D-α- tokoferol en fazla bulunan ve biyolojik aktivitesi en fazla olan tokoferoldur. Emilimi yağ emilimi ile birlikte olduğundan kusurlu yağ emilimi E Vitamini yetmezliğine yol açar.
Kistik fibrozis, kronik steatore, abetalipoproteinemi, kolestatik karaciğer hastalığı, barsak rezeksiyonu geçirenlerde emilim bozulur.
Plazmada şilomikronlar ile taşınır ve yağ dokusunda depolanır.
Yağda çözünen vitaminlerin en az toksik olanıdır. E Vitamini selüler ve subselüler membran fosfolipidlerinde bulunan poliansatüre yağ asidlerinin peroksidasyonuna karşı ilk savunma hattı oluşturduğundan çok önemli bir antioksidan olarak kabul edilmektedir.
Peroksidleri ve serbest oksijen radikallerini nötralize ederek membran stabilitesini artırır.
Antioksidan etkisini yüksek oksijen konsantrasyonlarında gerçekleştirir
Peroksidlere karşı ikinci savunma hattı olan selenyum ile sinerjetik etki göstererek biribirlerinin gereksinimlerini azaltırlar.
E VİTAMİNİ (D-α-Tokoferol)
Tokoferoller içinde en aktif form
- En fazla bulunan ve biyolojik aktivitesi en yüksek form → D-α-tokoferol
- Diğer tokoferoller: β, γ, δ (biyolojik aktivitesi daha düşüktür)
Emilimi – Yağ Emilimine Bağımlıdır
Yağda çözünen vitamin olduğundan mikellere ihtiyaç duyar.
Bu nedenle aşağıdaki durumlarda E vitamini eksikliği gelişir:
- Kistik fibrozis (pankreatik enzim eksikliği → yağ emilemez)
- Kronik steatore
- Abetalipoproteinemi (şilomikron oluşamaz → emilim ve taşınma bozulur)
- Kolestatik karaciğer hastalığı (safra asitleri ↓)
- İleal / jejunal rezeksiyon
- Pankreas yetmezliği
Taşınma ve Depolanma
- Emilim sonrası şilomikronlarla kana geçer
- Karaciğerde VLDL’ye transfer edilir
- Yağ dokusu ve hücre membranlarında depolanır
Toksisitesi en düşük yağda çözünen vitamindir
A, D ve K vitaminlerine göre toksisite riski en düşüktür.
Ancak aşırı yüksek dozlarda:
- Antikoagülanlarla etkileşim → kanama riski
- Gastrointestinal şikâyetler
- Baş ağrısı
- Kas zayıflığı
bildirilebilir.
E Vitamini = En güçlü membrandaki antioksidandır
Fonksiyonu:
- Poli-doymamış yağ asitlerinin lipid peroksidasyonunu önler
- Serbest radikalleri nötralize eder (O₂⁻, OH·, lipid peroksit radikalleri)
- Hücre ve organel membran stabilitesini artırır
Özellikle yüksek oksijenli dokular önemlidir:
- Akciğer
- Eritrosit membranı
- Miyokard
Bu nedenle E vitamini eksikliği → hemoliz riski (eritrosit membranı hassaslaşır)
Selenyum ile sinerji
Selenyumun yer aldığı glutatyon peroksidaz lipid peroksitleri parçalar.
Bu nedenle:
E Vitamini = 1. savunma hattı (lipid peroksidasyonunu başlatmadan engeller)
Selenyum (GSH-Px) = 2. savunma hattı (oluşmuş peroksitleri temizler)
Bu ikisi birlikte membranı korur.**
Eksikliklerinde birbirlerinin gereksinimini artırırlar.****
Klinik E Vitamini Eksikliği
En sık görülen bulgular:
1) Hemolitik anemi
→ Eritrosit membranı oksidatif hasara duyarlıdır.
2) Nörolojik bulgular
- Ataksi
- Periferik nöropati
- Arefleksi
- Dorsal kolon hasarı benzeri tablo (propriosepsiyon ↓)
3) Retinopati (yenidoğanda)
4) Abetalipoproteinemi / yağ malabsorpsiyonunda erken belirti
Antioksidan etkisini EN ÇOK yüksek oksijenli dokularda gösterir
Mini Özet
| Özellik | Detay |
|---|---|
| En aktif form | D-α-tokoferol |
| En az toksik yağda çözünen vitamin | E vitamini |
| Eksikliği | Hemolitik anemi + nörolojik bulgular + retinopati |
| Taşınması | Şilomikron → VLDL → LDL |
| Sinerji | Selenyum (GSH-Px) |
| Antioksidan görevi | Lipid peroksidasyonunu önler |