Yağ asitlerinin de novo sentezi

Yağ asitlerinin de novo sentezinde aşağıdakilerden hangisi koenzim olarak rol almaz?

A) NADPH

B) Tiamin*************

C) ATP

D) Biotin

E) HC03

CEVAP:   B

Yağ asidi (de novo lipogenez)De novo lipogenez (DNL), dolaşımdaki karbohidratların (öncelikle, özellikle yüksek karbonhidratlı bir yemekten sonra) yağ asitlerine dönüştürüldüğü ve daha sonra trigliseritlere veya diğer lipidlere dönüştürülebildiği işlemdir.

Yağ asitlerinin de novo sentezi ilk olarak hangi molekül ile başlar; Yağ asidi biyosentezinin başlayabilmesi için önce malonil-CoA‘nın sentezlenmesi gerekir. Malonil-CoA, asetil-CoA karboksilaz enziminin yardımıyla asetil-CoA’ya bir karboksil grubunun ilave edilmesi ile elde edilir.

Vücud tarafından kullanılan yağ asidlerinin büyük kısmı besinlerle sağlanır. Diyetle alınan aşırı miktardaki protein ve karbonhidratlar triaçilgliserol olarak depolanan yağ asidlerine çevrilebilir, insanlarda yağ asidi sentezi başlıca karaciğerdir. Bunun dışında süt salgılayan meme bezlerinde, bir yere kadar da yağ dokusu ve böbrekte meydana gelir. Yağ asidi sentezinde asetil KoA dan gelen karbonlar sentez esnasında gittikçe uzamakta olan yağ asid zincirine sokulur. Bu sentezde ATP ve indirgenmiş NADPH kullanılır. Yağ asid sentezinde kullanılan enzimler sitozolde bulunur ve insanlarda bu sistem ile iki karbonlu birimler polimerize edilerek 16 karbonlu doymuş bir yağ asidi olan palmitik asid (16:0) sentezlenir. Yağ asidi sentezi için gerekli olan iki karbonlu birimler asetil KoA üzerinden sağlanmaktadır. İlk reaksiyonda yer alan enzim asetil KoA karboksilaz olup koenzimi biyotindir.

Yolun koenzim gereksinimleri NADPH, ATP, Mn, biotin, HC03 (C02 kaynağı olarak) gibi bileşenlerdir Asetil KoA tek substrat olup son ürün palmitattır.

Tyaminin bu reaksiyonlarda hiçbir görevi yoktur

De novo lipogenez (DNL), dolaşımdaki karbohidratların (öncelikle, özellikle yüksek karbonhidratlı bir yemekten sonra) yağ asitlerine dönüştürüldüğü ve daha sonra trigliseritlere veya diğer lipidlere dönüştürülebildiği işlemdir.Asetat ve bazı amino asitler (özellikle lösin ve izolösin ) de DNL için karbon kaynakları olabilir.

Normalde, de novo lipogenez esas olarak yağ dokusunda meydana gelir. Ancak obezite, insülin direnci veya tip 2 diyabet durumlarında de novo lipogenez adipoz dokuda azalır (burada karbohidrata duyarlı element bağlayıcı protein (ChREBP) ana transkripsiyon faktörüdür ) ve karaciğerde artar ( sterol düzenleyici element-bağlayıcı protein 1 (SREBP-1c) burada ana transkripsiyon faktörüdür). ChREBP normalde karaciğerde glukoz tarafından aktive edilir (insülinden bağımsız).Obezite ve yüksek yağlı diyetler, yağ dokusunda karbohidrata duyarlı element bağlayıcı protein seviyelerinin azalmasına neden olur. Buna karşılık, yüksek karbonhidratlı bir yemek veya insülin direnci nedeniyle yüksek kan insülin seviyeleri, karaciğerde SREBP-1c ekspresyonunu güçlü bir şekilde indükler.

Yağ dokusu de novo lipogenezinin azalması, obezite ve insülin direncine bağlı olarak karaciğer de novo lipogenezinin artması, karaciğer yağlanması hastalığına yol açar.

Fruktoz tüketimi (glukozun aksine) hem SREBP-1c’yi hem de ChREBP’yi insülinden bağımsız bir şekilde aktive eder. Glikoz karaciğerde glikojene dönüştürülebilmesine rağmen, fruktoz karaciğerde de novo lipogenezi her zaman arttırır, plazma trigliseritlerini glikozdan daha fazla yükseltir. Ayrıca, eşit miktarlarda glikoz veya fruktozla tatlandırılmış içecekler tüketildiğinde, fruktoz içeceği sadece plazma trigliseritlerinde daha büyük bir artışa neden olmakla kalmaz, aynı zamanda karın yağında daha büyük bir artışa neden olur.

DNL, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığında (NAFLD) yükselir ve hastalığın ayırt edici özelliğidir.[8] Sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında, NAFLD olan hastaların DNL’lerinde ortalama 3.5 kat artış görülmüştür.

De novo yağ asidi sentezi, asetil-CoA karboksilaz ve yağ asidi sentaz adlı iki önemli enzim tarafından düzenlenir. Asetil CoA karboksilaz enzimi, bir karboksil grubunun asetil CoA’ya eklenmesinden sorumludur ve malonil-CoA’yı oluşturur. Daha sonra, yağ asidi sentaz enzimi, malonyl-CoA’nın yağ asidi zincirine dönüştürülmesinden sorumludur. De novo yağ asidi sentezi esas olarak insan hücrelerinde aktif değildir, çünkü diyet bunun için ana kaynaktır. Farelerde, FA de novo sentezi, soğuğa maruz kalışlardan beyaz adipoz dokuyu (WAT) arttırır. Bu değişim dolaşımdaki trigliserit (TAG) seviyesinin korunmasını ve soğuğa uzun süreli maruziyetlerde termogenezin sağlanması için yağ asitinin (Fatty Acid: FA) tedarik edilmesini mümkün kılar.

Karaciğerdeki düzensiz lipogenez, tip 2 diyabet, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı ve hepatoselüler karsinom gibi farklı hastalıkların riski ve durumu ile ilişkilendirilmiştir