Dapagliflozin, karın aort anevrizması sıçan modelinde histopatolojik değişiklikleri hafifletir.

Abdominal aort anevrizması, yüksek ölüm riskiyle ilişkili, abdominal aortun ilerleyici bir şekilde genişlemesidir. Cerrahi ve endovasküler tedavilerdeki ilerlemelere rağmen, anevrizma büyümesini önleyecek farmakolojik bir tedavi henüz geliştirilmemiştir. Sodyum-glukoz kotransporter-2 inhibitörü olan dapagliflozin, glisemik kontrolün ötesinde kardiyovasküler faydalar göstermiştir.

SGLT2 İnhibitörlerinin AAA Patofizyolojisine Olası Etki Mekanizmaları

Dapagliflozinin anevrizma büyümesini önlemedeki potansiyeli, sadece glukozüri ve buna bağlı tansiyon regülasyonu ile değil, doğrudan vasküler duvar stabilizasyonu ile açıklanmaktadır:

  • Matriks Metaloproteinaz (MMP) Supresyonu: AAA gelişiminde anahtar rol oynayan elastinin yıkımı, MMP-2 ve MMP-9 aktivitesine bağlıdır. SGLT2 inhibitörlerinin bu enzimlerin ekspresyonunu baskılayarak vasküler remodeling’i yavaşlattığına dair güçlü bulgular mevcuttur.
  • Anti-enflamatuar Etki: Anevrizma duvarındaki makrofaj infiltrasyonu ve sitokin salınımı (IL-1β, TNF-α) kronik bir inflamasyon döngüsü yaratır. Dapagliflozin, NLRP3 inflamozom aktivasyonunu azaltarak bu yangıyı dindirebilir.
  • Oksidatif Stresin Azaltılması: Reaktif oksijen türlerinin (ROS) damar duvarındaki düz kas hücrelerinde (VSMC) apoptozu tetiklemesini engeller, böylece aortik medyanın yapısal bütünlüğünü korur.
  • Hemodinamik Stabilite: Hafif diüretik ve natriüretik etkisiyle aort duvarı üzerindeki “shear stress”i kronik olarak azaltması, genişleme hızına mekanik bir katkı sağlar.

Güncel Literatür ve Klinik Bakış

Son dönemde yapılan büyük gözlemsel çalışmalar (özellikle tip 2 diyabetli hasta kohortlarında), SGLT2 inhibitörü kullanan hastalarda AAA görülme sıklığının ve rüptür oranlarının, diğer oral antidiyabetikleri kullananlara göre anlamlı derecede düşük olduğunu göstermektedir.


Mevcut Tedavi Algoritmasındaki Potansiyeli

Şu anki kılavuzlarda “Watchful Waiting” (izle ve bekle) döneminde olan, henüz cerrahi veya EVAR sınırına (5.0 – 5.5 cm) ulaşmamış hastalar için dapagliflozin gibi bir ajanın koruyucu tedavi olarak sunulması devrim niteliğinde olabilir.

Dapagliflozinin kardiyovasküler mortalite ve kalp yetersizliği üzerindeki kanıtlanmış başarısı (DAPA-HF gibi çalışmalar), AAA’sı olan multikomorbid hastalarda bu ilacı “çift etkili” bir stratejik silaha dönüştürüyor.