Herediter leiomyomatozis ve böbrek hücreli karsinom ilişkili böbrek hücreli karsinom (HLBHKBHK), Fumarat hidrataz (FH)’ı kodlayan FH geninde mutasyon

Fumarat hidrataz (FH)’ı kodlayan FH geninde mutasyon saptanan herediter leiomyomatozis ve böbrek bücreli karsinom (HLBHK) sendromu ile ilişkili olan böbrek tümörüdür.

Klinik bulguların ve böbrek tümörü morfolojisinin uygun olduğu hastalarda kesin tanı için gen mutasyonu saptanmalıdır.

Herediter leiomyomatozis ve böbrek hücreli karsinom ilişkili böbrek hücreli karsinom (HLBHKBHK) nadir bir tümördür.

Hastaların büyük bir kısmında böbrek tümörü diğer böbrek tümörlerine göre daha genç yaşta (50 yaş ve altı) saptanmasına rağmen bir kısım hastada tanı 50 yaş üzerinde konulur. Erkek ve kadınlarda tümörün görülme sıklığı benzer olmakla birlikte erkeklerde 2-3 kat daha sık izlendiği de bildirilmiştir. Beyaz ırkta, Afro-Amerikalılara göre daha sık (%70) izlenir.

Sendroma sahip olduğu kanıtlanan hastalarda doğumla beraber kromozom 1q42.3-q43’te yerleşen FH geninde otozomal dominant aktarılan germline mutasyon bulunur.

Genç yaşlarda bu mutasyona ek olarak sağlam allelde de FH gen inaktivasyonuna neden olan mutasyon saptandığında HLBHK sendromu tanısı konulur

Hastalarda FH geninin bulunduğu kromozom bölge karsinom lehineyken; SMARCB1, FH ve müsin boyalarındaki pozitiflik ile 2SC negatifliği toplayıcı duktus karsinomu lehinedir

Herediter leiomyomatozis ve böbrek hücreli karsinom sendromu ilişkili böbrek hücreli karsinom tanısı konulan hastaların yarısında tanı anında en sık retroperitoneal ve mediastinal lenf nodları olmak üzere akciğer, karaciğer ve kemik metastazları saptanır

Diğer herediter böbrek tümörlerinin aksine yüksek dereceli olan bu karsinom agresif seyir gösterir

Bu nedenle, karsinom hücrelerinde izlenen karakteristik özellikleri tanıyarak hastalara FH gen mutasyonu analizi yapılması ve aile üyelerinin de sendromun varlığı açısından araştırılarak yakından takip edilmesi çok önemlidir

Küçük tümörlerde (T1) dahi bölgesel lenf nodu metastazı ya da uzak metastaz saptanması nedeniyle tümörler ileri evre (Evre 3 ya da 4) olarak sınıflandırılır. Tedavide ferroapopitoz yolağının indüklenmesi, oksidatif stresin arttırılması, metabolik yolak değişikleri, PD-L1 immünoterapisi gibi yöntemler denenmektedir. Bu yöntemlere rağmen geniş ve kapsamlı bir cerrahi operasyon yapılması önerilir