2026 Güncel TUS Denemesi
Tıbbi Histoloji 3 Soru + Medikal Embriyoloji 4 Soru
Sorular; klasik TUS bilgisini moleküler gelişim mekanizmaları, hücre belirteçleri ve güncel organoid çalışmalarının doğruladığı gelişimsel ilişkilerle birleştirecek biçimde hazırlanmıştır.
I. TIBBİ HİSTOLOJİ
Soru 1 — Böbrek histolojisi ve filtrasyon bariyeri
Nefrotik düzeyde proteinürisi bulunan bir hastanın böbrek biyopsisinde glomerüler kapiller endotelde belirgin yapısal bozukluk saptanmamış, ancak elektron mikroskobunda podosit ayaksı çıkıntılarında silinme ve slit diyafram yapısında kayıp görülmüştür.
Bu hastada hasarlanan yapının temel moleküler bileşenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
A) Üroplakin III
B) Nephrin
C) E-kaderin
D) Desmoglein 3
E) Occludin
Doğru cevap: B
Açıklama
Glomerüler filtrasyon bariyeri üç ana katmandan oluşur:
- Fenestralı glomerüler kapiller endoteli
- Glomerüler bazal membran
- Podosit ayaksı çıkıntıları arasındaki slit diyafram
Slit diyaframın temel yapısal proteinlerinden biri nephrindir. Nephrin, NPHS1 geni tarafından kodlanan transmembran bir proteindir. Podosit ayaksı çıkıntıları arasındaki süzülme yarığını köprüleyerek hem fiziksel filtrasyon bariyerine hem de hücre içi sinyal mekanizmalarına katılır.
Diğer önemli podosit proteinleri:
- Podocin: NPHS2 geni
- NEPH1
- CD2AP
- Synaptopodin
- α-actinin-4
- Podocalyxin
Podosit hasarında ayaksı çıkıntılar genişler ve birbirleriyle birleşmiş görünür. Bu olaya foot process effacement — ayaksı çıkıntı silinmesi denir.
2025 böbrek organoidi ve fetal böbrek modellerinde glomerül benzeri yapılardaki podositlerin WT1, NPHS1 ve podocalyxin ekspresyonu gösterdiği doğrulanmıştır. (PubMed Central (PMC))
Seçeneklerin analizi
- Üroplakin III: Ürotelyumun yüzeyel şemsiye hücrelerinde bulunur.
- E-kaderin: Çeşitli epitel hücrelerinin adherens junction yapısında bulunur.
- Desmoglein 3: Desmozomal kadherindir; özellikle çok katlı yassı epitelde önemlidir.
- Occludin: Tight junction bileşenidir; slit diyaframın temel özgün proteini değildir.
TUS noktası
NPHS1 → Nephrin → Konjenital nefrotik sendrom, Fin tipi
NPHS2 → Podocin → Steroide dirençli nefrotik sendrom
Soru 2 — Timus histolojisi ve kan-timus bariyeri
Timusun korteksinde bulunan gelişmekte olan T lenfositlerin dolaşımdaki antijenlerle erken karşılaşmasını engelleyen kan-timus bariyerinin yapısına aşağıdakilerden hangisi katılmaz?
A) Sürekli tip kapiller endotel
B) Endotel hücreleri arasındaki sıkı bağlantılar
C) Kalın kapiller bazal lamina
D) Tip I epiteliyoretiküler hücreler
E) Fenestralı kapiller endotel
Doğru cevap: E
Açıklama
Kan-timus bariyeri, özellikle timus korteksinde immünolojik olarak immatür timositlerin dolaşımdaki antijenlerle kontrolsüz karşılaşmasını engeller.
Bariyerin bileşenleri:
- Sürekli tip, fenestrasız kapiller endotel
- Endotel hücreleri arasındaki zonula occludensler
- Endotel bazal laminası
- Perivasküler bağ dokusu ve makrofajlar
- Epiteliyoretiküler hücrelerin bazal laminası
- Tip I epiteliyoretiküler hücreler ve aralarındaki sıkı bağlantılar
Timus medullasında kan-timus bariyeri daha az belirgindir. Medullada daha az sayıda ve daha olgun T hücreleri bulunur.
Epiteliyoretiküler hücrelerin özeti
| Hücre tipi | Yerleşim | Temel özellik |
|---|---|---|
| Tip I | Korteks çevresi ve damar çevresi | Kan-timus bariyeri |
| Tip II | Korteks | Timosit gelişimi ve pozitif seleksiyon |
| Tip III | Kortikomedüller sınırın kortikal tarafı | Korteks-medulla bariyeri |
| Tip IV | Kortikomedüller sınırın medüller tarafı | Tip III hücrelerle bariyer |
| Tip V | Medulla | Timosit kümelerinin desteklenmesi |
| Tip VI | Medulla | Hassall cisimciklerini oluşturur |
TUS tuzağı
Timus stroması diğer lenfoid organlardan farklı olarak esas olarak:
Endoderm kökenli epiteliyoretiküler hücrelerden
oluşur. Retiküler bağ dokusu hücreleri ve retiküler liflerden oluşan klasik stroma belirgin değildir.
