Karotis Tıkayıcı Hastalığında Göz Tutulumu

I-AKUT GÖZ İSKEMİSİ

Ani gelişen kalıcı veya geçici göz iskemisi çoğunlukla karotis kaynaklı embolilere bağlıdır.Bazen retina arteriollerinde oftalmoskopik olarak asemptomatik emboliler de görülebildiği gibi semptomatik retina arteriol tıkanıklıklarında ise bazen emboli görülemeyebilir.Kolesterol embolileri en sık görülendir ve Hollenhorst plakları olarak adlandırılır . Küçük sarımsı olurlar ve arteriol bifürkasyonlarında yerleşirler, karotis damar veya aort arkından ki plaklardan kaynaklanırlar. Trombosit-fibrin plakları daha da küçük olurlar renkleri beyazdır daha distale dek gidebilirler, karotis ateromlarından kaynaklanırlar. Kalsiyum embolileri daha büyük beyaz partiküller olup genellikle kalp kaynaklıdır

1-Amaurosis Fugax

Geçici monoküler körlük olarak da adlandırılan bu durum retinada oluşan geçici retinal iskemidir. Karotis hastalığının en tipik göz belirtisidir zira en sık nedeni karotis kaynaklı embolilerdir. Lamina cribrosa bölgesinde sentral retina arterinde veya retina arteriollerinde parsiyel veya tam geçici bir tıkanıklığa yol açarlar. Bir gözde ani, ağrısız, kısmi alan tarzı veya tam bir görme kaybı gelişir ve genellikle 2-30 dakika sürer sonra tamamen düzelir Kendisi ciddi bir durum olmasa da iskemik serebral inme ve iskemik kalp hastalığı risklerinin fazla olduğunu gösterdiği için önemlidir

2-Retina Arter Tıkanıklıkları

Sentral retina arteri ve dallarında karotis kaynaklı embolilere bağlı tıkanıklıklar görme azalması dışında çok karakteristik oftalmoskopik belirtiler verir. Sentral retina arteri genellikle optik sinirin sklera giriş seviyesindeki lamina cribrosa seviyesinde tıkanır zira burası en dar ve elastikiyeti az olan bir bölgedir. Retina arter yatağında azalmış perfüzyon basıncı, ciddi karotis tıkanıklığında ki gibi, bu embolik olayı daha da kolaylaştırır

3- Akut Orbital İskemi

Nadiren internal karotis arterinin tam oklüzyonu muhtemelen eksternal sistemin kollateral akım desteği de yoksa oftalmik arterde ki tıkanıklık ve hipoperfüzyon tüm orbita yapılarının iskemisine yol açar. Işık hissi kaybı, total ve ağrılı bir oftalmopleji, proptosis, kemozis ile ağır bir tablo gelişir. Retinal ve koroidal infarkt ile iskemik optik nöropati hepsi bir aradadır

II-KRONİK GÖZ İSKEMİSİ

Karotis lümen tıkanıklığı % 70- 90’a varıncaya dek oftalmik arterde belirgin hemodinamik değişiklikler gelişmez, % 90 tıkanıklıkta sentral retinal perfüzyonu % 50 azalabilir, tıkanıklık % 90’ı aşınca ve tam oklüzyonda ise ancak eksternal karotis dallarından kollateral dolaşım ile oftalmik arterde yeterli perfüzyon oluşabilir veya “çalma” gelişirse perfüzyon yetersiz kalır

Oküler perfüzyon basıncı azalıp göz içi basıncına yaklaşınca gözün hem arka hem de ön segmentinde iskemi gelişir. Bu iskeminin yerine ve derecesine göre belirtiler değişik olabilir. Pulsatil oküler kan akımı ölçülemeyen gözlerin ipsilateralinde % 85 ve üzerinde ciddi internal karotis tıkanıklığı saptanmıştır

