Trigliserid sentezi ve gliserol metabolizması açısından karaciğer ile yağ dokusu (adipoz doku) arasındaki kritik biyokimyasal farkı; Karaciğerde bulunan gliserol kinaz enzimi yağ dokusunda bulunmaz.

GLİSEROL METABOLİZMASI

Lipoliz sırasında, Yağ dokusunda trigliserid yıkılır. Trigliserid; Hormona duyarlı lipaz (HSL) ile 3 Yağ asidi + Gliserol’e döner. Burada iki ürün oluşur;ilki serbest yağ asitleri diğeri ise Gliseroldür.

Serbest yağ asitleri; Yağ dokusunda kullanılabilir veya Kana geçerek Kas ile Karaciğer  tarafından enerji amacıyla kullanılır.

Gliserol ne olur? İşte kritik nokta budur.

Yağ dokusunda Gliserol kinaz YOKTUR. Dolayısıyla Gliserol Gliserol-3-fosfata çevrilemez. Bu nedenle yağ dokusu gliserolü kullanamaz. **************

Gliserol nereye gider? Kana verilir. Karaciğer de Gliserol kinaz ile sırasıyla Gliserol-3-fosfat ve DHAP (Dihidroksiaseton fosfat) üzerinden İki farklı yol ile ya Glukoneogenez yada Glikoliz işlemine tabii olr.

KARACİĞERDEKİ REAKSİYON

1. Basamak; Gliserol + ATP, Gliserol kinaz ile Gliserol-3-fosfat’a döner.

2. Basamak; Gliserol-3-fosfat, Gliserol-3-fosfat dehidrogenaz ile DHAP üzerinden Glukoneogenez veya Glikoliz sürecine katılır.

NEDEN YAĞ DOKUSUNDA GLİSEROL KİNAZ YOK?

Çünkü yağ dokusunun görevi; Enerji üretmek değil, Enerji depolamaktır. Gliserolün tekrar kullanılmasını istemez. Bu nedenle; Gliserol, kana gönderilir. Karaciğer de değerlendirir.

YAĞ DOKUSUNDA TRİGLİSERİD SENTEZİ NASIL OLUYOR?

Burada önemli bir ayrıntı vardır. Yağ dokusunda Gliserol kinaz olmadığı için Gliserol kullanılamaz.

Peki trigliserid nasıl sentezleniyor? Cevap; Glikozdan.

Yol

Glukoz, Glikoliz ile DHAP ve Gliserol-3-fosfata ayrılışır. Trigliserid sentezi yapılır.

Dolayısıyla İnsülin, Glukoz alımı artar. DHAP artar ve Gliserol-3-fosfat oluşur. ****Trigliserid sentezi hızlanır.

AÇLIKTA NE OLUR?

İnsülin azalır. Glukoz hücreye giremez. DHAP azalır. Gliserol-3-fosfat azalır. Yeni trigliserid sentezi azalır. Lipoliz baskın hale gelir.

KARACİĞER NEDEN GLİSEROL KİNAZA SAHİP?

Karaciğer; Glukoneogenez yapar.  Trigliserid sentezler. VLDL üretir.  Bu nedenle gliserolü değerlendirmek zorundadır.

BÖBREKTE DE BULUNUR

Gliserol kinaz yalnızca karaciğerde değildir. Bulunduğu başlıca dokular; Karaciğer, Böbrek ve Daha az olarak  İnce bağırsak ve Testisdir

YAĞ DOKUSUNDA BULUNMAYAN ENZİM Gliserol kinazdır. Bu yüzden Gliserol Kana verilir. Karaciğer de kullanır.

Klinik Önemi

Açlıkta Lipoliz artar. Gliserol kana çıkar. Karaciğerde glukoneogenez için kullanılır. Bu nedenle gliserol, Glukoneogenezin önemli substratlarından biridir.

İNSÜLİN EKSİKLİĞİ (DİYABET)

Lipoliz artar. Çok fazla gliserol oluşur. Karaciğerde Glukoneogenez artar. Hiperglisemiye katkıda bulunur.

GLUKONEOGENEZ SUBSTRATLARI

Glukoneogenezde kullanılabilenler: Gliserol, Laktat (Cori döngüsü), Alanin (Glukoz-Alanin döngüsü), Propiyonat (tek glukojenik yağ asidi kaynağı; tek sayılı zincirli yağ asitlerinden)

Kullanılamayanlar: Asetil-CoA, Çift sayılı zincirli yağ asitleri, Lösin, Lizin

KARACİĞER VE YAĞ DOKUSUNUN KARŞILAŞTIRILMASI

ÖzellikKaraciğerYağ Dokusu
Gliserol kinaz Var Yok
Gliserolü kullanabilir Evet Hayır
Glukoneogenez Var Yok
Gliserolden DHAP oluşturabilir Evet Hayır
Trigliserid sentezinde gliserol kaynağıGliserol veya glukozYalnızca glukozdan oluşan DHAP

Başasistanlık / TUS İçin Yüksek Verimli Bilgiler

Yağ dokusunda gliserol kinaz bulunmaz. Bu nedenle lipoliz sonucu oluşan gliserol yağ dokusunda yeniden kullanılamaz ve kana verilir. Karaciğer ve böbrek, gliserol kinaz içerdiği için gliserolü gliserol-3-fosfata, ardından DHAP’a dönüştürerek glukoneogenez veya glikolizde kullanabilir. Yağ dokusunda trigliserid sentezi için gerekli gliserol-3-fosfat, gliserolden değil glikoliz sırasında oluşan DHAP’tan elde edilir.  İnsülin, glukoz girişini artırarak DHAP ve dolayısıyla gliserol-3-fosfat oluşumunu artırır; bu da trigliserid sentezini destekler.

“Lipoliz sırasında açığa çıkan gliserol neden yağ dokusunda yeniden trigliseride dönüştürülemez?” Çünkü adipoz dokuda gliserol kinaz enzimi bulunmaz. Bu nedenle gliserol kana verilir ve esas olarak karaciğerde (ve böbrekte) metabolize edilir.