2026 Güncel TUS Denemesi
Tıbbi Anatomi — 13 Çok Çok Zor Soru ve Açıklamalı Cevap
Sorularda uluslararası standart anatomik terminoloji esas alınmıştır. IFAA/FIPAT’ın güncel olarak yayımlanmış standardı Terminologia Anatomica 2—TA2’dir; FIPAT’ın 2025 faaliyet raporuna göre terminolojinin TA2.5 olarak güncellenmesine yönelik çalışmalar sürmektedir.
TIBBİ ANATOMİ DENEME SINAVI
Soru 1 — Orbita ve kavernöz sinüs
Sağ kavernöz sinüs trombozu gelişen bir hastada sağ gözde pitozis, dışaşağı deviasyon, midriyazis ve kornea refleksinin afferent kolunda kayıp saptanıyor. Buna karşın gözün abduksiyonu başlangıçta korunmuştur.
Bu bulguları oluşturan lezyon, kavernöz sinüsün öncelikle hangi bölümünü etkilemiş olmalıdır?
A) Sinüs lümeni içinde internal karotid arterle komşu bölüm
B) Sinüsün lateral duvarı
C) Sinüsün inferior petrozal sinüsle birleşme bölgesi
D) Optik kanalın intrakonal bölümü
E) Fissura orbitalis inferior komşuluğu
Doğru cevap: B
Açıklama
Kavernöz sinüsün lateral duvarında, yukarıdan aşağıya doğru:
- N. oculomotorius — III
- N. trochlearis — IV
- N. ophthalmicus — V₁
- N. maxillaris — V₂
bulunur.
Sinüsün lümeni içinde ise:
- A. carotis interna
- A. carotis internanın sempatik pleksusu
- N. abducens — VI
yer alır.
Bu hastada:
- Pitozis, dışaşağı bakış ve midriyazis → III. sinir
- Kornea refleksinin afferent kolunda kayıp → V₁
- Abduksiyonun korunması → VI. sinirin henüz etkilenmemesi
bulunmaktadır. Dolayısıyla ilk tutulum lateral duvardadır.
Kavernöz sinüs içindeki kraniyal sinirler arasında lezyona en duyarlı olan genellikle n. abducenstir; çünkü sinüs lümeninde serbest olarak ve internal karotid artere yakın ilerler. Ancak soru erken ve seçici lateral duvar tutulumunu tarif etmektedir.
TUS tuzağı
Kornea refleksi:
- Afferent kol → N. ophthalmicus, özellikle n. nasociliaris
- Efferent kol → N. facialis, m. orbicularis oculi
Soru 2 — Parasellar bölge ve okülomotor sinir
Posterior communicating arter anevrizması bulunan bir hastada sağ gözde komplet üçüncü sinir felci gelişiyor. Pupilla belirgin genişlemiş ve ışık refleksi alınamıyor.
Kompresif lezyonlarda pupilla liflerinin erken etkilenmesini en iyi açıklayan anatomik özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Parasempatik liflerin sinirin santralinde seyretmesi
B) Parasempatik preganglionik liflerin sinirin yüzeyel dorsomedial bölümünde yer alması
C) Sempatik liflerin n. oculomotorius içinde taşınması
D) Pupilla liflerinin ganglion ciliareye uğramadan irise ulaşması
E) Pupilla konstriktör liflerinin n. nasociliaris ile taşınması
Doğru cevap: B
Açıklama
N. oculomotorius içindeki preganglionik parasempatik lifler, Edinger–Westphal çekirdeğinden gelir ve sinirin periferik, özellikle dorsomedial yüzeyine yakın bölümünde ilerler.
Posterior communicating arter anevrizması gibi dıştan bası oluşturan lezyonlarda:
- Önce yüzeyel parasempatik lifler etkilenir.
- Midriyazis gelişir.
- Işık refleksi kaybolur.
- Ardından ekstraoküler kas felçleri ortaya çıkar.
Mikrovasküler diyabetik nöropatide ise sinirin santral somatik lifleri daha fazla etkilenebilir ve pupilla korunabilir. Bunun nedeni kesin bir mutlak kural olmamakla birlikte klasik sınav ayrımı bu şekildedir.
