Kandan Bowman boşluğuna geçen glikozun tamamı proksimal tübülüslerde sodyum ile birlikte reabsorbe edilir. Nefron bölümlerinden proksimal tübülde glikoz yoğunluğunun diğerlerinden daha fazla olması beklenir

GLİKOZUN REABSORBSİYON MEKANİZMASI

Glikozun geri emilimi Sekonder Aktif Taşıma ile gerçekleşir. Enerjiyi doğrudan $ATP$’den değil, Na+/K+ ATPase pompasının oluşturduğu sodyum gradiyentinden alır.

Apikal Membran (Lümen tarafı): SGLT-2 (Sodyum-Glikoz Co-transporter 2) proksimal tübülün ilk yarısında (S1 segmenti), SGLT-1 ise ikinci yarısında (S3 segmenti) görev yapar.

Bazolateral Membran (Kan tarafı): Hücre içine alınan glikoz, GLUT-2 (kolaylaştırılmış difüzyon) üzerinden kana geçer.

KONSANTRASYON (YOĞUNLUK) KARMAŞASI

İfadeyi şu şekilde netleştirmek sınavda hata yapmanızı önler:

Lümen İçi Konsantrasyon: Glikoz, proksimal tübül boyunca o kadar hızlı geri emilir ki, proksimal tübülün sonuna gelindiğinde lümen içindeki glikoz yoğunluğu neredeyse sıfırdır.

Hücre İçi Konsantrasyon: SGLT taşıyıcıları glikozu hücre içine “pompaladığı” için, proksimal tübül epitel hücrelerinin içindeki glikoz konsantrasyonu, hem lümenden hem de interstisyel sıvıdan daha yüksektir. (Bu yüzden glikoz hücreden kana GLUT-2 ile pasif olarak geçebilir).

Kritik TF/P Oranı (Tübüler Sıvı / Plazma): Glikoz için bu oran proksimal tübül boyunca hızla 1’den 0’a düşer. ****

RENAL EŞİK VE TRANSPORT MAKSİMUM ($T_M$)

Tm (Transport Maksimum): Tüm SGLT taşıyıcılarının doygunluğa ulaştığı noktadır. Erkeklerde ortalama 375 mg/dk, kadınlarda 300 mg/dk‘dır. ***

Renal Eşik (Renal Threshold): İdrarda glikozun görülmeye başladığı plazma konsantrasyonudur. Genellikle plazma glikozu 180-200 mg/dL üzerine çıktığında eşik aşılır. ****

Splay (Sapma): Teorik Tm ile gerçek eşik arasındaki farktır. Bazı nefronların T kapasitesinin düşük olması nedeniyle, doygunluğa tam ulaşılmadan idrarda glikoz görülebilir.


KLİNİK VE FARMAKOLOJİK İLİŞKİ

SGLT-2 İnhibitörleri (Gliflozinler): Dapagliflozin, Empagliflozin. Proksimal tübülde glikoz emilimini engelleyerek glukozüri yaparlar. Diyabet ve kalp yetmezliği tedavisinde devrim yaratmışlardır.

Fanconi Sendromu: Proksimal tübülün genel fonksiyon bozukluğudur. Sadece glikoz değil; amino asit, fosfat ve bikarbonat da emilemez (Glikozüri + Aminoasidüri + Fosfatüri + Tip 2 RTA).

Eğer bir soruda “Proksimal tübülde yoğunluğu diğerlerinden daha fazladır” deniliyorsa, bu genellikle hücre içi yoğunluğu ifade eder. Eğer lümen içi (tübüler sıvı) kastediliyorsa; Kreatinin, İnülin, Üre, Cl- gibi maddelerin yoğunluğu su emilimi nedeniyle artarken; Glikoz, Amino asit ve Bikarbonat yoğunluğu azalır.