Soru 3 — Alveol histolojisi ve sürfaktan metabolizması
Prematüre bir yenidoğanın akciğer biyopsisinde, alveol yüzey aktif maddesinin sentez ve depolanmasından sorumlu hücrelerde gelişim yetersizliği düşünülmektedir.
Bu hücre ve hücre içi organeline ilişkin doğru eşleştirme aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tip I pnömosit — Weibel-Palade cisimciği
B) Tip II pnömosit — Lamellar cisimcik
C) Clara hücresi — Birbeck granülü
D) Alveoler makrofaj — Multiveziküler cisim
E) Endotel hücresi — Hücre içi sürfaktan vakuolü
Doğru cevap: B
Açıklama
Tip II pnömositler, alveol duvarında yer alan kübik epitel hücreleridir.
Başlıca görevleri:
- Pulmoner sürfaktan sentezi
- Sürfaktanın lamellar cisimciklerde depolanması
- Alveol hasarında proliferasyon
- Tip I ve tip II pnömositlere farklılaşarak alveol epitelini yenileme
Sürfaktanın önemli bileşenleri:
- Dipalmitoilfosfatidilkolin
- Fosfatidilgliserol
- Kolesterol
- SP-A
- SP-B
- SP-C
- SP-D
SP-B ve SP-C hidrofobik olup sürfaktanın yüzeye yayılmasında önemlidir.
SP-A ve SP-D kolektin ailesindendir ve doğuştan bağışıklığa katılır.
Lamellar cisimcikler elektron mikroskobunda konsantrik membranlı yapılar olarak görülür. Ekzositoz sonrası alveol yüzeyinde tübüler miyelin ağı oluşumuna katkı sağlarlar.
Seçeneklerin analizi
- Weibel–Palade cisimciği: Endotel hücrelerinde; von Willebrand faktör ve P-selektin içerir.
- Birbeck granülü: Langerhans hücresinde; CD1a ve langerin ilişkili.
- Club hücresi: Bronşiollerde bulunur; SCGB1A1 salgılar ve detoksifikasyona katılır.
- Alveoler makrofaj: Fagositoz yapar ancak sürfaktan sentezlemez.
TUS noktası
Tip I pnömositler alveol yüzeyinin yaklaşık %95’ini örter; hücre sayısı bakımından tip II hücreler daha fazladır.
II. MEDİKAL EMBRİYOLOJİ
Soru 4 — Plasentasyon ve ekstravillöz trofoblast
İlk trimester plasenta örneğinde, sitotrofoblast hücrelerinin villus ankraj bölgelerinden desiduaya doğru ilerlediği ve maternal spiral arterlerin duvarını invaze ettiği görülmektedir.
Bu hücre popülasyonunun temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Maternal kan ile fetal kan arasında doğrudan sinsityal bariyer oluşturmak
B) Spiral arterleri yüksek dirençli damarlara dönüştürmek
C) Spiral arterlerin düz kas ve endotel yapısını değiştirerek düşük dirençli uteroplasental dolaşım oluşturmak
D) Amniyon epiteline farklılaşmak
E) Primer vitellus kesesini oluşturmak
Doğru cevap: C
Açıklama
Tanımlanan hücreler ekstravillöz trofoblastlardır — EVT.
Ekstravillöz trofoblastlar iki ana doğrultuda farklılaşır:
- İnterstisyel EVT: Desidua ve yüzeyel miyometriuma ilerler.
- Endovasküler EVT: Maternal spiral arterlere girer.
Spiral arter dönüşümünde:
- Damar düz kası azalır.
- Elastik yapı kaybolur.
- Endotel kısmen trofoblastlarla yer değiştirir.
- Damarlar geniş, düşük dirençli ve yüksek akımlı kanallara dönüşür.
- Uteroplasental perfüzyon artar.
Bu dönüşümün yetersizliği preeklampsi ve fetal büyüme kısıtlılığıyla ilişkilidir. Güncel insan plasentası çalışmaları trofoblast hücrelerinin villöz sitotrofoblast, sinsityotrofoblast ve ekstravillöz trofoblast soylarına ayrıldığını göstermektedir. (PubMed Central (PMC))
TUS tuzağı
- Sinsityotrofoblast: İntervillöz boşluktaki maternal kanla temas eden esas yüzeydir.