Parasempatik yol:
Edinger–Westphal çekirdeği → N. oculomotorius → Ganglion ciliare → Nn. ciliares breves → M. sphincter pupillae ve m. ciliaris
TUS tuzağı
Nn. ciliares longi:
- N. nasociliaris kökenlidir.
- Ganglion ciliareden sinaps yapmadan geçer.
- Başlıca postganglionik sempatik ve duysal lif taşır.
Soru 3 — Foramen jugulare sendromları
Juguler foramen bölgesinde büyüyen bir tümörü bulunan hastada disfaji, ses kısıklığı, uvulanın karşı tarafa deviasyonu, aynı tarafta omuz düşüklüğü ve başı karşı tarafa çevirmede güçsüzlük gelişiyor. Dilde atrofi veya fasikülasyon yoktur.
Bu tablo aşağıdaki sendromlardan hangisiyle en uyumludur?
A) Collet–Sicard sendromu
B) Villaret sendromu
C) Vernet sendromu
D) Tapia sendromu
E) Gradenigo sendromu
Doğru cevap: C
Açıklama
Vernet sendromu, juguler foramen sendromudur ve şu sinirlerin birlikte etkilenmesiyle oluşur:
- N. glossopharyngeus — IX
- N. vagus — X
- N. accessorius — XI
Bulgular:
- Disfaji ve öğürme refleksi bozukluğu → IX ve X
- Ses kısıklığı → X
- Yumuşak damak düşüklüğü ve uvulanın sağlam tarafa deviasyonu → X
- M. sternocleidomastoideus ve trapezius güçsüzlüğü → XI
N. hypoglossus etkilenmediği için dil atrofisi ve fasikülasyon yoktur.
Sendromların ayrımı
- Vernet: IX, X, XI
- Collet–Sicard: IX, X, XI, XII
- Villaret: IX, X, XI, XII ve servikal sempatik zincir
- Tapia: X ve XII
- Gradenigo: VI sinir felci, trigeminal ağrı ve otore
Soru 4 — Boyun cerrahisi ve ansa cervicalis
Karotis kılıfı çevresinde yapılan cerrahi sırasında, kılıfın ön duvarına yapışık ince bir sinir halkası kesiliyor. Ameliyat sonrasında hasta yutma sırasında hyoid kemiğin ve larinksin aşağı çekilmesinde güçlük yaşıyor; ancak tirohyoid kas fonksiyonu korunuyor.
Hasarlanan yapı aşağıdakilerden hangisidir?
A) N. hypoglossus
B) Ansa cervicalis
C) N. laryngeus superior’un dış dalı
D) N. glossopharyngeus
E) Truncus sympathicus cervicalis
Doğru cevap: B
Açıklama
Ansa cervicalis, servikal pleksusun C1–C3 liflerinden oluşur ve çoğunlukla karotis kılıfının ön yüzünde yer alır.
İnnerve ettiği infrahyoid kaslar:
- M. sternohyoideus
- M. sternothyroideus
- M. omohyoideus
Tirohyoid ve geniohyoid kaslar ise ansa cervicalis tarafından değil, bir süre n. hypoglossus ile seyreden C1 lifleri tarafından innerve edilir.
Bu nedenle ansa cervicalis kesildiğinde:
- Sternohyoid
- Sternothyroid
- Omohyoid
felç olur; fakat tirohyoid korunur.
Ansa cervicalis’in kökleri
- Radix superior: C1 lifleri; bir süre n. hypoglossusla seyreder
- Radix inferior: C2–C3 lifleri
TUS tuzağı
N. hypoglossus, C1 liflerini taşır; ancak bu lifler XII. kraniyal sinirin gerçek motor lifleri değildir.
Soru 5 — Rekürren laringeal sinir
Tiroid cerrahisi sonrasında hastada ses kısıklığı gelişiyor. Laringoskopide sağ vokal kıvrım paramedian pozisyonda hareketsiz izleniyor. Krikotiroid kasın fonksiyonu korunmuştur.
Bu lezyonda aşağıdaki kaslardan hangisinin fonksiyonu korunur?
