Solukluk ve sağırlık şikayeti ile getirilen olgunun laboratuvar incelemelerinde megaloblastik makrositer anemi ve kardiyomiyopati saptanıyor. Hastaya bir vitamin başlanıyor ve anemisinin düzeldiği görülüyor.
Başlanan vitaminin aşağıdakilerden hangisi olması en olasıdır?
A) Folik asit eksikliği
B) Vitamin B12 eksikliği
C) Tiamin eksikliği ***********
D) Pridoksin eksikliği
E) E vitamini eksikliği
Megaloblastik makrositer anemi denildiğinde aklımıza ilk folik asit ve B12 eksikliği gelmelidir.
Bu iki durum dışında tiamin eksikliği ile megaloblastik anemi ilişkisi de akılda tutulmalıdır.
Tiamine yanıt veren megaloblastik anemi, tiamin transport genindeki defektten kaynaklanır. Megaloblastik anemi, sensörinöral sağırlık, diabetes mellitus ve bazen kardiyomiyopati ve optik atrofi ile karakterize bir sendromdur.
Pridoksin eksikliği mikrositer anemi; E vitamini eksikliği hemolitik anemi nedenidir.
Tiamine yanıt veren (responsive) megaloblastik anemi sendromu (TRMA) seyrek görülen otozomal resesif bir bozukluktur. En önemli klinik bulguları megaloblastik anemi, diyabetes mellitus, sensörinöral sağırlıktır. Bu bulgular, farmakolojik dozda tiamin uygulamasına değişik derecede yanıt verir. TRMA’nın bu esas klinik üçlüsüne ek olarak retina ve optik sinir anormallikleri, situs inversus, inme benzeri durumlar bildirilmiştir.
TRMA hastalarında tiamin eksikliğine bağlı yapısal kalp bozuklukları ve ritim anomalileri de görülebilmektedir
TRMA‘ lı hastalarda megaloblastik anemi, diyabetes mellitus, sensorinöral sağırlık gibi hastalığın klasik bulgularına ek olarak farklı komplikasyonlar tanımlanmıştır.5-Bu grupta kardiyak komplikasyonların sıklığının normal popülasyona göre daha fazla olduğu bildirilmiştir.
TRMA tanısı ile izlenen hastalarda görülen yapısal kardiyak patolojiler Ebstein anomalisi, ventriküler septal defekt, sekundum tip ASD, dekstrokardi, endokardiyal füzyon defekti ve konjestif kardiyomyopatidir.
Ritm anormallikleri ise yapısal kardiyak patolojileri olan hastalarda daha sık görülmekle birlikte altta yatan herhangi bir kardiyak patoloji olmadan da görülebilmektedir.
Ritm anormallikleri arasında SVT, atriyal fibrilasyon ve EKG’de P dalgası yokluğu, sağ dal bloğu ve ST/T değişiklikleri bildirilmiştir
Literatürde TRMA geni olarak bilinen SLC19A2 deki mutasyonlara bağlı olarak hastalarda ilerleyici sensorinöral sağırlık ve ritm anormalliklerini de içeren kardiyak patolojilerin görüldüğü bildirilmiştir. SLC19A2 gen mutasyonu olan hastalarda tiamin eksikliğinin kardiyak kas hücrelerinde anormal iletime neden olarak ritm bozukluğuna yol açabileceği bildirilmiştir.Bununla birlikte TRMA’lı hastalarda özellikle tiamin uygulanması sonrasında ritm anormalliklerinin düzelmesi ve sinüs ritminin devamlılığının sağlanması tiaminin hastalığın etiyopatogenezindeki önemini ortaya koymaktadır. Tenconi ve arkadaşları BOM tiamin adi verilen lipofilik tiamin preparatının (50 mg/gün) anemi, hiperglisemi ve kardiyak disritmiyi düzeltmede daha etkin olduğunu bildirmişlerdir. Tiaminin yaklaşık yarı ömrü 9-18 gün arasında olup hastalara baslangıçta diyabetik ketoasidoz tedavisine ek olarak tiamin preparatı başlanır
Takipte kısa sürede dirençli supraventriküler taşikardi atağı gelişmesi ve düzenli tiamin almaya başladıktan sonra da aritmi görülmemesi de bu görüşü desteklemektedir.
Sonuç olarak TRMA’lı hastalarda tiamin kullanımının önemi ve kullanılmaması durumunda başta kardiyak komplikasyonlar olmak üzere hayatı tehdit edici komplikasyonların gelişebileceği bilinmelidir.
Tiamine duyarlı megaloblastik anemi sendromu (Rogers Sendromu olarak da bilinir), megaloblastik anemi , diabetes mellitus ve işitme kaybı ile karakterize edilen, bir tiamin taşıyıcısını etkileyen çok nadir görülen otozomal resesif bir genetik hastalıktır .
Rogers sendromu; Tiamin Duyarlı Megalobastik Anemi Sendromu; TRMA; Tiamin Metabolizma Bozukluğu Sendromu 1; THMD1; Tiamine Duyarlı Anemi Sendromu; Tiamine Duyarlı Miyelodisplazi olarak da bilinir.
Durum yüksek dozlarda tiamin (B1 vitamini) ile tedavi edilir.
Çoğu vakada (%80-99), bu duruma sahip kişilerde iştahsızlık (anoreksiya) , ishal , baş ağrısı ve uyuşukluk görülür.
Tiamine yanıt veren megaloblastik anemi sendromu ilerleyici sensörinöral işitme kaybı ile ilişkilidir . Ek belirtiler arasında optik atrofi , boy kısalığı, genişlemiş karaciğer ve genişlemiş bir dalak yer alır . Bazı vakalar kalbi etkileyerek anormal kalp ritimlerine yol açabilir .
Durum otozomal resesif bir şekilde kalıtılır ve SLC19A2 genindeki bir mutasyondan kaynaklanır .
Hastalık, tiamin taşıyıcı 1’i kodlayan kromozom 1 gen lokusu q24.2’deki SLC19A genindeki mutasyonlara dayanmaktadır .
Bu gendeki bozukluklar, TC1 eksikliğine ve dolayısıyla bir tür megaloblastik anemiye yol açabilir.
Tedavi, yüksek dozlarda oral tiaminden oluşur.
Tedavi diabetes mellitus başlangıcını geciktirebilir ve anemiyi tersine çevirebilir. Tedaviye erken başlanırsa tiamin eksikliği önlenebilir.
Tiamine duyarlı megaloblastik anemi triadı;
1-Megaloblastik anemi
2-Diyabet
3-Sağırlık
Megaloblastik anemi çocukluk ve ergenlik arasında ortaya çıkar. Tiamin günde 25-75 mg dozunda (normal bireyde günlük ihtiyaç 1.5 mg ) alınarak düzelir ancak makrositoz kaybolmaz. Tedavi kesilir kesilmez anemi geri döner. Diyabet tip non I’dir ve anemi ile aynı zamanda ortaya çıkar. Sağırlık geri döndürülemez ve tiamin tedavisi bunun oluşmasını engellemez.