Wolf Hirschhorn sendromu

Wolf-Hirschhorn sendromu (WHS), klinik olarak doğum öncesi ve doğum sonrası büyüme eksikliği, ayırt edici kraniyofasiyal özellikler, mental retardasyon ve nöbetlerle tanımlanan bitişik bir gen bozukluğudur. Hastalığa 4. kromozomun kısa kolunun distal kısmında oluşan kısmi kayıp neden olur

Wolf-Hirschhorn sendromu (WHS) en yaygın delesyon sendromlarındandır. 4. kromozom kısa kolunun (tam veya kısmi) delesyonundan kaynaklanır. 20.000 ile 150.000 canlı doğumda bir, kızlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla görülen çoklu konjenital anomaliler ve zihinsel engellilik sendromudur VE çok çeşitli klinik özelliklerle ilişkilidir.  Çekirdek fenotip, Yunan savaşçı kask yüzleri (hipertelorizm, kısa ve geniş burun, kısa philtrum, aşağı dönük ağız ve düşük ayarlanmış displastik kulaklar), zihinsel engelli, büyüme gecikmesi, hipotoni, nöbetler ve mikrosefali olarak adlandırılan tipik yüz görünümünü içerir

WHS, hastalığın spektrumunu ve şiddetini yansıtan değişken bir boyuta sahip olan kromozom 4’ün (4p16.3) kısa (p) kolunun distal kısmından genetik materyalin kısmi kaybından kaynaklanır. Hastaların %70›inde hipotoni saptanırken, hastaların %70’inde epilepsi veya elektroensefalografi (EEG) anomalileri %80-90 oranında görülmektedir

İşitme kaybı, yaklaşık 300-1000 bebekten birini etkileyen son derece karmaşık ve heterojen bir bozukluktur

İşitme kaybı hastaların yarısından fazlasında, izole bir durum olarak ortaya çıkar. %70 sendromik, %30 sendromik olmayan işitme kaybı görülmektedir (Sakuma ve ark., 2016). İşitme kaybının, yaklaşık 110 gen ve 150 lokus ile ilişkili olduğu bulunmuştur

En yaygın tespit edilen genler GJB2, SLC26A4, mitokondrial DNA özellikle 12S rRNA ve GJB3, vakaların yaklaşık %30-50’sini oluşturur

WHS ‘de işitme kaybı, WHS hastalarının %40’ından fazlasında saptanabilir 

Ancak, WHS hastalarında işitme kaybının patogenezi henüz net olarak belirlenmemiştir.

İşitme kaybı yeni doğan 1000 bebekten yaklaşık 1’ini etkilemektedir. İşitme kayıplarının %50’den fazlası genetik faktörlere bağlıdır. İşitme kayıplarından sorumlu 120’den fazla bağımsız gen tanımlanmıştır

Wolf-Hirschhorn sendromu (WHS), bitişik bir gen delesyon sendromudur.  Tıbbi gelişmelerle birlikte, WHS’li hastaların yönetimi, hayatta kalma süresi ve yaşam kalitesini olumlu etkilemiştir

İşitme bozukluğu hastaların yaklaşık %33›ünde görülür. Hem iletim tipi hem de sensörinöral işitme kaybı görülebilmektedir. WHS’li bireyler genellikle preauriküler ve/veya auriküler anormallikler gibi otolojik belirtilerle ortaya çıkar ve bunların neredeyse yarısında efüzyonlu kronik otitis media vardır

Sensörinöral işitme kaybı da görülebilir

İşitme kaybı hastaların dil gelişimi ve eğitimini olumsuz etkiler. Bu nedenle, WHS’ de sağlık denetimi ve ileriye yönelik rehberlik amacıyla işitme değerlendirmesi önerilmiştir

Ülkemizde yenidoğan her bebeğe yenidoğan işitme tarama testi uygulanmaktadır. Tarama programında işitme kaybı şüphesi ile kliniğimize gelen WHS tanılı hastaya bilateral sensorinöral işitme kaybı tanısı konuldu. Bilateral işitme cihazları ile düzenli kontrol edilmektedir.