A) M. cricoarytenoideus posterior
B) M. cricoarytenoideus lateralis
C) M. thyroarytenoideus
D) M. vocalis
E) M. cricothyroideus
Doğru cevap: E
Açıklama
N. laryngeus recurrens, larinksin intrinsik kaslarının neredeyse tamamını innerve eder:
- M. cricoarytenoideus posterior
- M. cricoarytenoideus lateralis
- M. arytenoideus transversus ve obliquus
- M. thyroarytenoideus
- M. vocalis
İstisna:
M. cricothyroideus, n. laryngeus superior’un ramus externusu tarafından innerve edilir.
Tek taraflı rekürren laringeal sinir hasarında vokal kıvrım genellikle paramedian pozisyonda kalır. Bunun nedeni krikotiroid kasın sağlam olması ve vokal kıvrımı germeye devam etmesidir.
Fonksiyonel kas sınıflaması
- Tek abduktor → M. cricoarytenoideus posterior
- Güçlü adduktor → M. cricoarytenoideus lateralis
- İnterkartilajinöz rima glottidis kapatıcısı → M. arytenoideus transversus
- Temel tensor → M. cricothyroideus
- İnce ayar ve relaksasyon → M. vocalis ve thyroarytenoideus
Soru 6 — Mediasten ve sol rekürren laringeal sinir
Sol akciğer hilusunun üst bölümünde yer alan lenf nodu kitlesi ses kısıklığına neden oluyor. Görüntülemede kitlenin ligamentum arteriosum çevresine uzandığı görülüyor.
Etkilenen sinirin bu bölgede yaptığı seyir aşağıdakilerden hangisidir?
A) A. subclavia sinistra’nın altından döner
B) Arcus aortae’nin altından, ligamentum arteriosumun lateralinde döner
C) Truncus pulmonalis’in önünden dönerek özofagusa ulaşır
D) Arcus aortae’nin üzerinden geçerek trakeaya yaklaşır
E) V. brachiocephalica sinistra’nın arkasından dönerek larinkse çıkar
Doğru cevap: B
Açıklama
Sol n. laryngeus recurrens:
- N. vagus sinisterden arcus aortae düzeyinde ayrılır.
- Aort kavsinin altından döner.
- Ligamentum arteriosumun yakınından geçer.
- Trakeoözofageal olukta yukarı çıkar.
- Alt konstriktör kasın altından larinkse girer.
Sağ rekürren laringeal sinir ise sağ a. subclavia’nın altından döner.
Sol sinirin intratorasik seyri daha uzun olduğu için:
- Aort anevrizması
- Sol atriyum genişlemesi
- Mediastinal kitle
- Akciğer malignitesi
- Pulmoner arter dilatasyonu
gibi patolojilerden etkilenebilir.
Ortner sendromu, kardiyovasküler yapılara bağlı sol rekürren laringeal sinir paralizisidir.
Soru 7 — Kalbin fibröz iskeleti ve ileti sistemi
Aort kapağı replasmanı sırasında membranöz interventriküler septuma komşu bölgede cerrahi travma oluşuyor. Ameliyat sonrası hastada tam atriyoventriküler blok gelişiyor.
Hasarlanması en olası yapı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nodus sinuatrialis
B) Nodus atrioventricularis
C) Fasciculus atrioventricularis’in penetran bölümü
D) Crus sinistrum’un posterior fasikülü
E) Purkinje liflerinin subendokardiyal ağı
Doğru cevap: C
Açıklama
Atriyoventriküler demet—His demeti, atriyumlarla ventriküller arasındaki fibröz elektriksel izolasyonu normalde geçen tek iletim yoludur.
Seyri:
- AV düğümden çıkar.
- Kalbin fibröz iskeletini deler.
- Membranöz interventriküler septumun arka-alt kenarı boyunca ilerler.
- Sağ ve sol dallara ayrılır.
Aort kapağının özellikle nonkoroner ve sağ koroner yaprakçıklarına komşu membranöz septal bölgedeki cerrahi girişimler, penetran His demetini zedeleyebilir. Bunun sonucu tam AV blok olabilir.
