A-GLYR’NİN LİGAND BAĞLAYICI Α-ALT BİRİMİNİN (Α 1-4 ) DÖRT BİLİNEN İZOFORMU
1-Glisin reseptör alt birimi alfa-1, insanlarda GLRA1 geni tarafından kodlanan bir proteindir . İnhibitör glisin reseptörü, omurilikte ve merkezi sinir sisteminin diğer bölgelerinde postsinaptik inhibisyona aracılık eder . Sadece alfa alt birimlerinden oluşan pentamerik bir reseptördür. GLRB geni, reseptörün alfa alt birimini kodlar. Gendeki mutasyonlar, abartılı bir irkilme reaksiyonuyla ilişkili nörolojik bir sendrom olan hiperekpleksi ile ilişkilendirilmiştir.
2-Glisin reseptör alt birimi alfa-2 , insanlarda GLRA2 geni tarafından kodlanan bir proteindir.
3- Glisin reseptör alt birimi alfa-3 , insanlarda GLRA3 geni tarafından kodlanan bir proteindir . Bu gen tarafından kodlanan protein , glisin reseptörünün bir alt birimidir
4- Glisin reseptörü, alfa 4 , aynı zamanda GLRA4 olarak da bilinir , bir insan psödojenidir . Bu gen tarafından kodlanan protein , glisin reseptörünün bir alt birimidir
B- GLYR’NİN LİGAND BAĞLAYICI Β-ALT BİRİMİ ( GLRB )
GLİSİN RESEPTÖR ALT BİRİMİ BETA , İnsanlarda GLRB geni tarafından kodlanan bir proteindir İnhibitör glisin reseptörü, omurilikte ve merkezi sinir sisteminin diğer bölgelerinde postsinaptik inhibisyona aracılık eder. Alfa (GLRA1, MIM 138491; GLRA2, MIM 305990) ve beta alt birimlerinden oluşan pentamerik bir reseptördür.


Hiperekpleksi (Gafil Avlanma Hastalığı): Glisin reseptör genlerinde (özellikle GLRA1 veya GLRB) meydana gelen mutasyonlar sonucu oluşur. Hastalarda beklenmedik ses veya dokunmalara karşı aşırı irkilme refleksi ve geçici kas katılığı görülür.
Hiperekpleksi (Gafil Avlanma Hastalığı), ani ses, dokunma veya görsel uyaranlara karşı aşırı ve kontrolsüz irkilme tepkileri ve ardından gelen geçici kas sertliği (hipertoni) ile karakterize, nadir görülen genetik nörolojik bir bozukluktur. Tıp literatüründe “Herediter İrkilme Hastalığı” veya bebeklerdeki klinik görünümü nedeniyle “Sert Bebek Sendromu” (Stiff Baby Syndrome) olarak da adlandırılır. Hastalığın halk arasındaki adı ise, kişinin en ufak bir dış etkende aniden savunmasız yakalanmasından ötürü “Gafil Avlanma Hastalığı”dır.
Hastalığın Temel Nedeni Nedir?
Hiperekpleksi, beyin sapı ve omurilikteki “glisin” adı verilen inhibitör (baskılayıcı) nörotransmitter sistemindeki bir kusurdan kaynaklanır. Normal bir insanda glisin, ani bir uyarana karşı beynin aşırı tepki vermesini engeller. Ancak hiperekpleksi hastalarında, genellikle GLRA1, SLC6A5 veya GLRB genlerindeki mutasyonlar nedeniyle bu baskılama mekanizması çalışmaz. Sonuç olarak beyin, tehlikesiz olan ufak bir sese veya dokunuşa bile “büyük bir tehlike varmış” gibi aşırı bir motor yanıt (irkilme) verir.
Belirtileri Nelerdir?
Hastalık genellikle doğumdan hemen sonra, yenidoğan döneminde kendini belli eder ancak belirtiler yaşam boyu farklı şekillerde devam edebilir:
- Abartılı İrkilme Yanıtı: Beklenmedik bir gürültü, yüze ani bir dokunuş veya parlak bir ışık karşısında tüm vücutta şiddetli bir sıçrama olur.
- Yaygın Kas Sertliği (Hipertoni): İrkilmenin hemen ardından hastanın gövdesi ve uzuvları kütük gibi sertleşir. Bebeklerde eller sıkılı, bacaklar ve kollar gergin bir postür gözlenir. Bu sertlik uyku sırasında tamamen kaybolur.
- Bilinç Kaybı Olmadan Düşmeler: Çocukluk ve yetişkinlik döneminde, ani bir irkilme sırasında kaslar aniden kilitlendiği için kişi bilincini kaybetmeden, kütük gibi (öne veya arkaya) yere düşer. Bu durum ciddi yaralanmalara yol açabilir.
- Apne ve Solunum Durması Riski: Yenidoğanlarda şiddetli kasılma atakları sırasında boğaz kaslarının kilitlenmesi (laringospazm) nedeniyle solunum durması (apne) ve morarma gelişebilir. Bu durum acil müdahale edilmezse ölümcül olabilir.
- Nose-Tapping (Burun Tıklama) Testi: Teşhiste kullanılan en tipik klinik bulgudur. Hastanın burnunun köküne veya alnına parmakla hafifçe vurulduğunda, normal insanların aksine bu irkilme tepkisi tekrarladıkça azalmaz (alışma/habitüasyon gerçekleşmez).
Teşhis ve Karıştırılan Hastalıklar
Hiperekpleksi çok nadir görüldüğü için sıklıkla epilepsi (sara) hastalığı ile karıştırılır ve hastalara yıllarca boş yere ağır epilepsi ilaçları verilir.
- Ayırıcı Tanı: Epilepsi nöbetlerinde bilinç kaybı olur ve beyin dalgalarında (EEG) bozukluk görülür. Hiperekplekside ise EEG tamamen normaldir ve atak sırasında hastanın bilinci tamamen açıktır. Kesin tanı, klinik muayenenin ardından yapılan genetik testler ile konulur.
Tedavi Yöntemleri
Hiperekpleksi tamamen ortadan kaldıran genetik bir kür olmasa da, doğru tanı konulduğunda başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır:
- Klonazepam Tedavisi: Tedavinin altın standardıdır. Bir benzodiazepine olan klonazepam, beyindeki GABA (başka bir baskılayıcı sistem) aktivitesini artırarak glisin eksikliğini dengeler. İrkilme nöbetlerini ve kas sertliğini dramatik ölçüde azaltır.
- Alternatif İlaçlar: Klonazepamın yetersiz kaldığı veya yan etki yaptığı durumlarda valproik asit, levetirasetam veya karbamazepin gibi diğer ilaçlar denenebilir.
- Vigevano Manevrası (Hayat Kurtarıcı Müdahale): Bebeklerde kasılma nedeniyle solunum durduğunda uygulanan acil bir yöntemdir. Bebeğin başı ve bacakları gövdesine doğru zorlu bir şekilde bükülerek (cenin pozisyonuna getirilerek) kas sertliği anında kırılır ve solunumun geri gelmesi sağlanır
- Güvenlik Önlemleri: Yetişkin ve çocuk hastaların ani düşmelerde kafalarını vurup yaralanmalarını önlemek için ev içi düzenlemeler ve gerekirse koruyucu kask kullanımı önerilir.