliyer cisim melanomu
  • Bazı iris melanomları
  • Tümör tabanının plakla tamamen örtülebildiği lezyonlar

için uygundur.

COMS çalışmasındaki klasik “orta boy” koroidal melanom ölçütleri:

  • Apikal yükseklik: 2,5–10 mm
  • En büyük bazal çap: ≤16 mm

Bunlar tarihsel çalışma ölçütleridir; günümüzde karar yalnızca bu sınırlara göre verilmez.

Avantajları

  • Göz korunabilir.
  • Tümöre yüksek lokal doz verilir.
  • Çevre dokular kısmen korunur.
  • Tedavi süresi görece kısadır.
  • Orta boy tümörlerde enükleasyona benzer hastalık özgül sağkalım sağlar.
  • Görme, tümörün yerleşimine göre bir süre korunabilir.

Sınırlılıkları

  • Plak yerleştirmek için operasyon gerekir.
  • Birkaç gün sonra plağın çıkarılması için ikinci işlem gerekir.
  • Optik diske çok yakın veya diske uzanan tümörlerde yeterli örtüşme güçleşebilir.
  • Büyük ve kalın tümörlerde tümör apeksine yeterli doz ulaştırılırken sklera ve çevre dokular yüksek doz alabilir.
  • Plak konumu hatalıysa tümör kenarında yetersiz doz oluşabilir.

Komplikasyonları

Erken veya geç dönemde:

  • Radyasyon retinopatisi
  • Radyasyon makülopatisi
  • Radyasyon optik nöropatisi
  • Katarakt
  • Maküla ödemi
  • Retina damar tıkanıklıkları
  • Vitreus hemorajisi
  • İris neovaskülarizasyonu
  • Neovasküler glokom
  • Skleral nekroz
  • Kuru göz
  • Tümör nüksü
  • Kalıcı görme kaybı gelişebilir.

Risk özellikle tümör:

  • Makulaya,
  • Foveaya,
  • Optik diske yakınsa artar.

Plak brakiterapisi–enükleasyon ilişkisi

COMS randomize çalışmasında orta boy koroidal melanomlarda: I-125 plak brakiterapisi, Enükleasyon arasında genel sağkalım veya melanoma bağlı mortalite bakımından anlamlı fark gösterilmemiştir. Gözü çıkarmak, uygun orta boy tümörde plak brakiterapisine göre metastazı veya ölümü belirgin biçimde azaltmamaktadır.

Mikrometastaz

Plak brakiterapisinden sonra metastaz riskinin enükleasyonla benzer olması, metastaz geliştiren hastaların önemli kısmında tümör hücrelerinin:

  • Primer tümör tanınmadan önce veya
  • Lokal tedaviden önce

dolaşıma çıkmış olabileceğini düşündürür.

Bu hücreler özellikle karaciğerde yıllarca dormant mikrometastaz halinde kalabilir.

Ancak bu sonuç:

  • Her hastada tedaviden önce mikrometastaz bulunduğunu,
  • Lokal tedavinin metastaz açısından önemsiz olduğunu

göstermez. İyi lokal kontrol hâlâ önemlidir. Lokal nüks veya kontrolsüz büyüme, ek morbidite ve olası yayılım riski taşır.