Koch üçgeni
AV düğümün cerrahi yerleşim bölgesidir. Sınırları:
- Todaro tendonu
- Triküspit kapağın septal yaprakçığı
- Koroner sinüs ostiumu
Soru 8 — Abdomen ve Winslow deliği
Foramen omentale yoluyla küçük keseye girilen bir ameliyatta cerrah, deliğin ön sınırındaki hepatoduodenal ligamenti parmakları arasında sıkıştırıyor.
Bu manevrayla aşağıdaki damarların hangisindeki kan akımı doğrudan durdurulamaz?
A) A. hepatica propria
B) V. portae hepatis
C) A. gastroduodenalis
D) Hepatik arterin ligament içindeki dalları
E) Portal venin hepatoduodenal ligament içindeki bölümü
Doğru cevap: C
Açıklama
Foramen omentalenin ön sınırı ligamentum hepatoduodenaledir. Bu ligament içinde portal triad bulunur:
- Ductus choledochus → sağda
- A. hepatica propria → solda
- V. portae hepatis → arkada
Hepatoduodenal ligamentin sıkıştırılmasına Pringle manevrası denir. Bu manevra:
- Hepatik arter akımını
- Portal ven akımını
geçici olarak durdurur.
Ancak a. gastroduodenalis, a. hepatica communis’ten hepatoduodenal ligamentin proksimalinde ayrılır ve duodenumun arkasına geçer. Bu nedenle Pringle manevrasıyla doğrudan kontrol edilemez.
Foramen omentale sınırları
- Ön → Lig. hepatoduodenale
- Arka → V. cava inferior
- Üst → Lobus caudatus
- Alt → Duodenumun birinci bölümü
Soru 9 — Portal hipertansiyon ve rektal venler
Portal hipertansiyonu bulunan hastada rektal varisler gelişiyor. Bu varislerde portal sistemle sistemik venöz sistem arasında anastomoz oluşturan damar çifti aşağıdakilerden hangisidir?
A) V. rectalis superior ile yalnızca v. pudenda interna
B) V. rectalis superior ile vv. rectales mediae ve inferiores
C) V. rectalis inferior ile v. mesenterica inferior
D) V. rectalis media ile v. portae hepatis
E) V. rectalis superior ile v. iliaca externa
Doğru cevap: B
Açıklama
Rektum ve anal kanal çevresindeki portosistemik anastomoz:
Portal sistem:
- V. rectalis superior
- V. mesenterica inferior
- V. splenica
- V. portae
Sistemik sistem:
- Vv. rectales mediae → V. iliaca interna
- Vv. rectales inferiores → V. pudenda interna → V. iliaca interna
Bu damarların genişlemesi rektal varislere yol açabilir.
TUS tuzağı
Portal hipertansiyona bağlı rektal varisler ile sık görülen primer hemoroidler tamamen eş anlamlı değildir.
- İç hemoroidler → Pektinat çizginin üzerinde
- Dış hemoroidler → Pektinat çizginin altında
- Rektal varisler → Portal hipertansiyonla ilişkili submukozal venöz genişlemeler
Soru 10 — Pelvik otonom sinirler
Rektum kanseri nedeniyle total mezorektal eksizyon yapılan erkek hastada ameliyat sonrası ereksiyon kaybı gelişiyor; buna karşın emisyon sırasında sempatik kasılmalar kısmen korunmuştur.
Hasarlanması en olası sinir lifleri aşağıdakilerden hangisidir?
A) L1–L2 kökenli lumbar splanknik sinirler
B) T10–T12 kökenli torasik splanknik sinirler
C) S2–S4 kökenli pelvik splanknik sinirler
D) N. pudendustaki somatik motor lifler
E) Sakral sempatik trunkustan çıkan yalnızca postganglionik lifler
Doğru cevap: C
Açıklama
Ereksiyonun temel parasempatik innervasyonu:
S2–S4 → Nn. splanchnici pelvici → Plexus hypogastricus inferior → Cavernous sinirler
Parasempatik lifler:
- Penil arterlerde vazodilatasyon
- Kavernöz düz kas gevşemesi
- Erektil dokunun kanla dolması
oluşturur.