- Ekstravillöz trofoblast: Desidua ve spiral arter invazyonundan sorumludur.
- Villus sitotrofoblastı: Proliferatif progenitör tabakadır.
Soru 5 — Nöral krest gelişimi
Bir embriyoda nöral krest hücrelerinin epitel-mezenkimal dönüşümü ve göçü deneysel olarak engellenmektedir.
Aşağıdaki yapılardan hangisinin gelişimi bu bozukluktan doğrudan etkilenmez?
A) Adrenal medulla kromaffin hücreleri
B) Schwann hücreleri
C) Odontoblastlar
D) Parafoliküler tiroid hücreleri
E) Adenohipofiz hücreleri
Doğru cevap: E
Açıklama
Nöral krest hücreleri, nöral tüpün dorsal bölgesinden ayrılarak geniş alanlara göç eden multipotent hücrelerdir.
Başlıca nöral krest türevleri:
- Periferik sinir sistemi ganglionları
- Schwann hücreleri ve satellit hücreler
- Melanositler
- Adrenal medulla kromaffin hücreleri
- Pia ve araknoid
- Kraniyofasiyal kemik ve kıkırdakların önemli bölümü
- Odontoblastlar
- Parafoliküler C hücreleri
- Konotrunkal kalp septumu
- Aortikopulmoner septum
- Büyük damar düz kaslarının bir bölümü
- Enterik sinir sistemi
Adenohipofiz, oral ektodermden gelişen Rathke kesesinden köken alır; nöral krest türevi değildir.
Nöral krestin bölgesel türevleri
| Bölge | Önemli türev |
|---|---|
| Kraniyal nöral krest | Yüz iskeleti, odontoblast, kraniyal ganglionlar |
| Kardiyak nöral krest | Konotrunkal septum, ark arterlerinin düz kası |
| Vagal ve sakral nöral krest | Enterik ganglionlar |
| Trunkal nöral krest | Dorsal kök ganglionu, sempatik ganglion, adrenal medulla |
| Sakral nöral krest | Distal enterik sinir sistemi katkısı |
Klinik ilişki
Nöral krest bozuklukları nörokristopati olarak adlandırılır:
- Hirschsprung hastalığı
- DiGeorge spektrumunun bazı kardiyak bulguları
- Waardenburg sendromu
- Konotrunkal kalp anomalileri
- Bazı feokromositoma ve nöroblastomlar
Soru 6 — Metanefroz ve karşılıklı indüksiyon
Embriyonik böbrek gelişiminde üreter tomurcuğunun metanefrik mezenşime girmesi engellenmektedir.
Bu durumda aşağıdaki yapı çiftlerinden hangisinin gelişiminin birlikte bozulması beklenir?
A) Glomerül ve üreter
B) Proksimal tübül ve Henle kulpu; ancak toplayıcı kanal korunur
C) Üreter ve toplayıcı sistem; nefronlar tamamen normal gelişir
D) Mesane epiteli ve adrenal korteks
E) Üretra epiteli ve gonadal medulla
Doğru cevap: A
Açıklama
Kalıcı böbrek olan metanefroz, iki embriyolojik yapı arasındaki karşılıklı indüksiyonla gelişir:
Üreter tomurcuğu türevleri
- Üreter
- Pelvis renalis
- Majör kaliksler
- Minör kaliksler
- Toplayıcı kanallar ve toplayıcı tübüller
Metanefrik mezenşim türevleri
- Bowman kapsülü
- Glomerüler podositler
- Proksimal tübül
- Henle kulpu
- Distal tübül
Üreter tomurcuğunun metanefrik mezenşime girmemesi durumunda:
- Üreter tomurcuğu dallanamaz.
- Toplayıcı sistem oluşamaz.
- Metanefrik mezenşim nefronlara farklılaşamaz.
- Renal agenezi ortaya çıkabilir.
Güncel fetal böbrek ve kidney organoid çalışmaları da nefron progenitörlerini içeren metanefrik mezenşim ile üreter tomurcuğu soyları arasındaki karşılıklı ilişkinin böbrek organizasyonu için zorunlu olduğunu göstermektedir. (PubMed Central (PMC))
Moleküler karşılıklı indüksiyon
Metanefrik mezenşim:
- GDNF salgılar.
- Üreter tomurcuğundaki RET reseptörünü uyarır.
- Üreter tomurcuğu büyümesi ve dallanması başlar.
Üreter tomurcuğu:
- WNT9B ve diğer sinyalleri salgılar.
- SIX2 pozitif nefron progenitörlerinin farklılaşmasını düzenler.