1-Geçici Retinokoroidal Dolaşım Yetmezliği

Kronik iskemideki bir gözde postprandial mezenterik artmış kan akımı ile postürde değişme ve fizik aktivite artışına bağlı gelişen kan volüm değişiklikleri oftalmik kan akımı azalmasına yol açar, parlak ışığa maruz kalma ile artan fotoreseptör hücre metabolizmasının karşılanamaz, bu gibi nedenlerle geçici görme bozukluğu gelişebilir. Koroidal dolaşımda otoregülasyonun olmaması ve iskemik retinada otoregülasyonun bozulması bu durumun ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Görme keskinliği normal olabilir fakat renkli ışıklar, parlama, görsel aberasyonlar vardır ve göz ağrısı da olabilir. Dakikalar sürebilir, sonuçta tamamen düzelir

2-Oküler İskemik Sendrom(OİS)

Gözün hem arka hem de ön segmentlerini ilgilendiren ayrıca oftalmik arterin beslediği diğer koroid ,optik sinir gibi göz içi ve intraorbital yapıları da ilgilendiren kronik bir iskemidir

Ciddi tıkayıcı karotis hastalığında rastlanma oranı % 5-20’dir. Vakaların % 20’si bilateraldir. Ortalama rastlanma yaşı 65’dir. Diyabetik hastalarda daha sıktır ve asimetrik retinopati ile karşımıza çıkabilir

Oküler perfüzyon basıncının düşük olduğu spontan olarak oluşan veya globa parmak veya temas lensi ile hafif bir basınç yaparak çıkartılan sentral retinal arter pülsasyonu ile basitçe ortaya konabilir. Vakaların % 90’nında ani veya yavaş gelişimli bir görme azalması vardır. Retinokoroidal dolaşım yetersizliğine bağlı geçici bulanıklıklar veya geçici embolilere bağlı amaurosis fugax atakları da görülebilir. İskemik göz ağrısı da orbita bölgesinde hissedilen künt tarzdadır

III-KAROTİS ARTER DİSSEKSİYONU

Ekstrakranyal karotis arterinde spontan veya travmatik olarak gelişen disseksiyonlara bağlı çeşitli göz komplikasyonları bildirilmiştir. Bunların arasında en çok rastlananı Horner sendromu olarak adlandırılan ve aynı tarafta pupiller miyozise, hafif bir ptosis ile enoftalmiye yol açan okülosempatik paralizidir. Daha nadiren rastlananlar amaurosis fugax, akut koroidal hipoperfüzyon, retina arter oklüzyonları, izole veya kombine oküler motor sinir felçleri ve iskemik optik nöropatidir

Ayırıcı tanıda ağrılı Horner sendromuna neden olan küme tarzı başağrıları ve Raeder sendromu vardır. Bunlar selim seyirli patolojilerdir bu nedenle daha ciddi bir durum olan karotis arter disseksiyonu mutlaka ağrılı Horner sendromunda ilk akla gelen neden olmalıdır.

IV-KAROTİKO-KAVERNÖZ FİSTÜL

Karotis sistemi ile kavernöz sinüs arasında anormal arteriovenöz bir şanttır. Etyolojik olarak travmatik veya spontan, anatomik olarak direkt veya dura yoluyla indirekt ve internal veya eksternal karotis kaynaklı olabilir. Çoğu travmatik ve direktdir. İntrakranyal karotis ile kavernöz sinüs arasında direkt bir şanttır ve debisi azdır.

V-KOMPRESİF OPTİK NÖROPATİ VE NORMOTANSİF GLOKOM

Bazı normotansif glokom ve nedeni açıklanamayan optik nöropati vakalarında skleroze veya dilate intrakavernöz karotis arterinin optik sinire basısı bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile saptanmıştır. Bu vakalarda glokoma spesifik papilla çukurlaşması ve görme alanı defektleri saptanmıştır

Bir çalışmada normal intrakranyal karotis arterinin de normotansif glokomlu gözlerde optik sinire teması olduğu saptanmıştır. Normotansif glokomlu ve bilateral ciddi karotis ateri tıkanıklığında da oftalmik arterden ters kollateral akım nedeniyle “çalma” geliştiği saptanmıştı