Sempatik lifler ise çoğunlukla T11–L2 düzeylerinden gelir ve:
- Emisyon
- Mesane boynunun kapanması
- Detümesans
ile ilişkilidir.
Rektum ve prostat çevresindeki cerrahiler sırasında inferior hipogastrik pleksus ve kavernöz sinirler zedelenebilir.
Ezber
Point: Parasempatik → Erection
Shoot: Sempatik → Emission/ejaculation
Squeeze: Pudendal somatik kasılmalar
Bu ezber yardımcı olsa da ejakülasyonun sempatik ve somatik bileşenleri birlikte içerdiği unutulmamalıdır.
Soru 11 — Üst ekstremite ve quadrangular space
Omuz çıkığı sonrasında hastada deltoid kasında güçsüzlük ve omuzun lateralinde “askerî apolet” bölgesinde duyu kaybı gelişiyor. Görüntülemede quadrangular space bölgesinde hematom saptanıyor.
Bu aralıktan geçen damar aşağıdakilerden hangisidir?
A) A. circumflexa humeri anterior
B) A. circumflexa humeri posterior
C) A. profunda brachii
D) A. circumflexa scapulae
E) A. thoracodorsalis
Doğru cevap: B
Açıklama
Quadrangular space içeriği:
- N. axillaris
- A. circumflexa humeri posterior
- Eşlik eden venler
Sınırları:
- Üst → M. teres minor
- Alt → M. teres major
- Medial → M. triceps brachii’nin caput longumu
- Lateral → Humerusun collum chirurgicumu
N. axillaris hasarında:
- Deltoid paralizisi
- Teres minor zayıflığı
- Omuz abduksiyonunun yaklaşık 15–90° bölümünde güçsüzlük
- Regio deltoidea üzerinde duyu kaybı
görülür.
Komşu aralıklar
Triangular space:
- İçerik → A. circumflexa scapulae
Triangular interval:
- İçerik → N. radialis ve a. profunda brachii
Soru 12 — El anatomisi ve ulnar paradoks
N. ulnarisin dirsek düzeyinde kesildiği hastada dördüncü ve beşinci parmaklardaki pençe deformitesinin, aynı sinirin el bileği düzeyindeki kesiye göre daha az belirgin olduğu görülüyor.
Bu “ulnar paradoksu” en iyi açıklayan kas grubu aşağıdakilerden hangisidir?
A) M. flexor digitorum superficialis’in ulnar tendonları
B) M. flexor digitorum profundus’un dördüncü ve beşinci parmağa giden bölümü
C) Mm. lumbricales I ve II
D) Mm. interossei dorsalesin tamamı
E) M. extensor digitorumun ulnar bölümü
Doğru cevap: B
Açıklama
Ulnar pençe deformitesinde:
- Metakarpofalangeal eklemler hiperekstansiyonda
- İnterfalangeal eklemler fleksiyonda
kalır.
Distal ulnar lezyonda:
- İnterosseuslar
- Üçüncü ve dördüncü lumbrikaller
felç olur.
Ancak dördüncü ve beşinci parmaklara giden FDP sağlamdır ve distal interfalangeal eklem fleksiyonunu artırır. Pençe daha belirgin olur.
Proksimal, yani dirsek düzeyindeki lezyonda FDP’nin ulnar yarısı da felç olur. Dördüncü ve beşinci parmakların distal falanks fleksiyonu azaldığı için pençe daha az belirgin görünür.
Bu nedenle:
Lezyon proksimale çıktıkça nörolojik hasar artar, fakat görünür pençeleşme azalabilir.
Lumbrikal fonksiyon
Lumbrikaller:
- MCP eklemlerini fleksiyona getirir.
- PIP ve DIP eklemlerini ekstansiyona getirir.
İnnervasyon:
- I ve II → N. medianus
- III ve IV → N. ulnaris
Soru 13 — Alt ekstremite ve popliteal fossa
Diz arkasında gelişen penetran yaralanmada popliteal fossanın en yüzeyel nörovasküler yapısı kesiliyor. Hastada ayak tabanında duyu kaybı, plantar fleksiyon güçsüzlüğü ve parmak ucunda yürüyememe gelişiyor.
