Albinizm; melanin sentezi, melanozom biyogenezi, melanozom içi pH düzenlenmesi veya melanozom taşınmasındaki kalıtsal bozukluklar sonucunda gelişen heterojen bir hastalık grubudur.
Görseldeki “üç genetik tip” sınıflaması güncel değildir. Günümüzde albinizm üç ana klinik grupta değerlendirilir:
- Non-sendromik okülokutanöz albinizm—OCA
- Oküler albinizm—OA
- Sendromik albinizm

Albinizm, vücudun melanin adı verilen renk pigmentini hiç üretememesi veya çok az üretmesiyle sonuçlanan kalıtsal (genetik) bir durumdur. Bu eksiklik cilt, saç ve göz rengini etkilemekle kalmaz; görme gelişimini de doğrudan olumsuz etkiler.
Albinizm temel olarak iki ana gruba ayrılır: Hem cildi, hem saçları hem de gözleri etkileyen Okülokutanöz Albinizm (OKA) ve ağırlıklı olarak sadece gözleri etkileyen Oküler Albinizm (OA). Ayrıca başka sistemik sağlık sorunlarının da eşlik ettiği nadir sendromik formlar mevcuttur.
I-Okülokutanöz Albinizm (OKA)
En sık görülen albinizm türüdür. Çocuğun bu durumla doğması için hem anneden hem de babadan mutasyona uğramış çekinik (resesif) bir gen alması gerekir. Etkilenen gene bağlı olarak alt tiplere ayrılır:
- OKA1: TYR genindeki mutasyondan kaynaklanır ve tirozinaz enzimini etkiler.
- OKA1A: Enzim tamamen işlevsizdir. Melanin üretimi sıfırdır. Bembeyaz saçlar, süt beyazı cilt ve yaşla birlikte koyulaşmayan çok açık mavi-gri gözler görülür.
- OKA1B: Enzim az da olsa çalışır. Zamanla saçlar, cilt veya gözler çok hafif renklenebilir (sarı, açık kahverengi gibi).
- OKA2: OCA2 genindeki bozukluktan kaynaklanır. Afrika kökenlilerde ve yerli Amerika topluluklarında en yaygın görülen tiptir. Saçlar açık sarı, zencefil veya açık kahverengi; cilt ise soluk beyazdır.
- OKA3: TYRP1 geni ile ilişkilidir. Genellikle koyu tenli topluluklarda (özellikle Güney Afrika’da) görülür. “Kızıl albinizm” olarak da bilinir; kızılımsı-kahverengi cilt, zencefil/kızıl saç ve ela/kahverengi gözlerle kendini gösterir. Görme sorunları diğer tiplere göre daha hafiftir.
- OKA4: SLC45A2 genindeki mutasyondur. Belirtileri OKA2’ye çok benzer, ancak en sık Doğu Asya kökenli bireylerde teşhis edilir.
- OKA5, OKA6, OKA7 ve OKA8: Dünya genelinde sadece birkaç ailede tespit edilmiş, son derece nadir görülen yeni alt tiplerdir.
II-Oküler Albinizm (OA)
Oküler albinizm, OKA’ya göre çok daha nadirdir. Bu türde cilt ve saç rengi normal veya aile bireylerinden sadece biraz daha açık tonlardadır. Melanin eksikliği neredeyse tamamen gözlerde yoğunlaşmıştır.
- OA1 (X’e Bağlı Oküler Albinizm): X kromozomu üzerindeki bir mutasyondan kaynaklandığı için neredeyse sadece erkeklerde görülür. İris ve retinadaki pigment eksikliği; nistagmus (gözlerin istemsiz titremesi), şaşılık ve aşırı ışık hassasiyeti (fotofobi) gibi ciddi görme sorunlarına yol açar.
