Yaralanma ve dolu hasarı sonrası metabolik cevap, RQ “Respiratory quotient” değeri

45 yaşında erkek hasta nekrotizan şiddetli pankreatit nedeniyle yoğun bakımda takip edilmekte ve TPN ile nutrisyon sağlanmaktadır.

Overfeeding sendromundan şüphenilen hastaya indirekt kalorimetri hesaplanıyor.

Aşağıdaki solunum katsayılarından hangi değer bu hastadaki over feeding sendromu şüphesini destekler?

A) 0.6

B) 0.7

C) 0.8

D) 1

E) 1.3 ************

Solunum katsayısı (RQ- respiratory quotient) üretilen karbondioksitin tüketilen oksijene oranı olan solunum bölümüdür.

Vücudu yağ depolarını kullanmaya zorlayan yetersiz beslenme solunum oranını düşürürken, lipogeneze neden olan aşırı beslenme ise solunum oranını artıracaktır. Yetersiz beslenme durumunda, 0,85’in altındaki bir solunum katsayısı beklenir iken, 1,0’dan büyük bir solunum katsayısı aşırı beslenme durumunu destekler.

Üretilen CO2 / tüketilen O2

1-RQ: 0. 7 → Yağ oksidasyonu belirgindir

2-RQ: 1 üzerinde → CHO oksidasyonu (aşırı beslenme, katabolizma)

3-RQ: 0. 85 → Yağ asidi ve glukoz eşit tüketilir

Yağ kullanımının artması ile solunum katsayısı azalır.

Aşırı kalori verilmesi sonucunda (Overfeeding)

Oksijen tüketiminde artış,

CO2 üretiminde ve solunum yükünde artış,

KC yağlanması ve KC fonksiyon testlerinde bozulma

Lökosit fonksiyonlarında bozulma ve İnfeksiyon riskinde artış gelişebilir.

Bu komplikasyonlar en sık TPN verilen hastalarda ortaya çıkar.

——————————-

Yaralanmaya metabolik cevap konusu bütünü ile popüler bir soru zeminidir. Bu soruda protein katabolizmasının objektif göstergesi sorulmaktadır, idrar ile atılan her bir gram azot 6.25 gram protein yıkımını gösterdiği için kas ve protein yıkımının en iyi göstergesi olarak kabul edilmektedir. Diğer seçenekler beslenme durumunu değerlendirmede kullanılan bazı test ve kriterlerdir. Bu konu ile ilgili bazı önemli soru noktaları aşağıda vurgulanmıştır.

YARALANMA VE DOKU HASARI SONRASI METABOLİK CEVAP

Travmanın şiddetiyle orantılı olarak oksijen ve enerji gereksinimi artmaktadır. Enerji tüketimindeki artıştan önceleri sempatik sinir sistemi ve katekolaminler sorumludur. Enerji tüketiminin önemli bir kısmı endotoksin ve sitokinler yüzünden bozulan membran potansiyellerinde^ bozulmanın telafisi için harcanmaktadır. Total vücut enerji tüketiminin %40’ının bu nedenle iyon pompaları ve transport işlemlerinde kullanıldığı düşünülmektedir.

Travma sonrasında enerji tüketimi ve de oksijen tüketimi artar. Her ne kadar erken dönemde karaciğer glikojeni kullanılsa da travma sonrası en büyük enerji kaynağı serbest yağ asitleridir. Yağlar kalorinin % 50-80 kadarını karşılar. Plazma serbest yağ asitleri ve gliserol seviyeleri artar. Lipoliz artmıştır. Temel uyarı katekolaminlerden gelir (hormona duyarlı trigliserid lipaz). Genelde sistemik glukoz intoleransı vardır. Stres hormon cevabı ile birlikte insüline direnç vardır ve travma sonrası erken dönemi takiben insülin seviyeleri yükselmiştir.

Metabolik süreci değerlendirmede solunum katsayısı (RQ) kullanılabilir. RQ 0.7 ise yağ oksidasyonu belirgindir, 0.85 ise yağ ve karbonhidrat oksidasyonu eşittir.

Özellikle yara iyileşmesi için mutlak proteine ihtiyaç vardır. Vücudun % 16’sı proteindir. Dışarıdan protein alınamazsa, önce kas atrofisi olur. Bu özellikle açlık, operatif travma ve sepsiste daha belirgin hale gelir. Total vücut proteinlerinin 1/3- 1/2’sinden fazlasının yıkımı tolere edilmez. Kas yıkımının en iyi göstergesi idrarda N (azot) atılımıdır. Bu nedenle hasta takibinde idrarda azotun büyük önemi vardır.

Hasta takibinde azot atılımı baz alındığı için kalori ve protein hesabı buna göre yapılabilir. 1 gm N, 6.25 gm protein kütlesini ifade eder. Hiperkatabolitik durumda 0.5 gm/kg N verilmelidir. Formülasyon hastaya göre ayarlanabilir. Böbrek yetmezliği hastalarında sadece esansiyel L-amino asitler verilirken, karaciğer yetmezliği olan hastalarda ensefalopatiyi azaltmak için dallanmış zincirli amino asitler daha yüksek konsantrasyonlarda verilir.