Hasarlanan yapı ve popliteal fossadaki derinlik sıralaması aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A) N. fibularis communis; sinir–arter–ven
B) N. tibialis; sinir–ven–arter
C) V. poplitea; ven–sinir–arter
D) A. poplitea; arter–ven–sinir
E) N. tibialis; sinir–arter–ven
Doğru cevap: B
Açıklama
Popliteal fossanın merkezindeki nörovasküler yapıların yüzeyelden derine doğru sıralaması:
N. tibialis → V. poplitea → A. poplitea
Kısaca:
N–V–A
N. tibialis, siyatik sinirin daha büyük terminal dalıdır ve popliteal fossanın merkezinde en yüzeyel yapıdır.
N. tibialis hasarında:
- Plantar fleksiyon zayıflığı
- Parmak fleksiyonu kaybı
- İnversiyonun zayıflaması
- Aşil refleksinin kaybı
- Ayak tabanında duyu kaybı
- Parmak ucunda yürüyememe
görülür.
A. poplitea en derinde, femurun popliteal yüzüne ve diz eklem kapsülüne yakın seyrettiğinden diz çıkıklarında ciddi şekilde yaralanabilir.
N. fibularis communis ise fossanın lateral kenarı boyunca biceps femoris tendonu yakınında ilerler; merkezdeki nörovasküler dizilimin parçası değildir.
CEVAP ANAHTARI
| Soru | Cevap | Temel konu |
|---|---|---|
| 1 | B | Kavernöz sinüsün lateral duvarı |
| 2 | B | N. oculomotorius ve pupilla lifleri |
| 3 | C | Vernet sendromu |
| 4 | B | Ansa cervicalis |
| 5 | E | Rekürren laringeal sinir |
| 6 | B | Sol n. laryngeus recurrens |
| 7 | C | His demeti ve membranöz septum |
| 8 | C | Foramen omentale ve Pringle manevrası |
| 9 | B | Rektal portosistemik anastomoz |
| 10 | C | Pelvik splanknik sinirler |
| 11 | B | Quadrangular space |
| 12 | B | Ulnar paradoks |
| 13 | B | Popliteal fossa |
2026 YÜKSEK VERİMLİ ANATOMİ TEKRARI
| Bölge | Kritik bilgi |
|---|---|
| Kavernöz sinüs lateral duvarı | III, IV, V₁, V₂ |
| Kavernöz sinüs lümeni | ICA, sempatik pleksus, VI |
| Kompresif III. sinir lezyonu | Erken pupilla tutulumu |
| Vernet sendromu | IX, X, XI |
| Collet–Sicard sendromu | IX, X, XI, XII |
| Villaret sendromu | IX, X, XI, XII ve sempatik zincir |
| Ansa cervicalis | Sternohyoid, sternothyroid, omohyoid |
| C1’in XII ile taşınan lifleri | Geniohyoid ve thyrohyoid |
| Rekürren laringeal sinir | Cricothyroid dışındaki intrinsik larinks kasları |
| Sol rekürren sinir | Arcus aortae ve lig. arteriosum altından döner |
| His demeti | Membranöz interventriküler septuma komşu |
| Pringle manevrası | A. hepatica propria ve v. portae akımını keser |
| Portal rektal ven | V. rectalis superior |
| Sistemik rektal venler | Vv. rectales mediae ve inferiores |
| Ereksiyon | S2–S4 parasempatik |
| Emisyon | T11–L2 sempatik |
| Quadrangular space | N. axillaris ve a. circumflexa humeri posterior |
| Triangular interval | N. radialis ve a. profunda brachii |
| Ulnar paradoks | Proksimal lezyonda FDP de felç olduğu için pençe azalır |
| Popliteal fossa | Yüzeyelden derine N–V–A |
Bu denemede salt yapı ezberinden çok; cerrahi komşuluk, nörovasküler geçit, lezyon lokalizasyonu ve klinik bulgudan anatomik yapıya ulaşma becerisi ölçülmüştür.