III-Nadir Görülen Sendromik Albinizm Türleri
Bu türlerde albinizm belirtilerine, hücrelerin proteinleri taşıma veya paketleme mekanizmalarındaki bozukluklar nedeniyle başka ciddi, hayati sistemik hastalıklar da eşlik eder.
- Hermansky-Pudlak Sendromu (HPS): Albinizm belirtilerinin yanı sıra kan pulcuklarının (trombosit) düzgün çalışmaması nedeniyle kolay morarma ve durmayan kanamalara yol açar. Ayrıca ilerleyen yaşlarda akciğer, bağırsak ve böbrek hastalıkları eşlik eder.
- Chediak-Higashi Sendromu: LYST genindeki mutasyon nedeniyle oluşur. Kısmi albinizm (genellikle gümüşi parlayan saçlar ve grimsi cilt) ile birlikte bağışıklık sistemi yetmezliği görülür. Bireyler enfeksiyonlara karşı çok savunmasızdır ve nörolojik sorunlar yaşayabilirler.
- Griscelli Sendromu: Çok nadir görülen ve bağışıklık sistemi yetmezliği, nörolojik problemler ve kısmi albinizm ile seyreden, yaşam süresini ciddi şekilde kısaltabilen ağır bir genetik hastalıktır.
Altı yaşındaki çocukta doğumdan beri açık renk saç ve deri, nistagmus, fotofobi, foveal hipoplazi ve iris transillüminasyonu vardır. Sık burun kanaması ve kolay morarma tariflenmektedir. Trombosit sayısı, PT ve aPTT normaldir. Trombosit agregasyonunda sekonder yanıt bozukluğu görülmekte ve elektron mikroskobunda trombosit dense cisimcikleri saptanmamaktadır. Ailede bir erişkinde progresif pulmoner fibrozis öyküsü vardır.
Bu hastadaki temel bozukluk ve en uygun tanı hangisidir?
A) TYR fonksiyon kaybına bağlı OCA1A; trombosit alfa granül eksikliği
B) GPR143 kusuruna bağlı oküler albinizm; X’e bağlı koagülasyon faktörü eksikliği
C) Biyogenezle ilişkili organel kompleks kusuruna bağlı Hermansky–Pudlak sendromu; trombosit dense granül eksikliği
D) LYST mutasyonuna bağlı Chediak–Higashi sendromu; izole fibrinojen eksikliği
E) TYRP1 mutasyonuna bağlı OCA3; trombosit sayısında ağır azalma
Doğru cevap: C
Açıklama
Hastada:
- Okülokutanöz albinizm
- Mukokutanöz kanama
- Normal trombosit sayısı
- Normal PT ve aPTT
- Sekonder agregasyon kusuru
- Trombosit dense granül yokluğu
- Ailede pulmoner fibrozis
birlikte Hermansky–Pudlak sendromunu düşündürür.
Dense granüller:
- ADP
- ATP
- Serotonin
- Kalsiyum
içerir. Trombosit aktivasyonu sırasında bu maddelerin salınamaması sekonder agregasyon yanıtını bozar.
Bazı Hermansky–Pudlak alt tiplerinde:
- Pulmoner fibrozis
- Granülomatöz kolit
- İmmün yetmezlik
gelişebilir.
Ayırıcı tanı
- OCA1A: Albinizm yapar ancak kanama ve dense granül eksikliği beklenmez.
- Oküler albinizm: Deri/saç genellikle normaldir ve kanama yapmaz.
- Chediak–Higashi: Dev lökosit granülleri ve tekrarlayan enfeksiyonlar ön plandadır.
- OCA3: TYRP1 ilişkilidir; sendromik kanama beklenmez.
YDUS ezberi
OCA1 = TYR
OCA2 = OCA2/P proteini
OCA3 = TYRP1
OCA4 = SLC45A2
Oküler albinizm = GPR143, X’e bağlı
Albinizm + kanama = Hermansky–Pudlak
Albinizm + enfeksiyon + dev granül = Chediak–Higashi