- WNT4 üzerinden mezenşim-epitel dönüşümünü başlatır.
TUS tuzağı
Glomerül kapiller endoteli metanefrik mezenşimden değil, gelişen nefrona giren vasküler progenitörlerden oluşur. Buna karşılık podositler metanefrik mezenşim kökenlidir.
Soru 7 — Akciğer gelişimi ve dallanma morfogenezi
Embriyonik akciğer kültüründe çevre mezenşimde FGF10 ekspresyonu deneysel olarak ortadan kaldırılıyor.
En olası sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Solunum divertikülünün ve distal epitel tomurcuklanmasının ciddi biçimde azalması
B) Trakeoözofageal septumun aşırı gelişmesi
C) Tip II pnömositlerin erken dönemde aşırı sürfaktan üretmesi
D) Akciğer loblarının sayısının artması
E) Endodermal epitelin mezotele dönüşmesi
Doğru cevap: A
Açıklama
Akciğer epiteli ön bağırsak endoderminden, bağ dokusu, kıkırdak, düz kas ve damar yapıları ise çevre splanknik mezodermden gelişir.
Dallanma morfogenezinde temel sinyal ilişkisi:
- Mezenşimdeki FGF10
- Epiteldeki FGFR2b
FGF10, epitel tomurcuğunun büyümesini ve mezenşime doğru ilerlemesini uyarır. FGF10 sinyalinin kaybı akciğer tomurcuğu gelişimini ve dallanmayı ağır biçimde bozar.
Epitel kaynaklı SHH, çevre mezenşimde FGF10 ekspresyonunu lokal olarak baskılayarak yeni dallanma noktalarının düzenlenmesine yardım eder. BMP4, WNT, retinoik asit ve TGF-β yolları da sürece katılır.
Akciğer gelişim dönemleri
| Dönem | Yaklaşık zaman | Temel özellik |
|---|---|---|
| Embriyonik | 4–7. hafta | Trakea ve ana bronşlar |
| Psödoglandüler | 5–17. hafta | Terminal bronşiollere kadar dallanma |
| Kanaliküler | 16–25. hafta | Respiratuvar bronşioller, damarlaşma |
| Sakküler | 24. hafta–doğum | Terminal sakkuslar, incelen epitel |
| Alveoler | Geç fetal dönem–çocukluk | Sekonder septasyon ve alveol artışı |
TUS tuzağı
Psödoglandüler dönemde terminal bronşioller oluşsa da gaz değişimine uygun respiratuvar bronşioller ve terminal sakkuslar henüz gelişmemiştir. Bu nedenle bu dönemde doğan fetüs yaşayamaz.
CEVAP ANAHTARI
| Soru | Cevap | Konu |
|---|---|---|
| 1 | B | Podosit ve slit diyafram |
| 2 | E | Kan-timus bariyeri |
| 3 | B | Tip II pnömosit ve lamellar cisim |
| 4 | C | Ekstravillöz trofoblast |
| 5 | E | Nöral krest türevleri |
| 6 | A | Metanefroz ve karşılıklı indüksiyon |
| 7 | A | FGF10 ve akciğer dallanması |
YÜKSEK VERİMLİ TEKRAR TABLOSU
| Yapı veya süreç | Temel bilgi |
|---|---|
| Slit diyafram | Nephrin, podocin, CD2AP |
| Glomerüler bazal membran | Tip IV kollajen, laminin |
| Kan-timus bariyeri | Sürekli kapiller + Tip I epiteliyoretiküler hücre |
| Hassall cisimciği | Tip VI epiteliyoretiküler hücre |
| Tip II pnömosit | Sürfaktan, lamellar cisim, alveol rejenerasyonu |
| Weibel–Palade cisimciği | Endotel; vWF ve P-selektin |
| Ekstravillöz trofoblast | Spiral arter dönüşümü |
| Sinsityotrofoblast | hCG salgısı ve maternal kanla temas |
| Nöral krest | PSS, melanosit, adrenal medulla, kraniyofasiyal yapılar |
| Rathke kesesi | Adenohipofiz |
| Üreter tomurcuğu | Üreter ve toplayıcı sistem |
| Metanefrik mezenşim | Nefron epiteli |
| GDNF–RET | Üreter tomurcuğu büyümesi |
| WNT4 | Nefron oluşumunda mezenşim-epitel dönüşümü |
| FGF10–FGFR2b | Akciğer tomurcuklanması ve dallanması |
| SHH | FGF10 alanlarını düzenleyerek dallanma paternini sınırlar |
Bu sette özellikle yapı–molekül eşleştirmeleri, hücre kökenleri ve karşılıklı embriyonik indüksiyon mekanizmaları güçlü çeldiricilerle sınanmıştır.