Wolf-Hirschhorn sendromu (4p16.3 deletion sendromu; Pitt-Rogers-Danks sendromu; oculo-oto-facial dysplasia), genel gelişme geriliği, kafa ve yüz malformasyonları ve epileptiform atakların görüldüğü, “4. kromozomun kısa kolunun distal kısmında delesyon (4p-)” olarak bilinen kromozom anomalisi sonucu ortaya çıkan izole olgulardır. Kız hastalar görece sıktır; 1/3’ü iki yaşına ulaşamadan kaybedilir.

Genel gelişme geriliği nedeniyle boy kısadır. Kafatası küçük (mikrosefali) ve asimetriktir. Artkafa (oksiput) bölgesinde, orta çizgi üzerindeki saçlı deride defektler vardır. Boyun kısa ve kalıncadır. Ensedeki saç çizgisi oldukça aşağıdadır. Kaşlar arasındaki tümsek (glabella) ve kaş çıkıntıları oldukça belirgindir. Orta çizgiye yaklaştıkça kaş kılları seyrekleşir. Alın yüksektir ve alınla kaynaşan geniş bir burun sırtı görülür. Dış kulak kanalı dardır. Kulak kepçesi önünde çukurlar ve et beni görünümünde oluşumlar vardır. İşitme sorunları olabilir.

Hipertelorizm, fırlak gözler (ekzoftalmi) ve göz kapağı düşüklüğü (ptozis) saptanır; Rieger anomalisi, nistagmus, strabismus, iris defekti (koloboma) ve gözyaşı kanalı darlığı (nazolakrimal kanal atrezisi) vardır. Burun sırtı yayvan, burun ucu gagamsı görünümdedir. Ağız ve burun arasında fistül (oronazal fistül) olabilir.

Ağız açıklığı küçüktür (mikrostomi). Dudak bileşkeleri (kommisuralar) aşağı dönüktür. Bazı hastalarda üst dudak ince, alt dudak kalındır. Altçene küçüktür (mikrognati). Yarık dudak, yarık damak ve yarık küçük dil (uvula bifida) saptanır. Diş sürmelerinde aksamalar ve hipodonti görülür. Dişlerin bir bölümü kürek biçimindedir.[

Kalpte atrial ve ventriküler septal defekt belirlenir.  IgA eksikliği nedenli solunum yolları ve kulak infeksiyonları sıktır. Kostalarda kaynaşmalar olabilir. Safra kesesi yoktur. Artı dalak bulgusu olabilir. Bağırsakların yerleşimlerinde sapmalar görülür. Erkek çocuklarında hipospadias vardır; testisler skrotuma inmemiştir (kriptorşidizm). Kız çocuklarında uterus oluşmamıştır. Puberte bulguları erken yaşlarda belirirken kemik yaşının geri olduğu saptanır. Vertebralarda kaynaşmalar ya da yarıklar görülür; sakrumda malformasyonlar vardır. Kifoz ve skolyoz, konjenital kalça çıkığı, kol ve bacak kemiklerinin ince oluşu, radius ve ulna kemiklerinin kaynaşması, ayaklardaki polidaktili iskelet sisteminde görülen başkaca anomalilerdir. Tırnak bombeleri aşırı yüksektir.

Beyinde corpus callosum anomalileri ve septum pellucidum malformasyonları vardır. Ventriküller büyüktür (hidrosefalus); içlerinde ve çevrelerinde kistik oluşumlar bulunur. Psikomotor gelişmede yetersizlik, alt ekstremitelerde belirgin hipotoni ve epileptik ataklar saptanır.

“4p16.3 deletion” saptanan bireylerde mesane kanseri riskinin artabileceği bildirilmektedir