Anjiyotensin II (Ang II), böbrek hemodinamisi ve Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFR) üzerinde çift yönlü ve doza bağımlı etki gösteren en kritik vazokonstriktör (damar kasıcı) hormondur.
Düşük ve Normal (Fizyolojik/Klinik) Dozlarda Ang II Etkisi
Vücutta kan hacmi azaldığında (dehidratasyon, kanama veya böbrek arter darlığı gibi durumlarda) böbrek perfüzyon basıncı düşer. Böbrek, GFR’nin de düşmesini engellemek (GFR’yi korumak) için renin-anjiyotensin sistemini aktive eder.
- Efferen Arteriyol Tercihi: Bu dozlarda Ang II, glomerülden çıkan efferent arteriyolleri, glomerüle giren afferent arteriyollere kıyasla çok daha güçlü bir şekilde kasar (vazokonstrüksiyon).
- Neden? Efferent arteriyollerde Ang II’nin bağlandığı AT1 reseptör yoğunluğu çok daha fazladır. Ayrıca afferent arteriyoller, Ang II’ye karşı kendilerini korumak için lokal olarak vazodilatör olan Nitrik Oksit (NO) ve Prostaglandin (PGE2, PGI2) salgılarlar.
- GFR Üzerindeki Etkisi: Glomerülden çıkış yolu (efferent) daralınca, glomerül kılcallarının içindeki kan sıkışır. Bu durum Intra-glomerüler Hidrostatik Basıncı artırır. Basınç artışı sayesinde, böbreğe gelen toplam kan akımı (RPF) azalsa bile GFR korunur, hatta hafifçe artabilir.
- Filtrasyon Fraksiyonu (FF):Ang II renal plazma akımını (RPF) azaltırken GFR’yi koruduğu için Filtrasyon Fraksiyonunu (FF) BELİRGİN ŞEKİLDE ARTIRIR.
Böbrek Kan Akımı Azalır -> Anjiyotensin II Artırılır -> Efferent Arteriyol Kasılır -> Glomerüler Basınç Artar -> GFR KORUNUR
Yüksek (Patolojik) Dozlarda Ang II Etkisi
Şok, ağır kalp yetersizliği veya aşırı hacim kayıpları gibi durumlarda Ang II seviyeleri patolojik düzeylere ulaşır.
- Afferent ve Efferent Eşitliği: Bu aşamada Ang II seçiciliğini kaybeder; sadece efferenti değil, afferent arteriyolü de güçlü bir şekilde kasmaya başlar. Aynı zamanda glomerüldeki Mezanjiyal Hücreleri de kasarak glomerül filtrasyon yüzey alanını (\(K_{f}\)) daraltır.
- GFR Üzerindeki Etkisi: Glomerüle giren kan yolu (afferent) kapandığı ve yüzey alanı daraldığı için intra-glomerüler basınç avantajı kaybolur. Sonuç olarak hem Renal Plazma Akımı (RPF) hem de GFR dramatik şekilde DÜŞER.
Klinik ve Farmakolojik Önem
ACE İnhibitörleri (ACEİ) ve ARB’lerin Etkisi:
- Bu ilaçlar (Enalapril, Losartan vb.) Ang II üretimini veya etkisini bloke ederler.
- Ang II ortadan kalkınca, efferent arteriyol üzerindeki o kasıcı etki yok olur ve efferent arteriyol genişler (vazodilatasyon).
- Efferent genişleyince glomerül içindeki hidrostatik basınç düşer. Basınç düşünce GFR erken dönemde hafifçe azalır (kreatininde %20-30’a kadar geçici yükselme normal kabul edilir).
- Uzun Dönem Tedavi Mucizesi (Nefroproteksiyon): Glomerül üzerindeki o kronik yüksek hidrostatik basınç (hiperfiltrasyon) ortadan kalktığı için nefronların ömrü uzar, proteinüri / albüminüri geriler. Bu nedenle diyabetik nefropatide ve kronik böbrek hastalığında ilk tercih ilaçlardır.
Bilateral Renal Arter Darlığı Tuzağı:
- Her iki böbrek arteri de dar olan bir hastada, GFR’yi ayakta tutan tek mekanizma Ang II’nin efferent arteriyolü kasarak sağladığı yüksek hidrostatik basınçtır.
- Bu hastaya yanlışlıkla ACEİ veya ARB verilirse, efferent arteriyol aniden gevşer, glomerüler basınç sıfıra iner ve hasta akut böbrek hasarına (evre 3 uyuşan anüri/üremi) girer. Bu durum ACEİ/ARB’lerin kesin kontrendikasyonudur.