
A. BASILARIS
İki taraf a. vertebralis’in sulcus bulbopontinus ta birleşmesi ile oluşur. Pons’un ön yüzünde, cisterna pontis içindedir. Pons’un üst ucunda a. cerebri posterior denilen iki uç dalma ayrılır.
A. basilaris; beyin sapını, serebellum’u, medial talamus’u ve oksipital ile temporal lobları besler.
A. basilaris’in dalları
1-aa. pontis
2-a. inferior anterior cerebelli
3-a. labyrinthi; sık olarak a. inferior anterior cerebelli’den çıkar. İç kulağı besler. N. facialis ve n. vestibulocochlearis’le birlikte meatus acusticus internus’tan geçer.
4-a. superior cerebelli
A. basilaris’in trombozunda; unilateral yada bilateral abdusens felci, horizontal göz hareketlerinde bozulma, pupillalarda miyozis (pinpoint pupil; pons’taki inen pupillodilatator sempatik liflerin harabiyeti nedeniyle) ve genellikle hemipleji yada kuvadripleji ile birlikte koma olur.
Locked-in Sendromu; sadece vertikal bakışın ve üst göz kapağı hareketlerinın korunduğu kuadripleji, alt kraniyal sinir paralizisi ve mutizmden oluşan klinik bir tablodur. Bilinç korunur ve hastalar göz kırpma ile maksatlı iletişim kurabilirler. Locked-in sendromunun altında yatan en sık sebep baziler arter trombozudur.

Locked-in sendromu, bir insanın şuuru yerinde olmasına rağmen bedenen neredeyse tamamen felç halinde olması ve böylece kendini dil veya hareketlerle ifâde edememesi durumuna denir.
Dışarıyla iletişim imkânları, bu durumda olan bir hasta için genelde kalmış olan gözün dikey düzlemdeki hareketidir. Bu imkân da kalmamış olması durumunda son çâre, bir beyin-bilgisayar arayüzüdür.
Hastalarda işitme duyusu genelde hastalık öncesine göre değişmemiştir. „Evet“-„Hayır“ soruları yanında „ve“-„veya“ sorularını her hasta bir göz hareketiyle cevaplayabilmektedir.
Hastalığın nörolojik sebeblerinin başında pons bölgesi, orta beyin ya da capsula interna’da olan lezyonlardır. Buna arteria basilaris’deki bir tromboz sebep olabilir.
Locked in Sendromu; hastada göz kasları dışında tüm kasların felç olması şeklinde görülür. kafa travmaları, myelin tabakasına zarar veren hastalıklar, doz aşımı gibi sebeplerle ortaya çıkabilir. Hasta sağlıklı düşünebilmekte fakat hareket edememektedir. Göz teması ile kısıtlı iletişim sağlanabilir. Bilinen tedavisi bulunmamaktadır.
Locked-in sendromu genellikle baziler arter tıkanmasına bağlı olarak pons ventral kısmının infarktı ile gelişir. Karakteristik bulguları kuadripleji, kranial sinir felçleri ve mutizm olup yalnızca vertikal göz hareketleri korunmuştur.

Kilitli kalma sendromudur. Hastanın bilinci açıktır, çevresini duyabilir fakat sadece göz hareketleriyle iletişim kurar.
Bir insanın vücudunun herhangi bir yerini hareket ettirebilme kapasitesini büyük ölçüde veya tamamen kaybetmesi, buna karşılık bilişsel becerilerin olduğu gibi kalmasıdır.
Sürgüleme sendromu olarak da adlandırılmaktadır.
İki yanlı bazis pontis lezyonu sonucu kortikospinal ve kortikobulber traktus yapılarının hasarlanması sonucu ortaya çıkan sendrom.
Vertikal göz hareket merkezi mezensefalon’da olduğu için vertikal göz hareketleri korunmuştur.
Hasta sadece gözünü yukarı-aşağı oynatarak iletişim kurar.
Nörolojik travmalarda çok nadiren görülebilen quadriparezi ile giden ve hastanın kortikal fonksiyonları korunmasına rağmen inen çıkan yol hasarına bağlı olarak sadece göz kaslarının hareketleri ile iletişim kurulabilen çok ilginç bir sendrom.

Göz kaslarının dışında istemli tüm kaslarını kaybediyor hasta. hatta gözlerinde bir kısmını kullanabiliyor. Fakat zihin tamamen yerinde. Geçmişini hatırlıyor, hayaller kuruyor fakat hareket yok. genel olarak neden olduğuna dair kesin bulgular yok.
Locked-in sendromu(kilitlenme sendromu), bir insanın şuuru yerinde olmasına rağmen; bedenen neredeyse tamamen felç halinde olması ve kendini konuşarak veya hareketlerle ifâde edememesi durumudur.
kilitlenme sendromlu bireyler klasik olarak bilinçli veya gönüllü olarak çiğneyemez, yutamaz, nefes alamaz, konuşamazlar. Gözleri veya göz kapaklarını ilgilendiren hareketler dışında herhangi bir hareket yapamazlar. Etkilenen bazı kişiler gözlerini yukarı ve aşağı hareket ettirebilir, ancak yatay olarak hareket ettiremeyebilir. Etkilenen bireyler yatalaktır ve bakıcılara tamamen bağımlıdır. Fiziksel felce rağmen, bilişsel işlev etkilenmez.
Kilitlenme sendromlu bireyler tamamen bilinçlidir ve çevrelerinin farkındadır. Duyabilir, görebilir ve uyku-uyanma döngülerini koruyabilir. Etkilenen kişiler, gözlerinin kasıtlı hareketleri veya göz kırpma veya her ikisiyle iletişim kurabilir. İnsanların kendileriyle konuştuğunu veya onların okumalarını anlayabilir.
Kilitlenme sendromlu bireyler, yavaş yavaş bilinçlerini kazanmadan önce genellikle başlangıçta komaya girerler, ancak felçli kalırlar ve konuşamazlar.

kilitlenme sendromu, bauer’in geleneksel sınıflandırmasına göre üç farklı klinik formda sınıflandırılabilir.
Bu sınıflandırma, hastalarda korunan motor çıktısı miktarına dayanmaktadır.
1-Classical form; Hasta göz kırpma ve dikey göz hareketleri dışında tüm vücut hareketlerinin kontrolünü kaybettiğinde saf bir formdan bahseder.
2-Incomplete form; Bir eksik formu göz hareketleri dışında bazı istemli hareketlerin korunur olmasıdır.
3-Total form; Toplam formda ise motor fonksiyon tamamen kaybolur. son durum, özellikle çevre ile tamamen etkileşime giremediği ve ihtiyaç ve düşüncelerini ifade edemediği için özellikle dramatiktir.